COVID-19 Bilgilendirmesi Hakkında

Psikodrama Nedir? Nasıl Uygulanır?

J.L Moreno psikodramayı, gerçeğin dramatizasyonla keşfedilmesi olarak açıklamıştır. Psikodrama; spontanlık, yaratıcılık ve eylem dinamiklerini temel almaktadır. Kişilerin ilişkilerini, bu ilişkilerde yaşadıkları sorunları, çatışmaları ve kendi iç dünyalarını spontane bir biçimde, bir oyunun içinde rol alarak incelemelerini ve farkındalığa ulaşmalarını sağlamaya çalışmaktadır.

Avusturyalı psikiyatrist Dr. Jacob Levy Moreno’nun 1920’li yıllarda geliştirdiği bir grup psikoterapi yöntemidir. Psikodrama etimolojik olarak Yunancadaki ‘psyche’ (ruh) ve ‘drama’ (eylem) sözcüklerinden gelir. Moreno insanın rol olanaklarını kullanamamasının, yani yaşamak istediği rolleri yaşayamamasının sıkıntıya yol açacağını, cesaret ve güven duygusunun ise rolü yaşamakla gelişeceğini söyler. Rolü baskılamakla güven duygusu kaybolur, anksiyete (kaygı) ve regresyon (kişinin psikolojik gelişim evrelerinde önceki aşamalara gerilemesi) ortaya çıkar. Moreno sosyal uyumları bozuk olan kişilerin çoğunluğunun rol davranışlarının zedelenmiş olduğunu ileri sürer.
Psikoterapi, gerekli eğitimleri almış bir uzman eşliğinde duygularınızı, düşüncelerinizi, kendiniz ve diğerleriyle ilgili inançlarınızı, kişisel yaşantılarınızı güvenli bir biçimde keşfetme sürecidir. Psikoterapi umut vermek, beceri öğretmek, davranışsal çözümleri bulmak, duygusal olarak düzeltici deneyim kazanmak, yaşamı bütün olarak düşünmeyi sağlamak için çıkılan bir yolculuktur. İnsanların davranışları ve ilişkileri konusundaki duyarlılıklarını ve sorumluluklarını artırmaya yardım eder.
Psikoterapi size, yaşadığınız zorluklar ya da sıkıntılarla ilgili iç görü kazandırmayı, düşünce ve davranışlarınızda değişiklikler meydana getirmek için motivasyonunuzu arttırmayı ve bu değişiklikler için uygun yollar bulmanıza yardımcı olmayı amaçlar.
Psikoterapi kavramı hizmet verilen kişi sayısı yönünden; bireysel psikoterapiler, eş ve aile terapileri ve grup terapileri olarak 3 ana başlık altında toplanır.
Psikodrama bir gurup psikoterapisi yöntemidir.
Psikodramada rol değiştirme sırasında yaşanan yoğun etkileşimler bireyin yeni durumları, yeni deneyimleri yaşayıp tanımasına yardım eder. Bu sayede kişi gelecekteki yeni koşullarda uygun davranabilme olanağı kazanır. Psikodrama insanın ilişki sorunlarını ve iç çatışmalarını spontan oyun içinde rol alarak, kendine özgü tekniklerle ele alıp işler ve böylece insana bu üç yeteneği üzerine çalışma fırsatı verir. Psikodramadan yararlanmak için psikodrama gruplarına katılmak gereklidir. 
Psikodramanın 3 Temel dinamiğini şu şekilde sıralayabiliriz;
Eylem: Psikodrama sahnesinde kişilerin duygularını, düşüncelerini canlandırmasıdır. Psikodrama aslında eylem ile gerçeğin keşfedilmesidir. Eylem kişiyi ele verir. Eylem ve ilişki içinde hastalanan insan psikodrama ile eylem içinde iyileşir.
Spontanlık: İnsanın içinde bulunduğu duruma uygun cevap verebilmesidir.
Yaratıcılık: Yeni bir düşünce, davranış veya yeni bir ürün ortaya koymaktır. İnsan eylemsiz olamaz, yaratıcılığının tüm potansiyelini kullanabildiği ve bunun görünür hale gelmesini sağlayan spontanlığının yardımı ile sağlıklı bir yaşam sürebilir.

Psikodramanın Öğeleri Nelerdir?

Sahne: Psikodramanın yapıldığı, yaşandığı yerdir. Sahne yeniden yaşamaların oluşturulabileceği tek büyülü mekandır. Sahneyi protagonist oluşturur. Her yer psikodrama sahnesi olabilir. 
Psikodrama yöneticisi: Psikodrama oturumlarını gerçekleştiren ve oturumun nasıl gideceğinden sorumlu olan, grup ortamında psikodramayı var eden kişidir.
Protagonist: Sahnedeki baş-oyuncu olarak adlandırılır. Kendi yaşantısını sahneye getiren kişidir. 
Yardımcı oyuncular: Psikodrama oturumları sırasında protagonistin hayatındaki önemli kişiler, kavramlar ve duygular protagonistin gruptan seçtiği kişiler tarafından sahnede canlandırılır. Bu kişilere yardımcı egolar adı verilir. Eş; Protagonistin sahnelediği oyun sırasında kendisi rolüne seçtiği kişidir.
Grup: Psikodrama grupları genelde 8-20 kişiden oluşur. Protagonist ve yardımcı oyuncular sahnede oyunu oynarken diğer üyeler ise oyunu izlerler. Birey gerçek hayatının küçük bir örneğini grubunda yaşar, düzeltir, farkına varır, değiştirir ve başkalarının değişmesine yol açar.
Psikodrama bir yaşam biçimidir. Drama yolu ile terapinin yapıldığı bir psikoterapi biçimi.  Son yüzyılın psikiyatri ve psikopatolojideki en önemli sağaltım yöntemlerinden biridir. Psikodramada işlenen konu ve sorunlar zaman ya da mekanla sınırlı değildir. Geçmiş, şimdi ya da gelecekle ilgili olabilirler. Tüm evren, mitoloji, masallar ve rüyalar psikodrama sahnesinde kendilerine yer bulabilirler. İnsan değişince seçimler değişir, seçimler değiştiğinde de insan değişir. Psikodrama bu konuda insanı çok geliştiren bir seçenektir, okuyarak, dinleyerek öğrenilmez.

Psikodrama Oturum Aşamaları Nelerdir?

Bir Psikodrama oturumu genel olarak bir dizi oturumdan oluşan bir sürecin parçasıdır. Belli bir süre için (ki bu süre 4 ay ile 4 yıla kadar uzanan bir süre olabilir) haftada 1-2 veya 3 kez bir araya gelip çalışan bir grup söz konusudur. Grup süresi bazen 3-20 gün süren bir seminer biçiminde de olabilir.  Yaklaşık 1.5-3 saat süren bir psikodrama oturumu 3 şamadan oluşur.
Isınma aşaması: Grup eğilimini ön planda tutan ve yönlendirici olmayan bir yaklaşım sergileyen psikodrama yöneticisinin grubun bütünlüğünü sağlamak, grup üyelerinin birbirine güveni artırmak ve protagonisti belirlemek için çeşitli oyunlar, teknikler kullandığı bir aşamadır. 
Oyun aşaması: Şimdi ve burada kavramının hayata geçirildiği yerdir. Geçmiş ve gelecek bu sahnede şimdi ve burada ya getirilir. Anlatma yap ilkesi burada önem kazanır. Protagonistin çalışacağı yaşantı ya da rüyayı sahnelediği eylem aşamasıdır. Protagonist zihnindeki sahneyi canlandırmak için grubun diğer üyelerine ya da odadaki eşyalara kendi sahnesindeki kişilerin, dekorun, hatta soyut kavramların, duyguların rollerini verebilir. Yöneticinin uygulamayı seçtiği bazı teknikler doğrultusunda protagonist rol verdiği kişilerin (yardımcı ego) ya da eşyanın yerine geçebilir (rol değiştirme), kendisinin yerine başkasını (eş) seçerek aynı sahneyi kendisi dışarıdan izleyebilir (ayna), bir sahneyi istiyorsa kendi ihtiyacı doğrultusunda değiştirip gerçekte olduğundan farklı bir şekilde tekrar canlandırabilir (artı gerçeklik). Sahneyi izleyen diğer üyeler protagonistin hissedip de söylemediği bir şey olduğunu sezerlerse, protagonistin arkasına geçip ellerini onun omzuna koyup, protagonistin ağzından konuşabilirler (eşleme).
Rol geri bildirim ve paylaşım aşaması: Bu aşamada protagonist, yardımcı oyuncular, psikodrama yöneticisi ve de izleyiciler oyun aşaması ile ilgili duygularını paylaşırlar. Yardımcı egolar rol geribildirimi, diğer grup üyeleri özdeşim geribildiriminde bulunabilirler. Paylaşım aşaması ortaya çıkan ürünün toplandığı ve son şeklinin verildiği aşamadır. Bu aşamanın temel kuralı grup üyelerinin asla yorum yapmamaları, eleştiride bulunmamaları ve protagonisti yargılamamaları gerektiğidir. 

Psikodrama Temel Teknikleri Nelerdir?

Eşleme: Protagonistin söyleyemediği, söylemek istemediği ya da o anda bilincinde olmadığı, bastırdığı duygularını açığa çıkarmayı amaçlayan bu teknikte, yönetici ya da grup üyeleri onun ağzından bu duyguları dile getirirler. Bunu yaparken eşleyen kişi protagonistin arkasında durur, ellerini onun omuzlarına koyar. Eşleme esnasında eşleyen protagonistin beden duruşu, jest ve mimiklerini taklit ederek onunla empati kurar. Kendisini onun yerine koyar ve onun söyleyemediği duygularını söyler. 
Rol değiştirme: Burada protagonist kendisini bir başkasının rolüne koyup o kişiymiş gibi düşünüp davranır. Böylece kendisine role girdiği kişinin gözünden bakabilir.  Rol değiştirme tekniğinin olmadığı bir psikodrama oturumu düşünülemez. Sahnedeki tüm roller önce protagonist tarafından oynanır, sonra o role seçilen yardımcı ego rolünü protagonistin gösterdiği şekilde oynar. Bizler karşımızdakinin rolüne geçebildiğimiz sürece tüm gerçekliği yaşayabiliriz.
Ayna: Bu teknikte protagonistin kendisine dışarıdan bakabilmesi amaçlanır. Protagonist oyununda canlandırılan sahnede, protagonist yerine seçtiği eşin oynadığı, protagonistin ise oyunu dışarıdan gözleyebildiği bir tekniktir. Bu teknik sayesinde protagonist kendi davranışlarını ve duygularını değerlendirme ve değiştirme fırsatı bulabilir.
Artı gerçeklik: Canlandırılan sahneyi ayna tekniği ile dışarıdan gözleyen protagonistin duygusal ihtiyacı doğrultusunda sahnedeki bir şeyi, davranışı ya da konuşmayı değiştirmesidir. Sahne protagonistin arzu ettiği şekilde tekrar canlandırılır.

Psikodramada kişilerin geçmişte veya şimdi var olan sorunları ve geleceğe dair istekleri canlandırılır. Birçok ruhsal hastalığın tedavisinde kullanılmaktadır. Ruhsal hastalıkların yanı sıra fiziksel hastalıkların tedavi süreçlerinde de hastaların stres ve kaygılarının azaltmak için kullanılmaktadır. Psikodrama da ruh ve beden bir bütündür. Ruh da olan bedeni, bedende olan ruhu etkiler. Bedensel hastalığı olan hastalarla yapılan psikodrama grupları için çalışmalara bakıldığında hastaların psikodrama ile streslerinin, kaygılarının azaldığı ve tedavi motivasyonlarının arttığı görülmektedir.
Psikodrama kişisel farkındalık kazanmamızı sağlayarak kendimizi daha iyi anlamamızı sağlar. Gruptaki üyelere sorunlarla başa çıkmaları için etkili baş etme yöntemleri öğretir. Diğer insanlarla olan ilişkilerimizdeki olumsuz yönleri fark etmemize ve bunları çözümleyebilmemize yardımcı olur. Sorunlara farklı bir perspektiften bakabilmeyi sağlar. Kişilerin diğer insanlarında sorunlar yaşadığını görmesi sorunlarını kabul etmesini ve kendisini yalnız hissetmemesini sağlar. Ayrıca paylaşım aşamasındaki geri bildirimler sayesinde protagonistin sorunlarına farklı bir bakış açısından bakılıp, çözümler üretilebilir. Yetişkinlerin ihtiyacı olan mucizeler psikodrama sahnesinde yaşanır. Psikodrama sahnesinde grup ve psikodrama yöneticisi yardımı ile her grup üyesi kendi mucizesini yaratır.
Özetle psikodramanın temel yaklaşımı insanın spontanlık ve yaratıcılık kaynaklarını harekete geçirerek, onu, toplum, çevre ve de kendisi için sorumluluk alacak duruma getirmektir. Psikodrama temel etkinlik olarak insanın katı davranışlarının yumuşak, esnek duruma gelmesine, özgür ve spontan olmasına, empati kurabilmesine ve sorumluluk alabilmesine olanak verir. Genel anlamı ile insanın sosyal beceri kazanmasına yardımcı olur. Ayrıca geleceğe yönelik projelerin belli bir rol ve durum içinde uygulanabilme olanağını vermesi yoluyla insanda yeni yaklaşım ve yeni davranışların geliştirilmesini sağlar.
Sizi Arayalım