Sağlık Rehberi Sağlık Rehberi

Çocukluk Depresyonu Nedir? Belirtileri Nelerdir?

Çocukluk depresyonu, derin üzüntülü bir duygu durumu içinde düşünce, konuşma, hareket ve fizyolojik işlerde yavaşlama ile durgunluk hali, değersizlik ve karamsarlık duygularına kapılmadır. Çocuk ve ergenlik dönemi depresyonu (ÇED) sık, tekrarlayıcı ve kronik bir seyir izleyebilen, ciddi morbidite ve mortaliteye sebep olabilen bir bozukluktur.

    Çocukluk dönemi depresyonu, farklı şekillerde kendini gösterebilir. Çocuğun duygu ve davranışlarını etkileyebilirken, çocuk; dikkatini toplayamaz, genel olarak isteksizdir, uyku ve iştahında bozulmalar yaşanır. Çocukluk depresyonu tedavisi, çocuk psikiyatri uzmanı tarafından yapılmaktadır. Çocuğun depresyon durumuna bağlı olarak uygulanacak tedaviye psikiyatri uzmanı karar verir.

    Çocukluk Depresyonu Belirtileri Nelerdir?

    Çocuklukta yaşanan depresyon, genellikle isteksizlik haliyle ortaya çıkmaktadır. Ebeveynlerin çocuklarının davranışlarına ve söylemlerine dikkat etmeleri gerekmektedir. Çocukluk depresyonu belirtileri genellikle şu şekilde kendini gösterir:

    • Ağlama
    • Huzursuzluk
    • Uyku düzeninde bozulmalar
    • Kilo kaybı, disiplinin oturmayışı
    • İştah azlığı
    • Çocuğun göz teması kurmaması
    • Uyaranlara tepkisiz kalması
    • Hoşlandığı şeyleri yapmak istememesi
    • Sindirim sorunlarının olması
    • Vücut ağrılarının olması gerekenden az ya da çok olması
    • Bazen gaz problemlerinin olması
    • Oyuncaklarını atması, kırması, kapıları çarpması gibi tepkilerdir

    Bebekler ve çocuklar, davranış dilini kullanmaktadır. Bu nedenle çocuklarda ve bebeklerde davranış bozuklukları ortaya çıkabilir. Örneğin; çocuğun gelişiminin aksaması ve belli dönemlerde çocuğun kazanması gereken becerileri kazanamayışı, yürümenin gecikmesi, tuvalet alışkanlıklarının gecikmesi ve motor becerilerinin aksaması gibi gecikmeler de söz konusu olabilir.

    Çocukluk Depresyonu Nasıl Ortaya Çıkar?

    0-18 ay döneminde anne ile çocuk arasında bağlanma çok önemlidir. Bağlanmanın oluşması, fiziksel temas, göz teması, annenin çocuğa yaklaşımı, çocukla kurduğu ilişkiyi içerir. 

    Bu bağlanma gerçekleştiği zaman, bebeğin kendine ve dış dünyaya güveni oluşur, ancak bu durum sağlıklı gerçekleşmezse çocukluk depresyonu ya da iletişim bozuklukları ortaya çıkabilir.

    Çocukluk depresyonu nedenleri arasında; olumsuz aile ortamı, sosyal desteğin olmayışı, boşanma, geniş aile veya ailede alkol madde bağımlılığının bulunması, fiziksel hastalıklar, özgüven eksikliği, içine atma ve utangaçlık yer alabilir.

    Çocukluk Depresyonu ile Birlikte Görülen Psikiyatrik Sorunlar Nelerdir?

    Çocukluk döneminde yaşanan depresyon ile birlikte gelişme gösterebilen birtakım psikolojik ve psikiyatrik bozukluklar olabilir. Bunlar şu şekilde sıralanabilir:

    • Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu
    • Özel öğrenme güçlükleri, davranım bozukluğu
    • Karşı olma-karşı gelme bozukluğu

    Birtakım bedensel engeller ile birlikte depresyon görülebilir. Bu durum gelişimin dönemleriyle bağlantılı olabilir ve çocukluk dönemi depresyonu her zaman tek başına ortaya çıkmayabilir.

    Depresyondaki Çocuk Nasıl Davranır?

    Çocukluk döneminde yaşanan depresyon çocuklarda bazı davranış biçimlerini ön plana çıkarabilir. Depresyon yaşayan çocukta huzursuzluk ve ağlama halleri ortaya çıkabilir. 

    İsteksizlik ve mızmız olmanın yanında, bu çocuklar genellikle okula gitmek istemezler ve yalnız kalmaktan kaçınırlar. Buluğ çağına kadar ki çocuklarda arkadaş ilişkileri bozuk olabilir. Bu gibi davranışlar çocuklarda depresyon olduğunun göstergesi olabilir.

    Depresyon, çocuklara oranla yetişkin bireylerde daha yaygın görülmektedir. Çocukluk dönemi depresyonu toplum içinde daha zor kabul edilen bir durumdur ve bu durumun nedenleri arasında kişilerin yaşam şartları, evlilik ve iş sorunları yer alabilir.

    Çocukluk Depresyonu Her Yaş Döneminde Olabilir mi?

    Çocukluk dönemi depresyonu ele alınmadan önce, depresyonun kelime anlamına bakmak gerekir. Depresyon, ruhsal çökkünlük demektir. Her yaşta ruhsal çökkünlüğe girilebilir. Dolayısıyla depresyon ya da ruhsal çökkünlük bebeklerde, okul çağında, gençlerde ve yaşlılarda da görülebilir.

    Çocukluk çağı; bebeklik dönemi, oyun çağı dönemi, okul çağı dönemi ve ergenlik dönemi olarak dönemlere ayrılabilir. Bu dönemlerde depresyona neden olan gelişimle ilgili sorunlar yaşanabilir. Çocuk gerek kendi eksiklikleri nedeniyle gerekse dış etkenlerden dolayı, var olan stresin kendine yansıması sonucunda ve uyum sorunlarının buna eşlik etmesiyle birlikte depresyona girebilir.

    Gelişme döneminde olacak çocuklar, her yıl daha hızlı gelişme gösterdikleri için her yaşta farklı tepkiler görülebilir. Bu nedenle çocuklarda yaşanan depresyonun farkı daha belirgindir. 4 yaşında olan bir çocuk depresyon yaşayabilir ve bu yaşta ortaya çıkan semptomlar farklıdır. 11 yaşındaki bir çocuk da depresyon yaşayabilir ve yine bu yaştaki belirtisi farklıdır. Bu nedenle yaşa bağlı olarak ortaya çıkan belirtiler değişebilir.

    Bebekte Depresyon Nasıl Anlaşılır?

    Depresyon, bebeklerde ve yetişkinlerde farklı semptomlar gösterir ve bebeklerin bu konuda kendini ifade edememesi depresyonun gözden kaçmasına neden olabilir. Bebeklerde depresyonun anlaşılması için ilk olarak yaşıtlarına oranla ciddi davranış bozuklukları göz önüne alınmalıdır. 

    Bebekte sık ve şiddetli ağlamalar, uyku bozuklukları ve huzursuzluğun yanında, sık sık ve uzun süreli boşluğa bakması, sürekli sessiz olması gibi durumlar da depresyondan şüphe edilmelidir. Bu gibi durumlarda destek almak için çocuk uzmanı psikiyatri ve psikologlara müracaat edilmelidir. 

    Psikolojik Destek Ne Zaman Alınmalıdır?

    Aileler gerçekten duyarlı ve hassas ise erkenden çocuğundaki sorunu fark edebilir, ama bu donanım ailede yoksa erken fark edilmesi pek mümkün değildir. Çocuğun davranışlarının kendi isteği ile ortaya çıkmadığını bilmeyen ailelerde uzman yardımı almak gecikebiliyor. 

    Bu aileler durumun farkında olmadıkları için çocukla şiddetli kavgalara ve atışmalara girebilir. Genellikle bu tartışmalar üzerine çocukları klinik yardım almak için getirebilirler. Ancak psikolojik destek semptomların ortaya çıkması halinde sağlanmalıdır. Aile bu gibi durumlarda profesyonel destek almaktan kaçınmamalıdır. 

    Çocukluk Depresyonunda Psikoterapiye Katılım Nasıl Olmalıdır?

    Psikoterapide, ilk olarak aile çalışmaları hedeflenmektedir. Bu terapilerde aile tutumları gözlemlenir, çünkü aile davranışlarının değişimi sonuç almak için önem kazanmaktadır. Depresyon yaşayan çocuğun anne babasının ruh sağlığı veya öğretmenin kendisine davranışları bu aşamada önemlidir. 

    Tedavi ekibi, aile ve öğretmenin bu konuda iş birliğine girmesi gerekiyor. Çocuğun kendisinin psikoterapiye gelmesi önemli ancak bu yalnız çocukla sınırlı kalmamalı, aile ve öğretmende katılmalıdır.

    Yeni kardeş yani ikinci çocuk, bazı durumlarda çocukluk depresyonu yaşanmasına neden olabilir. Çocuk, anne babanın duygu olarak kendisine yetemeyeceğini düşünme kaygısı taşıyabilir. Bazen kardeşe zarar vermek gibi bir tepki gelişebilirken, bazen de kardeşi çok sevdiğini söyleyerek karşıt bir duygu geliştirebilir. Anne ve baba, kardeşler arasında yaşanan kıskançlığı görmezden gelse de çocuk, bu çatışma ve güçlük duygusunu aynı anda yaşayabilir. Bu durum genellikle can sıkıntısı yaşayan çocuklarda görülebilir. Çocuk kendini güvende hissetmediği zaman uyku problemleri, iştahın az veya çok olması, sürekli yönlendirilme ihtiyacı gibi sorunlar yaşayabilir. Bu sorunlar çocuklarda çocukluk depresyonuna neden olmaktadır.
    Aile içinde yaşanan çatışmaların çocuğun kişiliğine yansıması kötü sonuçlara neden olabilir. Çocuklarda depresyon riski, kişiliği olumsuz belirleme, geliştirme riski bu çatışmalı ortamda yüksek olmaktadır. Çatışmalı ailelerde büyüyen çocuklarda tembel olma riski de yüksektir. Bu çocuklar çevreye uyum sağlamada zorlanabilir.
    Güncelleme Tarihi: 24 Şubat 2023
    Yayınlama Tarihi: 01 Ekim 2018
    Sayfa içeriğinde yer alan bilgiler yalnızca bilgilendirme amaçlıdır. İlgili sayfada tedavi edici sağlık hizmetine yönelik bilgiler içeren öğeler yer almamaktadır. Tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.
    Sizi Arayalım


    ,