0216 633 0 633 Randevu Al

Bipolar Bozukluk Nedir?

Bipolar bozukluk, beynin biyokimyasal fonksiyonun bozulmasıyla ilgili bir beyin hastalığı olarak tanımlanır. Yapılan araştırmalara göre bipolar bozukluğun toplumda görülme oranı ise yüzde 1 ile 5 arasındadır. Bipolar bozukluk tedavisinde özellikle ilaç tedavisinin düzenli olarak devam etmesi gerekir. İlaç tedavisinin kesilmesi durumunda hastalığın tekrarlama olasılığı oldukça yüksektir. Ayrıca bu hastalık çocuk ve ergenlerde de ortaya çıkmaktadır. Bu dönemde bipolar dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu ile karıştırılabilir.

Tanı Yöntemleri için tıklayın


Bipolar bozukluk, iki uçlu duygu durum bozukluğu yani çift ruh hali değişimi şeklinde tanımlanmaktadır. Diğer adıyla manik depresif bozukluk olarak ta bilinir. Bu ruh hali oynamaları arasında, bipolar bozukluğu olan kişinin normal ruh halinde olduğu dönemler olabilir. "Manik" terimi aşırı hareketli, enerjik, konuşkan, umursamaz, güçlü, öforik bir dönemi tanımlar. Hasta olmayan insanların ruh hallerinde ani iniş çıkışlar gözlemlenemez fakat bu hastalarının ruh hallerinde gündelik hayatı çok etkileyecek şekilde iniş çıkışlar, değişimler olduğu gözlemlenebilir.

Bipolar Bozukluk Tanı ve Tedavi Yöntemleri?

Bipolar bozukluk nedenleri farklı sebeplere bağlı olarak gelişim gösterebilir. Bu durum genetik faktörlere bağlı olabileceği gibi aynı zamanda yaşanmış bir travmadan veya fiziki etkenlerden kaynaklanabilir. Bu nedenlerden bazılarını şöyle sıralayabiliriz;
Beyindeki kimyasal dengesizlik: Beyindeki kimyasal dengesizliklerden dolayı bu bozukluk gelişim gösterebilir. Beynin işlevini kontrol altında tutan kimyasallara nörotransmiterler adı verilir. Bir ya da daha çok nörotransmiterde bir anormallik varsa, bipolar bozukluk belirtileri gelişim gösterebilir. 
Genetik: Bipolar bozukluğu hastalığının, genetik nedenlere bağlı olduğu durumlarda mevcuttur. Ailede bulunan birinci derece yakınlardan genetik aktarım sonrası görülebilmektedir. Bipolar bozukluktan sadece bir gen gen sorumlu değildir. Bunun haricinde, çeşitli genetik ve çevresel etkenlerin tetikleyici gibi görüldüğü düşünülebilir.
Tetikleyici unsurlar: Stres altında bulunan durumlar ya da yaşanan ciddi rusal sorunlar genellikle bipolar bozukluğu tetikleyici faktörler içinde yerini almaktadır. 
Bu hastalıkta önce mani dönem, daha sonra depresyon dönemi belirtileri ortaya çıkar. Bu evreleri şu şekilde sıralayabiliriz; 

  • Aşırı derecede enerjik hissetmek
  • Sürekli heyecanlı hissetmek
  • Düşünce değişimindeki hız
  • İyimserlik
  • Odaklanmakta sorunlar yaşamak
  • Az uyumak
  • Hızlı konuşmak
  • Cinsel istekte artış
  • Aşırı neşeli olmanın tam aksine çok hızlı sinirlenebilme
  • İştah problemleri
  • Dikkatsizlik
  • Alkol ve uyuşturucu kullanma durumu

Mani ve hipomani dönemde görülebilecek belirtilerden en az üç tanesi bipolar bozukluk tanısı koymaya yeterlidir. Kişide bu semptomlara eşlik eden bipolar depresyon belirtileri de görülebilir. Bu belirtileri de aşağıdaki gibi sıralayabiliriz;

  • Mani dönem aksine çok enerjisiz hissetmek
  • Unutkanlık hali
  • Ümitsizlik hissi
  • Hiçbir şeyden zevk alamama
  • İştah problemleri
  • Yorgunluk
  • Aileden ve yakın çevreden uzaklaşmak
  • Uyku esnasında sık sık uyanmak
  • İçe kapanıklık
  • Keyif alarak yapılan faaliyetlere karşı ilgisiz olmak
  • Kendini değersiz hissetmek
  • İntihara meyillilik, intihar girişiminden bulunmak

Bu tarz bozukluklarda ruh halinde dönemsel değişiklikler yaşanır. ‘Manik’ terimi hastanın aşırı hareketli, enerjik, konuşkan, umursamaz, kendini güçlü hissettiği bir dönemi tanımlar. Bu dönemde günlerce süren uykusuzluk, aşırı hareketlilik, durdurulamayan konuşma, sinirlilik, agresif davranış, çok fazla ve gereksiz alışveriş yapma en sık görülen belirtilerdir. 
Manik dönemlerde bazı hastalar yaratıcılıklarının arttığını, işlerinin harika gittiğini belirterek tedaviyi reddedebilirler. Ancak hastalık ilerledikçe sonuçlar çok dramatik olabilir ve felaketle sonuçlanabilir. Kişi umursamaz davranışlarda bulunabilir, aşırı para harcayabilir. Bipolar bozuklukta; dürtüsel şekilde alınan riskli kararlar, davranışlar (uygunsuz iş anlaşmaları, alım/satım vb). Kişiliğine uygun olmayan şekilde rastgele cinsel ilişkiye girmesi hasta ve ailesi için finansal ve sağlık riskleri oluşturabilir. Bu rahatsızlığa sahip olmak kimsenin suçu ya da hatası değildir.

Bipolar Bozukluk Çeşitleri Nelerdir?

Bipolar bozukluk çeşitleri kendi içinde ayrılmaktadır. Her bipolar teşhisi aynı şekilde konulmaz. Bipoların altında da kendi içinde ayrımları bulunur. 
Bipolar bozukluk çeşitlerini şu şekilde sıralayabiliriz;
Bipolar I Bozukluğu: Bu durum azı durumlarda gerçeklikten kopmayı bile tetikleyebilecek bir durumdur. Biz bu duruma psikoz durumu deriz. Hipomanik ya da ağır bir depresyon sonrasında en az bir iki kez mani atağı geçirir kişi. Bu durum önemlidir mani gerçeklikten kopmayı tetikleyebilir.
Bipolar II Bozukluğu: Böyle bir durumda kişi en az bir kez ağır bir dönem depresif dönem veya hipomanik dönem geçirmiştir. Bu durumda diğeri gibi hiç mani atak geçirmez.
Siklotimik Bozukluk: Bu tarz bir bozuklukta kişi en az iki yıl boyunca devam eden duygudurum problemleri yaşar. Genellikle ergenlik döneminde belirtilerini gösterir.

Bipolar Bozukluk Tanısı Nasıl Konulur?

Manik-Depresif olarak bilinen bu iki uçlu duygu durum bozukluğunun tanısı konulması çok önemlidir. Bipolar bozukluk belirtilerini kendinizde gözlemliyorsanız bir psikiyatriste danışmalısınız. Bu sayede hastalık tanısı konulur ve bipolar tedavisine başlanabilir. Hastalığın tanısını sadece uzman hekim koyabilir. Bu hastalığın tedavisi uzman psikiyatrist tarafından yapılır.

Bipolar Bozukluk Nasıl Tedavi Edilir?

Bu hastalığın tedavisi, rahatsızlığın beyinde olumsuz etki yaratarak, gündelik hayatı aksatan unsurların tedavi edilmesinin amaçlanması diye tanımlanır.
Hastalarda gün içerinde yaşanılan bir durumla alakalı ya da alakasız büyük iniş çıkışlarla hastalık kendini belli etmektedir. İster istemez bu durum kişinin düşüncelerinde, duygularında ve davranışlarında büyük bir olumsuz etkiye neden olmaktadır.
Bipolar bozukluk, hastada kendini oldukça coşkulu ya da aşırı durgun hissettiği farklı dönemlerin olmasıdır. Hatta bazen bu iki durum aynı anda bile ortaya çıkabilmektedir. Bu belirtilerin ortadan kaldırılması hastanın duygu durumunun iyileştirilmesi ve bu dalgalanmaların giderilmesi hedeflenmektedir.
Bipolar tedavisi uygulanan hastalarda tam olarak iyileşme sağlanamamaktadır. Ancak tedavi gören hastalarda şiddetli bipolar belirtileri azalmakta ve hastanın iyileştirilmesi sağlanmaktadır. Böylece hastaların duygu durumları kontrol altına alınabilir ve günlük yaşantılarında sorunlar yaşanması engellenebilir. Bu hastalığın tedavisi için iki yöntem vardır. Bu yöntemler ilaç ve psikoterapi şeklindedir.
İlaç tedavisinde hastalara duygu durumlarını düzenleyici ilaçlar önerilmektedir. Bu ilaçlar antikonvülzanlar, antipsikotikler ve antidepresanlardır. Psikoterapide ise hastaların günlük yaşantısını etkileyen durumların terapi yöntemiyle tedavisi edilmesidir.
Uygulanan bu iki yöntem kimi zaman ayrı kimi zamanda hastanın bipolar bozukluğunun şiddetine göre birlikte de kullanılabilmektedir. Psikoterapi ve ilaç tedavisi birlikte kullanıldığında tedavide daha çok başarı sağlanabilmektedir.

Tedavi Yöntemleri için tıklayın
Genetik yatkınlık önemli bir risk olarak görülmektedir. Akrabalarının hiçbirinde bipolar bozukluk olmayanlarda hastalık görülme olasılığı %1-2 iken, birinci dereceden akrabasında (anne-baba veya kardeşlerinde) bipolar bozukluk olanlarda hastalığın görülme sıklığı %7-8'e yükselmektedir. Tek yumurta ikizlerinden birinde bipolar bozukluk varsa diğer ikizde bipolar bozukluk görülme olasılığı %45-60’a kadar yükselmektedir.
Hastalığın manik ya da depresif atak döneminde olan hasta; belirtilerin çok şiddetli olduğu durumda, riskli davranışlarının, intihar düşüncesinin girişimle sonuçlanmaması ya da saldırgan davranışlarının yatıştırılması amacıyla hastaneye yatırılır. Bipolar bozukluğu olanların yaklaşık %90'ı yaşamları boyunca en azından bir kez, üçte ikisi de iki kez veya daha fazla hastaneye yatırılmıştır.
Bipolar hastalığı cinsiyet ayırt etmeden her iki cinsiyette de eşit bir şekilde görülmektedir. Fakat bipolar bozukluğunun dönemlerinden olan depresif dönem sıklığı kadınlarda daha fazla, mani dönem sıklığı ise erkeklerde daha fazla görülmektedir. Genellikle bahar aylarında askerlik, gebelik ve loğusa dönemlerinin artış göstermesiyle bilinen bipolar atakları genelde 15-35 yaş arası kişilerde görülür. Belirtilen yaş aralığında görüldüğü gibi 20’li yaşların başında başlanıldığı sıklıkla görülür. Artık her 100 kişiden 1 veya 2’sinde kesinlikle rastlanılır. Çocuklarda ve 65 yaş üstü yaşlılarda nadiren yeni teşhis edilmiş mani görülmektedir.
Uzmanlar bipolar bozukluğunun ergenlikte başladığını söylemektedirler. Bipolar bozukluğu eğer depresif dönemde başlamışsa maniyi görene kadar bipolar bozukluğu olduğundan emin olmayız. Dolayısıyla doğru tanının konulması 20’li yaşlara kadar kayabilmektedirler. Ülkemiz genelinde yapılan araştırmalarda başlangıç yaşı genel olarak 25-26 olarak saptanmıştır. Bipolar bozukluğu genlerden geliyor olsa da genelde rastlanma zamanı 15-24 yaş aralığıdır ve ömür boyu sürdüğü bilinmektedir. Bipolar bozukluğuna çocuklarda ve yaşlılarda nadir rastlanılır. Artık toplumda her 100 kişiden 1 veya 2 sinde sıklıkla görülmektedir.
Bu hastalığa sahip kişilerin evlenmesi için hukuki yönden bir engel bulunmamaktadır. Ancak bu rahatsızlığa sahip hastaların evlenmesi hem kendileri açısından hem de karşı taraf açısından oldukça zorlayıcı bir süreç olacaktır çünkü bipolar rahatsızlığına sahip kişilerin duyguları oldukça değişkendir. Duyguların değişim hızı ve durumundan ötürü hastanın eşine karşı hisleri de zaman içerisinde değişiklik gösterebilir. Bipolar bir eşle yaşamak kişiyi oldukça zorlayan bir durum olsa da evlenmelerinde herhangi bir sakınca yoktur. Bipolar bozukluğu yaşayan hastayla evlenmek isteyen kişinin öncelikle bu hastalıkla ilgili gerekli tüm bilgileri öğrenmesi gerekli çünkü gelecekte yaşanacak tüm zorlukların önüne geçilebilmesi için gereklidir.
Mutsuz ve olumsuz düşünme, devamlı olarak uyumak isteme, değersizlik hissi, intihar etme düşüncesi, yaşamdan tat alamama, enerji kaybı, kiloda düşüş ya da kilo alımı gibi süreçlerde bipolar depresif atağa bağlı olarak gelişim gösterir.
İki türlü bozukluk iki farklı hastalık dönemlerine bağlı olan ruhsal bozukluktur. Bu rahatsızlık dönemlerinden birinde taşkınlık ötekinde ise depresyon gözlemlenmektedir.
Bu hastalık genel olarak atak şeklinde gelen fakat atakların yaşandığı dönemlerde de hastanın kendini iyi hissettiği ve sosyal açıdan uyumlu hissettiği bir hastalık türüdür. Şizofreni hastalığı ise uzun zaman sürer, kimi zaman düzelmeler görülüyor olsa da şizofreni rahatsızlığının izleri düzelme dönemlerinde de tam anlamıyla geçmemektedir. Şizofreni hastaları iyilik durumlarına tam anlamıyla dönemezler. Bipolar bozukluğu ve şizofreni rahatsızlığı birbirine dönüşebilen rahatsızlıklar değillerdir. Bipolar hastalığı, hastanın duygu durum belirtilerinin dışında 2 haftadan uzun süren psikotik belirtilerin olduğu rahatsızlıktır. Şizofreni de ise sanrılar ve halüsinasyonlar ortaya çıkar ve bu durumun sonunda hastanın ruhsal durumu şekillenmiş olur.
Bu hastalığın 2 çeşit tedavisi vardır. Birinci tedavi süreci atağa müdahale edilen zamandır diğer tedavi süreci ise atak sorası koruyucu dönemdir. İlk 10 yıldan sonra, hastalık dönemleri arasında ki süre ortalama 1-2 yıl civarıdır. Bipolar rahatsızlık tedavi edilmez ise mani dönemi ortalama birkaç ay sürebilir. Tedavi edilmeyen depresyon döneminin süresi ise en az 6 aydan başlanıldığı bilinmektedir. Tedavisi yapıldığında ise iyileşmesi 3-4 ay’ı bulabilmektedir. Bipolar bozukluğuna sahip kişilerin hastalıkla ilgili bilgili olmaları ne kadar önemliyse ailelerinin de bilgili olması o kadar önemlidir. Ayrıca hasta tedaviye giderken yanında eşlik etmesi için ailesinden ya da bir tanıdığından yardım alması gerekmektedir.
Genel olarak atak şeklinde gelen fakat atakların yaşandığı dönemlerde de hastanın kendini iyi hissettiği ve sosyal açıdan uyumlu hissettiği bir hastalık türüdür. Şizofreni hastalığı ise uzun zaman sürer, kimi zaman düzelmeler görülüyor olsa da şizofreni rahatsızlığının izleri düzelme dönemlerinde de tam anlamıyla geçmemektedir. Şizofreni hastaları iyilik durumlarına tam anlamıyla dönemezler. Bipolar bozukluğu ve şizofreni rahatsızlığı birbirine dönüşebilen rahatsızlıklar değillerdir. Bipolar hastalığı, hastanın duygu durum belirtilerinin dışında 2 haftadan uzun süren psikotik belirtilerin olduğu rahatsızlıktır. Şizofreni de ise sanrılar ve halüsinasyonlar ortaya çıkar ve bu durumun sonunda hastanın ruhsal durumu şekillenmiş olur.
Duygu durumun mutluluk anlamında artması sonucu kişi kendisini çok iyi hisseder ve mutlu, eğlenceli ya da coşkulu olabilir. Her şeye gülerek tepki verir, kahkaha atar, yüksek sesle konuşur, şarkılar söyler ve aynı ortamda bulunan diğer kişileri önemsemez.
• Dikkat eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu • Borderline (Sınır) Kişilik Bozukluğu • Şizofreni • Şizoafektif Bozukluk • Tekrarlayan Majör Depresyonlar (Unipolar Depresyon)
Sermin KESEBİR
Psikiyatri Uzmanı
Prof.Dr. Sermin KESEBİR
Yayınlama Tarihi:
01 Şubat 2019
Güncelleme Tarihi:
29 Haziran 2022