Sağlık Rehberi Sağlık Rehberi

Ruhsal Hastalıklar Nelerdir?

Ruh sağlığına yönelik rahatsızlıklar, kişilerin hayatını tamamı ile etkileyen, fark edilip çözülmesi gereken sağlık problemleridir. Değişmekte olan hayat şartlarının da bu hastalıklara zemin hazırlaması ile birlikte görülme olasılığı yükselen ruhsal hastalıklar tedavi edilmediği sürece ilerler. Hastanelerin psikiyatri bölümleri; tanı koyma, tedavi uygulama ve takibi sürdürme gibi süreçler içermektedir.

    Ruhsal rahatsızlıklarda psikiyatr ve psikologlar bu süreçte beraber hareket eder. Bilişsel-davranıştı ve ilaç tedavisi olmak üzere iki ana tedavi alanı bulunmaktadır. Ruhsal hastalıklarda tedavi planı hedeflenirken; rahatsızlığın biçimi, hasta olan kişinin bedensel durumu, hayat tarzı gibi birçok etken birlikte değerlendirilmektedir.

    En Yaygın Görülen Ruhsal Hastalıklar Hangileridir?

    Ruhsal rahatsızlıklar bireyleri zihnen etkisi altına aldığı gibi oluşturmuş olduğu kötü olaylar bedensel olarak da kendisini belli eder. Bu durum bireyin hayat biçimini olumsuz yönde etkilemektedir. Ruhsal hastalıkların tedavi süreci, psikiyatrist uzmanı tarafından yapılmalıdır. Belirlenen teşhis sonucunda kişi için uygun olan tedavi süreci başlatılmaktadır.
    Depresyon: Kişilerin yaşadığı ruhsal rahatsızlıklardan en yaygın görüleni depresyondur. Kişilerin hislerini, fikirlerini ve hareketlerini kötü etkileyen bir rahatsızlıktır. Depresyon sık görülse de tedavi edilebilir. Stres yaşanılan durumlara ya da mutlu olunan aktivitelere karşı duygusuz olma durumu şeklinde de belirtilir. Farklı duygu odaklı ve bedensel problemlere neden olma durumu fazladır, bununla birlikte kişilerin, iş yerinde ya da evde iş yapma becerilerini düşürebilir. En sık görülen semptomları mutsuzluk duygusu, depresif bir ruh haline girmek, yaşanılan durumlara hissiz kalmak, uyku problemleri, motivasyon kaybı, ya da yorgun hissetmektir. Bazı durumlarda ise bu durum kişide intihar düşüncesi bile uyandırabilmektedir. Depresyonun tespit edilebilmesi için bu semptomların devamlı bir biçimde en az 2 hafta sürmesi gerekmektedir. Depresyonun tedavi sürecinde ilaçlar ve psikoterapi beraber yapılır ve tedavinin olumlu ilerleme durumu oldukça fazladır.
    Obsesif-kompulsif bozukluk: Kişilerin bir etkinliği devamlı uygulama gereksinimi duyduğu, tekrar tekrar yapma ihtiyacı hissettiği, istenmeyen fikirler ve takıntıları taşıdıkları anksiyete bozukluğuna obsesif kompulsif bozukluk adı verilir. El temizliği, kontrol sağlama gibi gündelik kolay işler bile bir bireyin yaşamını kötü yönde etkiler, özellikle kişiler bu hareketleri yaparken mutlu hissedemezler. OKB'si bulunan pek çok kişi, takıntılarını doğru bulmaz ya da şüphe duyar; bazı OKB'li kişiler ise bu şüphelerin doğru olduğunu düşünür. Fakat bu takıntıların gerçeği yansıtmadığını fark etseler bile OKB'li kişiler odak noktalarını takıntılardan uzaklaştırmak ya da zorlayan eylemlere engel olmak noktasında zorluk çeker. Rahatsızlığın tedavi edilebilmesi için bilişsel ve davranışsal tedavi süreçleri ile ilaç tedavileri birlikte yapılır. Hasta olan kişiler, OKB'li olduklarını kabul ederek ve bu durumla mücadele etmeyi öğrenerek tedavi sürecinde ilerlerler.
    Sosyal fobi: Kişilerin gündelik hayatında başka kişiler ile olan iletişimin içinde bulduran durumlarda kendini belli eden bir çeşit kaygı problemidir. Hastalığın ana nedeni, kişilerin sosyal çevresinde bulunan kişiler tarafından yok sayılma ve kötü benimseneceklerini hissetmesidir. Bu durum sosyal anksiyete bozukluğu olarak adlandırılır. Sosyal fobi, kişilerin diğer bireyler ile olan iletişimlerini kötü yönde yönlendirir ve kişisel iletişim kurmalarında zorluklar yaşamarlına zemin hazırlar. Özellikle çocukluk ya da ergenlik zamanlarında kendini gösterir. En sık olarak görülen duygusal semptomları; korkmak, terleme, sinir hali ve anksiyete olarak karşımıza çıkar. Tanısını belirlemek için sosyal fobi testleri yapılır. Rahatsızlığın tedavi süreci psikoterapi ve farklı ilaçlarla birlikte yürütülür. 
    Travma sonrası stres bozukluğu: Kişilerin yaşamlarını etkileyen, tehlikede bırakan, kötü olaylar travma olarak belirtilir. Kötü trafik kazaları, afetler, ölüme neden olan rahatsızlıklar, savaşlar travmatik durumlar gösterilen örneklerdendir. Travmanın ardından kişilerde stres bozukluğu meydana gelebilecek olan psikolojik hastalıklardır. Kadınlar travmatik olaylara çok daha fazla maruz kalır, bu yüzden kadınlarda yoğun olarak travma sonrası stres bozukluğu meydana gelir. En yaygın belirtileri devamlı olarak travma oluşturan durumun tekrar yaşanacağını düşünme ve tehdit altındaymış gibi hissetmedir. Bu hastalığın tedavisi için genellikle psikoterapi yöntemi tercih edilir. Psikoterapi yöntemi bu süreçte sürerken hasta olan kişilere hastalara türlü antidepresan ilaçlar da önerilir. Psikoterapi yöntemi ve ilaç tedavisi birlikte uygulandığı zaman tedavinin başarılı olma durumu fazladır.
    Panik Bozukluğu: Bir sebep olmadan durduk yere meydana gelen endişe, korku, kaygı ve telaş duyguları ile nöbet biçiminde strese neden olan ruhsal bir rahatsızlıktır. Yaygın olarak görülmektedir, farklı zamanlarda kendini tekrar eden günlük yaşamı olumsuz yönde etkiler. Panik ataklar genellikle otuz dakikadan azdır, ancak bazı bireylerde bir saat sürebilir. En yaygın belirtileri; terleme, kalp çarpıntısı, göğüste ağrı, ölümden korkma gibi semptomlar gösteren bu ruhsal hastalığın tedavi sürecinde ilaç tedavisi ve bilişsel davranışçı terapisi uygulanır. 
    Bipolar bozukluk: İki uçlu duygudurum bozukluğu olarak bilinmektedir. Bipolar bozukluk, kişinin olumlu hissettiği duyguların ardından aniden kötü düşüncelere kapılması durumudur. Bazı durumlarda kişi içine kapanır. Kişinin iki farklı uç noktada duygu hissetmesi olarak da tanımlamak mümkündür. Rahatsızlığın uygun biçimde saptanabilmesi için psikiyatrist tarafından hasta olan kişi özenle incelenmelidir. Bipolar bozukluk durumu en uç seviyede iken kişide hareketli, heyecan dolu bir ruh hali vardır. Diğer uçta bulunan depresyon döneminde ise kişi çevresinden uzaklaşır ve kendini kapatır. Kişi bu dönemde intihar edebilir, farklı değişik davranışlarda bulunabilir. Tedavi yönteminde ise antipsikotik ve antidepresan ilaçlar önerilir.
    Erişkin dikkat eksikliği ve Hiperaktivite bozukluğu: Çocukluk zamanında başlamış olan ve hayat boyunca olumsuz etkiler yansıtan bu ruhsal hastalıklar; konsantrasyon problemi, unutkanlık, işleri yapmama, görevi sürdürmekte güçlük çekme gibi problemler oluşturur. Hasta olan kişiler genellikle düşüncelerinde gelişmiş olan olayları devam ettirmekte güçlük yaşadıklarını, bir probleme odaklanırken zorluk yaşadıklarını söylerler. Tedavi sürecinde türlü ilaçlar ile bilişsel davranışçı tedavi yöntemi birlikte uygulanabilir.
    Yaygın anksiyete bozukluğu: Gündelik hayatın içinde yer edinen basit ve mücadele edilir seviyedeki kaygılanma yerini, yoğun seviyede normal akışa uygun olmayan şekilde korku ve karamsar bir ruh haline bırakması yoğun anksiyete bozukluğunun en sık görülen semptomlarıdır. Anskiyete, yoğun üzüntü, kaygı, stres gibi dönemlerde etkisini artırır. Tedavi edilebilen bir rahatsızlıktır ve tedavi sürecinde ilaç tedavisi ile bilişsel terapi birlikte uygulanabilir.
    Madde ve Nikotin Bağımlılığı: Doğal ya da yapay türlü uyuşturucu maddeler ve nikotin, kişilerde sık kullanma ile beraber bağımlılık gösterir. Bağımlılığın temelinde uyuşturucu ya da nikotinin kullanımının gecikmesi sonrasında yoksunluk semptomlarının olması ile birlikte; sinirlilik hali, üşüme, baş ağrısı, normal olmayan davranışlar gibi fiziksel semptomların da dahil edilmesi durumudur. Bunun yanı sıra ruhsa olarak da kişileri etkilemektedir. Bağımlılıkların tedavi edilmesinde ilaç tedavisi ve ruhsal terapi yöntemleri bulunmaktadır.
    Uyku bozuklukları: Bütün uykusuzlukların yarısından çoğu kronikleşmiş uyku problemleridir. Başlıca uyku problemleri; uykusuzluk, uykuya geçmekte zorlanma, yeterli uyuyamama, aşırı uyuma, uyurgezer olma, huzursuz bacak sendromu olarak sıralanabilir. Bu durumlar hayat kalitesini azaltır. Uyku bozukluklarının altında bazı ruhsal hastalıklar yatabilir. Uyku probleminin çözülmesi için ilaç tedavisi ve psikolojik terapiler önerilmektedir.

    Sağlıklı Bir Uyku Nasıl Olmalıdır?

    Uyku güçlüğü çeken kişilerin bir kısmında yalnızca uyku sürecinin düzene girmesi ile büyük oranda fayda sağlanabilir. Uyku hijyeni için dikkat edilmesi gereken bazı noktalar vardır;

    • Yeterli seviyede beslenmek
    • Kafein, alkol gibi sağlıksız içecekler tüketmemek, sigaradan uzak durmak
    • Düzenli spor yapmak, çok fazla yorulmamak 
    • Uykudan önce yatağa girmemeli
    • Uyku gelmediği esnada kendini uyumaya zorlamak
    • Yeterli uyku sağlansa bile sabah belirli bir saatte uyanmak
    • Sabahları uyumamak ve uyku için yatılan odayı izole etmek
    Tood sendromu, beden bütünlüğüne yönelik kimlik bozukluğu, yabancı el sendromu, diyojen sendromu, çoklu kişilik bozukluğu.
    Psikolojik rahatsızlıklar genellikle çocukluk çağı döneminde başlamaktadır. İlerleyen dönemlere doğru tedavi edilmezse kötü sonuçlar doğurabilir. 250’den fazla psikolojik rahatsızlık bulunmaktadır.
    Yorgun uyanma, kaslarda ağrı, beslenmede problemler, sürekli mutsuzluk hali, günlük işleri yürütememe, sosyal çevreden kendini soyutlama gibi durumlar görülebilir.
    Psikolojik rahatsızlıkların meydana gelme nedeni genellikle kişilerin hayatlarında karşılarına çıkan zor durumlardır. Bu güçlükler arasında işsiz kalma, yalnız kalma, özgüven düşüklüğü, kişilerin sevdiklerini kaybetmesi gibi etkenler bulunmaktadır. Ayrıca kişiler karşılamakta zorluk çektikleri beklentilerden, çevresinden etkilenerek bu hastalıklara yakalanabilir.
    Güncelleme Tarihi: 04 Kasım 2022
    Yayınlama Tarihi: 01 Şubat 2019
    Sayfa içeriğinde yer alan bilgiler yalnızca bilgilendirme amaçlıdır. İlgili sayfada tedavi edici sağlık hizmetine yönelik bilgiler içeren öğeler yer almamaktadır. Tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.
    Hüsnü ERKMEN
    Prof.Dr. Psikiyatri Uzmanı

    Hüsnü ERKMEN

    Erişkin Psikiyatrisi Tıbbi Kadro
    Sizi Arayalım
    ,