COVID-19 Bilgilendirmesi Hakkında

1952 yılında Merzifon’da doğan Prof. Dr. Nevzat Tarhan, 1969 yılında Kuleli Askeri Lisesini, 1975 yılında İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesini bitirdi. GATA stajı, Kıbrıs ve Bursa kıta hizmetinden sonra 1982 yılında GATA’da Psikiyatri Uzmanı oldu. Erzincan ve Çorlu’da hastane hekimliği sonunda GATA Haydarpaşa’da Yardımcı Doçent (1988) ve Doçent (1990) oldu. Klinik direktörlüğü yaptı. Albaylığa (1993) ve Profesörlüğe (1996) yükseldi. 1996-1999 yılları arasında Yüzüncü Yıl Üniversitesinde öğretim üyeliği ve Adli Tıp Kurumunda bilirkişilik yaptı. Kendi isteğiyle emekli oldu. 1998 yılında Memory Center of America’nın Türkiye temsilciliğini aldı. 2006 yılında NPİSTANBUL Hastanesini, 2011 yılında ise bütün mal varlığını bağışlayarak Üsküdar Üniversitesini kurdu.

Prof. Dr. Nevzat Tarhan, uzun yıllar büyük emekle ve araştırmalara dayanarak sürdürdüğü psikiyatri uzmanlığındaki bilgilerini 150’nin üzerinde araştırma makalesine ve 50 adet kitap ve kitap bölümüne aktarmıştır. 50'yi aşkını WoS kapsamındaki dergilerde olmak üzere ulusal ve uluslararası hakemli dergilerde 135 araştırma makalesi yayımlanmıştır. Bu eserleri sayesinde Türkiye’de hem görsel hem de yazılı basında kendisini takip eden bir milyonu aşan okuyucu kitlesine ulaşmıştır. Bazı kitapları İngilizce dışında Bulgar, Endonezya, İran, Arnavutluk, Azeri dillerine çevrilmiştir.

Prof. Dr. Tarhan, çalışmalarını çok büyük bir ciddiyet ve hassasiyetle gerçekleştirir. Çalışkanlığının ve başarılarının temelindeki ana etken; hayat felsefesi ve imanî bakış açısıdır. Dünya ile sınırlı olmayan, hem dünya hem de ahireti kapsayan hayat görüşü, O’nun her işi gerçekleştirirken Yaratıcısının huzurunda olduğu bilincinden kaynaklanmaktadır. Bu da O’nun tahkike, gözleme ve ispata dayanan iman esaslarını kâinatın (evrenin) şahitliğinde bilimi ele alarak Allah’ın evrende yansıyan özellikleriyle bağlantısını kurarak okuyucularının önüne sunmasıdır. Kâinat ile Kur’an’ı birbirini destekler şekilde anlatmayı başaran nadir ilim insanlarındandır. İlim insanı kimliğini hayatına indirgemeyi başarmanın yanı sıra öğrendiği hakikatleri başkalarına taşımayı, nakletmeyi kendisine şiar edinmiştir.

Bu farklı bakış açısının temellerinin kaynağı, gençlik yıllarından beri okuduğu ve hayatına rehber ettiği Kur’an-ı Kerim’dir. Hayatın manasını ve varoluşu sorgulayan genç insanlar gibi o da üniversite yıllarında “Tesadüfi varoluş, hayatın anlamı, Darwinizm, kötülükler neden var? din ihtiyacı, inanmanın psikolojisi, ölümden sonra yaşam var mı?, insanın akıl ve ruhu nasıl doyum sağlar?” gibi soruların yanıtlarını Kur’an’dan açıklamalarla ve ilmi araştırmalarıyla da ispatlayarak okuyucularıyla paylaşmıştır.

Psikiyatri uzmanı olması hasebiyle toplum hayatını da yakından gözlemleyen Prof. Dr. Tarhan, sosyal yaşamın doğru analizini yaparak “Toplum Psikolojisi”nin önemine her daim medyada değinmektedir. 

Özellikleri yukarıda yazdıklarımızla sınırlı olmayan Prof. Dr. Nevzat Tarhan, her zaman insana yatırımı hedef almıştır ve maddi-manevi kaynaklarını bu yönde kullanmıştır. Bütün yaptıklarına toplumun çoğunluğu da şahit olmaktadır. Ömrünün sonuna kadar da aynı hedefleri, imanî bakış açısı altında sürdüreceğini davranışlarıyla ve icraatlarıyla ifade etmektedir.

Tüm gelirini kurucusu olduğu TARHAN - İDER Vakfı’na bağışlayan Prof. Dr. Tarhan’ın kitapları 1 milyondan fazla satmıştır. İngilizce ve Almanca bilmektedir. İki çocuk babasıdır. 1400 yıl öncesine giden aile soy ağacı kitap halinde 2017 yılında basılmıştır.

Halen; Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörlüğü ve Yönetim Üst Kurulu Başkanlığı ile Türkiye’nin ilk nöropsikiyatri hastanesi olan NPİSTANBUL Hastanesi Yönetim Kurulu Başkanlığı görevlerini yürütmektedir.

Hiçbir kamu kaynağı ve tahsisi kullanmadan tüm mal varlığını bağışlayarak kurduğu Üsküdar Üniversitesi, bugün 23 bini aşkın öğrencisiyle geleceğin Nobel adayı bilim insanlarının yetiştiği bir “beyin üssü” olarak faaliyetlerine devam etmektedir.
Üniversite, Prof. Dr. Nevzat Tarhan ve ekibinin küresel bakış açısıyla G20/N20 Zirvelerine katılan ilk ve tek Türk üniversitesi olarak ülkemizi dünyada da başarıyla temsil etmektedir.

Prof. Dr. Nevzat Tarhan liderliğindeki Üsküdar Üniversitesi ve NPİSTANBUL Hastanesi uzmanlarının dünyanın en prestijli psikiyatri dernekleri arasında yer alan American Psychiatry Association’ın (APA) 2020 kongresinde “Hesaplamalı Psikiyatri ve Gelecek Perspektifleri” alanında gerçekleştirdiği sunumlar, APA’nın 2021 yılı içinde her ay üyelerine sunduğu 12 dersten birisi olarak belirlenmiştir.

"Prof.Dr. Nevzat Tarhan'ın Detaylı Özgeçmişine Ulaşmak için Tıklayınız

 

Eğitim

Kuleli Askeri Lisesi -1969

İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi -1975

Gülhane Askeri Tıp Akademisi ( GATA )- 1982

 

GATA Psikiyatri Uzmanı -  1982

GATA Haydarpaşa Yardımcı Doçent – 1988

GATA Haydarpaşa Doçent – 1990

Yüzüncü Yıl Üniversitesi Öğretim Üyesi – 1996

Memory of Center Türkiye Temsilciliği – 1998

NPİSTANBUL Beyin Hastanesi Yönetim Kurulu Başkanlığı 2006 -...

Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörlüğü – 2011 -...


Tüm Görüşler


Gizli Yorumcu
24 Mart 2021, 08:36

Merhabalar Nevzat Bey, Ben Şubat ayı boyunca NP Beyin hastanesinde misafiriniz olmuştum. Kendimi bildim bileli, hatırladığım en erken hatıralarımda bile yer eden OKB canavarı ile savaşmaktaydım. Şu an 23 yaşındayım ve yaklaşık 17 senedir sayısız psikolog ve psikiyatrist gördüm. Çeşitli ilaçlar kullandım, terapiler gördüm. Fakat maalesef geçtiğimiz aya kadar bir ilerleme kaydedemedim. Sizin de bildiğiniz üzere çok zor bir hastalıktır OKB; insanı mantıksız bulmasına rağmen belirli davranışlara, korkunç düşüncelere ve hislere hapseder. İnsan hayatının en önemli değişkeni zamanını çalar. Benim de 23 senedir yokuş aşağı giden bu hastalıkla savaşım vardı. Kendimle açıkçası bu uzun ve zor yoldaki direncim konusunda gurur duyuyorum ancak insan bir yerden sonra "Bu hep böyle mi gidecek?" ümitsizliğine kapılıyor ve ben de bu noktada hastaneye yatış kararını aldım. Gördüğüm sayısız psikiyatri yollarından sizinkini seçmemdeki en büyük neden hastalığımın ciddiyetini ve bilimselliğini ne kadar net gördüğünüzü ve bu vizyonunuzu sezmiş oluşumdu. Hastanede tam 25 gün kaldım. OKB ile geçirdiğim 23 yılı düşününce bu 25 gün belki de hiçbir şey. Maddi durumumuz yeterince olmamasına rağmen ailemin sonsuz desteği, motivasyonum, değerli doktorlarım ve sizin vizyonunuz sayesinde bu hastalığı yenme yolunda bu kısacık 25 günde sonsuz yol katettim. Gündelik zamanımın yarısından fazlasını çalan, beni ailemden uzaklaştırmak zorunda bırakan ve kendime küstüren bu hastalığı tedavi ettiğiniz için size bu teşekkürü borç biliyorum. 2 gün önce Oxford Üniversitesi'nden Sosyal Veri Bilimi dalında yüksek lisans kabulümü aldım. Bu başarı hepimizin başarısı. Kendime artık "Bu hep böyle mi gidecek?" diye sorduğumda suratımı bir gülümseme kaplıyor. Değerli doktorlarıma ve size sonsuz teşekkür ederim, Çok ciddi bir kalp ameliyatından çıkıp cerraha sarılan "Hayatımı kurtardınız!" diyen hasta kadar minnettarım size.

Sizi Arayalım