Sağlık Rehberi Sağlık Rehberi

Çocuklarda Yeme Bozukluğu Nedir? Nasıl Tedavi Edilir?

Çocuklarda yeme bozuklukları, çocukların sağlığını duygularını, davranışlarını ve yaşamın önemli alanlarını olumsuz yönde etkileyen ciddi bir hastalıktır. Çocukluk döneminde yeme bozuklukları çok sık gözlenebilmektedir. Çocuklarda yeme bozukluklarının nedenleri, genetik, psikolojik ve sosyal etkenlerin bir araya gelmesinden dolayı oluşabilmektedir. Çocuklarda görülen yeme bozuklukları tedavi edilebilir bir rahatsızlıktır. Bu rahatsızlık ilerlediği zaman, yaşamı olumsuz etkileyen sağlık sorularına neden olabilmektedir.

 

Çocuklarda Yeme Bozukluğu Nedir?

Çocuklarda yeme bozuklukları, yiyecek yutulduktan ve kısmen sindirildikten bir süre sonra, mide bulantısı olmadan yemeği tekrar ağzına getirmesi ve tekrar çiğnemesi olarak tanımlanmaktadır. En az 1 ay süreyle bu şekilde gözlemlene bu duruma dikkat edilmelidir. Çocukların bu durumdan rahatladığı ve mutlu olduğu görülebilmektedir.
Çocuklarda ve bebeklerde yeme bozuklukları, sağlıklı beslenme, bebek ile ebeveyni arasında sözlü ve sözlü olmayan işaretlerin alındığı ve yorumlandığı bir ilişkinin kurulmasını sağlar. Bu karşılıklı ilişki süreci, bebek ve ebeveyni arasındaki duygusal bağlanmanın temelini oluşturur.
6. aydan sonra bebeğin motor ve bilişsel gelişimi, fiziksel ve duygusal açıdan daha bağımsız davranmasını sağlar. Bebeğin kaşığa geçip kendi kendine yemeye başlamasıyla bebek ile ebeveyn arasında ‘bağımsızlık-bağımlılık mücadelesi’ başlar. Başka bir ifadeyle her öğünde kaşığın bebeğin ağzına kim tarafından götürüleceği ile ilgili çatışma ortaya çıkar. Bu durumlarda öğün saatleri, bebek ve ebeveynin sosyal iletişime geçtiği bir ortam yerine ‘savaş alanına dönüşür.
Çocuklarda ve bebeklerde yeme bozuklukları tedavi edilebilir bir rahatsızlıktır. Bu dönemde ebeveynlerin olumsuz duygulara kapılmaması gerekir. Çocukların çok az miktarda yemek yemesi ya da seçici beslenmesi sağlıksız olduğu anlamına gelmiyor. Ancak bazı beslenme ve yeme bozuklukları zamanla çocuklarda sağlık sorunlarına neden olabiliyor. Bunların doğru tespiti ve alta yatan diğer hastalıkların teşhis edilmesi önem kazanıyor. Çocuklarda görülen tedavi ile daha sağlıklı beslenme alışkanlıkları kazanabilir ve yeme bozukluğunun neden olduğu dermatolojik, kardiovasküler ve mideyle ilişkili sorunlar önlenebilir.
Beslenmenin çocuklardaki gelişimi: Çocuk ve ebeveynin aktif katılımının olduğu bir süreçtir. Ebeveyn çocuğa hangi besini “nerede” ve “ne zaman” önerileceğini, çocuk ise “ne kadar” yiyeceğini belirler. Çocuk büyüdükçe ve olgunlaştıkça bu görev dağılımı daha karışık hale gelir.
Beslenme becerileri ve besin çeşitlerine göre çocuk doğumdan itibaren bazı evrelerden geçer. Bu evreler şu şekilde sıralanabilmektedir;

  • İlk 6 ay anne sütü ana besin kaynağıdır. Su dahil hiçbir ek besin önerilmez. Bazı özel durumlarda mama tercih edilebilir, ancak genel beslenme şekli sıvı besinlerdir.
  • 6-8 ay meyve sularının ve püre kıvamındaki yarı katıların bebeğin öğünlerine eklendiği dönemdir. Anne sütü alamayan bebeklerde ya da daha karışık (anne sütü + formül süt) beslenenlerde bu geçiş 4.ayda olabilir.
  • 8-10 ay yumuşak ve pütürlü besinlere geçilir. Farklı tattaki besinlere geçiş sırasında ilk 6 ay anne sütü ile beslenenlerde biberon kullanan bebeklere göre daha az sorun yaşanır.
  • 12.aydan sonra biberondan kaşığa ve kendi kendine beslenmeye geçilir. Çocuk aile üyeleriyle aynı sofrada ve aynı besinleri yiyebilir. Yemek tercihleri belirmeye başlar. Bu nedenle beslenme sorunlarının en sık ortaya çıktığı dönemdir.

Yeme bozukluğu bazı zamanlarda çok sık meydana gelmektedir. Erken doğan çocukların %40-70'inde yüksek oranda yeme sorunları görülebilmektedir. Çocuklarda yeme bozuklukları kendi içerisinde iki ye ayrılır;
Pika: Çocuklarda ve bebeklerde yeme bozuklukları pika, besin özelliği taşımayan ve yenilebilir olmayan maddelerin ısrarla yenmesidir. Normal gelişimde 12-24 aylarda görülen bu davranış çeşitli tıbbi sorunlara yol açmaktadır. En sık malnutrisyon, anemi, ishal, kabızlık, enfeksiyon, demir ve çinko eksikliği, kurşun zehirlenmesi, bezoar nedeniyle bağırsak tıkanıklığına yol açabilir. Kurum bakımındaki zeka geriliği olan bireylerde genel topluma göre 5 kat daha fazla saptanmıştır.  Erkek cinsiyet, küçük yaş, zeka geriliği, otizm, şizofreni muhtemel risk faktörleri olarak belirlenmiştir. Hastalığın şiddeti zeka geriliğinin şiddeti ile doğru orantılıdır. Çocukluk dönemindeki PİKA ile erişkin dönemdeki bulimia nervosa arasında güçlü ilişki bulan çalışmalar mevcuttur.
Ruminasyon: Çocuklarda ve bebeklerde yeme bozuklukları ruminasyon, mide içeriğinin tekrarlayıcı ve istemli olarak ağza getirilmesi ve yeniden çiğnenmesidir. Erkeklerde kızlara göre daha sık görülür. Normal gelişenlerde 3 - 12 yaş arasında nadiren görülebilmektedir. Zeka geriliği olanlarda ise herhangi bir yaşta olabilir. Zeka geriliği olmayan erişkinlerde diğer yeme bozukları İle birlikte görülebilir. Uygunsuz psikososyal çevre varlığında veya yaşamın ilk yıllarında çocuk-anne ilişkilerinde yetersizlik, kısıtlılık, karşılıksızlık, uyaran azlığı ve ihmal durumlarında ortaya çıkabilir. Kendini yatıştırma, haz alma, annenin dikkatini çekme nedeniyle de yapılabilir. Ruminasyonunun endojen opiat sistemi uyardığı ve bu yolla rahatlama sağladığı düşünülmektedir. Bu açıdan stereotipik hareketlere benzer. Reflü hastalığı ile yüksek birliktelik görülür. Büyük çocuk ve erişkinlerde daha kronik seyir izler. Sebep olduğu başlıca tıbbi sorunlar; malnutrisyon, ağız yaraları, diş çürükleri, özofajit, aspirasyon, elektrolit kaybı, dehidratasyon, kilo kaybı ve ölümdür. Ölüm oranları % 25 olarak bildirilmiştir.

Çocuklarda Görülen Yeme Bozukluklarının Nedenleri Nelerdir?

Çocuklarda görülen yeme bozukluklarının nedenleri farklılık gösterebilmektedir. Genellikle bebeklik ve küçük çocukluk döneminde görülen çocuklarda yeme bozuklukları beslenme sorunları meydana gelmektedir. Bu yeme bozukluklarından bazıları şöyledir;

  • Yeme reddi (az yeme / hiç yememe) 
  • Yemek seçme (sadece birkaç çeşit yeme) 
  • Besin kıvamında beklenen gelişimin olmaması (yarı katı / katı gıdalara geçememe)
  • Kendi kendine beslenmenin olmaması
  • Sık kusma, öğün saatlerinde uygunsuz davranışlar (hırçınlık, ağlama, öfke patlamaları) 
  • Yutma ya da çiğneme sorunları olarak özetlenebilir.

Yapılan araştırmalarda kızlarda yeme sorunlarının daha sık olduğu, yeme sorunları olan çocukların daha fazla kardeşe sahip olduğu, bu çocukların dikkatlerini daha az odaklayabildikleri, yeme sorunları olan çocuklarda çalışan anne oranının daha fazla olduğu ve bu ailelerde daha önceden yeme sorunu öyküsü olduğuna dair veriler elde edilmiştir.
Çocuklarda yeme bozuklukları pek çok nedenden meydana gelebilmektedir. Anne - bebek ilişkisindeki sorunların yansıması; annede ciddi psikiyatrik hastalık veya yeme bozukluğu varlığında ,  annenin ölümü sonrasında
Travma sonrası beslenme bozukluğu: Ağız, yutak veya yemek borusunu etkileyen travmatik bir olay (cerrahi işlem veya solunum yoluna gıda kaçması gibi) sonrası gelişir. Beslenme sırasında korku tipiktir. Özel olarak yutma ve boğulma korkusu görülebilir.
Duyusal nedenlere bağlı yeme reddi: Belirli tat, koku, görünüm ya da kıvamdaki besinlere karşıdır. Bu çocuklarda yeni gıdalara karşı reddedici tutum ve yemek seçme davranışı da sık görülür.
Eşlik eden tıbbi durum: Reflü, kalp veya akciğer hastalıkları ile ilişkili beslenme bozukluğu yaşandığı sıklıkla görülebilmektedir.
Organik büyüme gelişme geriliği: Büyümeyi etkileyen hormonların direk etkilenmesi veya genetik sebeplerle oluşan gelişme geriliği görülebilmektedir.

Çocuklarda Görülen Yeme Bozuklukları Nasıl Tedavi Edilir?

Çocuklarda yeme bozuklukları mide problemleri, bazı sistemik hastalıklar sebebiyle meydana gelmektedir. Bu durumun psikolojik sorunlara dayandığı gözlemlenmektedir.
Çocukların ebeveynleri tarafından sevgi ilgi ihtiyacının giderilmesi gerekmektedir. Özellikle bebeklik dönemlerinde çocukların beslenmeyi kabul etmediği gözlemlenmiştir. Çocukların sağlıklı biçimde gelişmeleri için yeme bozukluklarına karşı tedbir almak gerekmektedir.

Emzirme süre ve miktar açısından bebeğe daha çok, anneye ise daha az kontrol vermektedir. Biberon ile beslenenlerde ise durum tam tersidir. Beslenmeleri üzerinde kendi kontrolleri olan bebeklerin kaşığa geçiş döneminde fazla zorlanmadıkları belirtilmektedir.
Tıkanma noktasına gelen yeme bozukluğu, uzman psikologların desteği ile tedavi edilebilir. Bu hastalığın tedavisinde yaygın kullanılan terapi yöntemi bilişsel davranışçı terapi yöntemidir. Bunun yanında aile terapisi ve bireysel terapide yeme bozukluğunun tedavisinde uygulanmaktadır.
Yeme korkusu tedavisinde psikolojik yardım almak söz konusu olabilmektedir. Yeme korkusu yeni yiyecekleri deneme kaygısı ile benzerlik göstermez Bebekler ve çocuklar yeni besinlere karşı genellikle tepki ve direnç geliştirebilmektedirler. Bu tepki hayatta kalmak için savunma mekanizması ve yaşamın sürekliliği için şart olabilmektedir.
Güncelleme Tarihi: 22 Mayıs 2022
Yayınlama Tarihi: 17 Ekim 2018
Sayfa içeriğinde yer alan bilgiler yalnızca bilgilendirme amaçlıdır. İlgili sayfada tedavi edici sağlık hizmetine yönelik bilgiler içeren öğeler yer almamaktadır. Tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.
Sizi Arayalım
,