COVID-19 Bilgilendirmesi Hakkında

Omurga Cerrahisi (Spinal Neurosurgery)

Omurga Hastalıkları

Bel Fıtığı

Bel omurlarının arasında yer alan kıkırdak yastıkların (diskler) omurga kanalına doğru yer değiştirmesine bel fıtığı adı verilir.

Fıtıklaşan yapı omurilik kanalına uzanarak omuriliğe ve/veya bacaklara giden sinirlere baskı yapabilir. Bu durum bel ve bacak ağrısı, bacakta uyuşma, üşüme ve karıncalanma hissine, yürüme güçlüğü ve işgücü kaybına, ileri durumlarda idrar tutamama, bacakta ileri kuvvetsizlik gibi önemli tablolara yol açar. Tedavinin gecikmesi, sorunun büyümesine veya kalıcı olmasına neden olabilir. Ameliyat gerektiği durumlarda hekiminiz sizi bilgilendirecektir. Günümüzde, mikrocerrahi ve endoskopik yöntemler (halk arasında kapalı ameliyat olarak da bilinir) bel fıtığı ameliyatlarını çok güvenli ve pratik hale getirmiştir. Hastalar ameliyat sonrasında ağrılarından hemen kurtulmakta, aynı gün yürüyebilmektedir. Hastane yatış süresi ise 1 güne inmiştir. Birkaç haftalık koruma ve istirahati takiben eski hayatlarına rahatlıkla dönebilmektedirler.

Boyun Fıtığı

Bel fıtıklarındaki benzer mekanizma ve sorunlar boyunda da geçerlidir. Boyun omurları arasındaki disklerde yıpranma, zamanla omurilik kanalına doğru fıtıklaşmaya, omurilik ve boyundan kollara giden sinirlerde ciddi bası oluşturabilmektedir. Bu nedenle boyunda ağrılar, sık tutulmalar, baş dönmesi ve kısa süreli göz kararması atakları, kolda  ağrı, uyuşma, karıncalanma, güç kaybı ile ellerde beceriksizlik gibi sorunlarla karşılaşılmaktadır. Boyun bölgesinden geçen omurilik vücudun tümüne giden bir kumanda hattı olduğundan omurilik sıkışmaları kol ve bacaklarda güç kaybı, denge bozuklukları, yürüme güçlüğü, idrar tutamama gibi daha da ileri sorunlar olarak da karşımıza çıkabilmektedir.

Cerrahi gerekmeyen durumlarda ilaç tedavisi, koruma, kilo kontrolü, boyun egzersizleri, gerekirse boyunluk kullanımı ve fizik tedavi programları önemli yer tutmakta iken cerrahi gerektirecek kadar ilerlemiş vakalarda mikrocerrahi ve teknikleri günümüzde kolaylıkla ve güvenle uygulanmakta hastalar kalıcı fayda görmektedirler. Aynı şekilde ameliyat günü hastalar ayağa kaldırılmakta, ertesi gün de taburcu edilmektedirler. Üç hafta istirahat ve korumayı takiben eski hayatlarına geri dönebilmektedirler.

Özetle,

Modern tedavi yöntemleri, bel ve boyun fıtıklarını korkulur olmaktan çıkarmıştır. Aksine, uygun vakalarda modern endoskopik diskektomi veya mikrocerrahi yöntemleri ile hasta konforu yüz güldürücü seviyeye ulaşmıştır.

LOMBER SPİNAL STENOZ (LOMBER DAR KANAL)


Lomber spinal kanalın doğumsal veya faset eklemi hipertrofisine bağlı ikincil daralmasıdır. Nörojenik kladikasyoda sinir trasesi boyunca ağrı, his kaybı ve kas güçsüzlüğü gibi semptom ve bulgular hasta bir süre yürüdükten veya ayakta durduktan sonra ortaya çıkar. Semptomlar oturma veya yatma ile hafifler, arter nabazanları normaldir. Disk hernisinin aksine siyatik sinir germe testleri negatiftir.

SPONDİLOLİSTEZİS

Spondilolistezis, bir vertebra korpusunun (genellikle L4 veya L5) alttaki vertebra üzerinde öne doğru kaymasıdır. Kaymanın nedeni, eklemlerde (doğumsal yada dejeneratif) yetmezlik veya lamina kırığıdır. Genellikle semptomsuz seyreder. Ancak ileri listezis olgularında spinal kanalın daralması kök basısı semptom ve bulgularına neden olabilir.

SPİNAL TRAVMA

Her yıl nüfusun yaklaşık 2/100 000 oranında hasta spinal travma nedeni ile hastaneye kabul edilir.  Üst servikal (C1-4) travma sonucu oluşan kırık veya kaymalar tam omurilik kesisi yaparsa diafragma ve interkostal kas felcine bağlı ani solunum durması nedeni ile yaşamla bağdaşmaz. Bu bölgedeki tam olmayan medulla spinalis lezyonlarında spastik kuadriparezi meydana gelir.  Alt servikal (C4-T1) bölge lezyonları vertebra kırık ve kaymaları sonucu meydana gelir. Bu bölge lezyonlarında solunum felci olmaksızın spastik kuadripleji/parezi tabloları ortaya çıkar. C7 segmentinin üzerindeki omurilik lezyonlarında hasta çoğunlukla başkalarının bakımına muhtaçtır. C7 segmentinin korunduğu olgularda el bileği hareketleri yapılabildiğinden hasta bir dereceye kadar bağımsızdır.

Torakolomber bölgenin çökme kırıklarında omurilik hasarıyla meydana gelen tablo paraplejidir (bacaklarda felç). Bu hastalar, üst ekstremite kuvveti normal olduğunda rehabilitasyonla önemli ölçüde bağımsız bir yaşam sürebilir. T12-L1 vertebra düzeyindeki lezyonlarda konus medullaris ve kauda equina birlikte hasara uğrayabilir. Birinci ve ikinci motor nöron bulgularının birlikte olduğu bir distal paraparezi/pleji gelişir. L1 vertebra düzeyi altındaki lezyonlarda ise tipik kauda equina sendromu görülür. Bu travmalarda lumbosakral köklerin zedelenmeye daha dirençli olmaları nedeni ile prognoz biraz daha ümit vericidir. Hangi düzeyde olursa olsun tam spinal lezyonlardan sonra lezyon düzeyinin altında motor ve duysal işlevlerde tam kayıp meydana gelir.