Vajinismus

    Vajinismus, vajinaya giriş denendiğinde, vajinanın dış üçte bir kısmını çevreleyen kaslarda yineleyici ve sürekli biçimde istemsiz kasılmaların olması ve bu kasılmalara, girişe ilişkin ağrı korkusu ve kaygıların eşlik etmesidir. 

    Buna ek olarak bedenin çeşitli bölgelerinde, hatta tüm bedende kasılmalar, bacakların kapanması, titreme, çarpıntı, terleme, bulantı, kusma, fenalık hissi ve ağlama eşlik edebilir. Vajina girişindeki bu istemsiz kasılma çoğu kadında cinsel birleşmeye izin vermez. Daha az sayıda olguda ise zorlamayla kısmi giriş olabilir ancak birleşmeler ağrılı ve acılı olarak sürer. Çoğu zaman cinsel birleşmeyi olanaksız kılan bu kasılmayı kadın kendi isteği ile yapmadığı gibi, bunu kendi isteyerek de geçiremez.

    Vajinismus cinsel bileşmenin mümkün olmadığı bir işlev bozukluğudur. Kadın cinsel organı, birleşme girişimleri sırasında istem dışı kasılır.

    Vajinismus Belirtileri

    Vajinismus belirtileri kişiden kişiye fark etmektedir. Fakat bu belirtiler genel çerçevede kişinin cinsel ilişkiye girememesi ve cinsel ilişkide zorlanması olarak kendini belli etmektedir. Genellikle acı ve ağrı hissi uyandırmaktadır.

    Vajinismus belirtileri;

    • Tam olarak cinsel ilişkiye girilememesi
    • Vajinaya herhangi bir dışarıdan müdahale yaptıramama
    • Jinekoloji müdahale yaptıramama ve bu durumdan kaçınma
    • Kişinin partnerini kendinden uzaklaştırma
    • Cinsel haz eksikliği, uyarılma azlığı ve vajinal bölgede kuruluk
    • Disparoni

    Vajinismus Nedenleri

    Genellikle vajinismus rahatsızlığının temelinde psikoloji durumlar yatmaktadır. Kişinin kendisinin bile farkında olmadığı geçmişte yaşadığı veya duyduğu bazı şeylerden dolayı yaşamış olduğu cinsel işlev bozukluğudur. Bu durumlar psikolojik olabileceği gibi fiziksel nedenlerde olabilmektedir.

    Vajinismus nedenleri;

    • Doğum yapma ve gebe kalma korkusu
    • Cinsel kimlik sorunları
    • Farklı ruhsal sorunlar
    • Partnere duyulan güvensizlik sorunu
    • Kişilik bozuklukları
    • Depresyon
    • Geçmişte cinsel anlamda yaşanmış travmalar
    • Uyarılma ve istek problemi
    • Uygunsuz evlilikler ve ilişkiler
    • Sosyal fobi

    Vajinismus tedavi edilebilir bir rahatsızlıktır. Vajinismus tedavisinde genellikle terapiler çift olarak yapılmaktadır. Önemli olan kişinin bu problemine ve sorununa neden olan ana problemi ortaya çıkartmak ve uygun bir şekilde tedavi etmektir. Vajinismus genel anlamda kişilerin evliliklerini ve ilişkilerini ileriki dönemlerde etkileyebilecek ciddi bir problemdir. Fakat bu noktada en önemli faktör kişinin tedaviye hazır olması ve içinde bulunduğu durumu kabul etmesidir. Bazı kişiler uzun zaman geçse dahi vajinismus olduğunu kabul etmeyebilir veya bu yöndeki sorununun farkında olsa dahi bunu söylemekten ve tedavi almaktan kaçınabilir. Tedaviden kaçınan kişi zamanla daha depresif olur ve bu sorun ilişkisinde ve hayatında daha büyük sorunlara neden olabilir. Bu yüzden kişinin bu durumu bilerek tedavi olması, ileriki hayatında da önüne çıkabilecek bu tarz sorunların önüne geçebilmesini sağlayacaktır.

    Vajinismus korkulacak bir rahatsızlık veya utanılacak bir rahatsızlık kesinlikle değildir. Kişinin bu konuda kendini rahat hissetmesi ve bir uzmandan destek alması gerekmektedir. Kesinlikle zamanla düzelir düşüncesinden kişinin uzaklaşması gerekmektedir. Bu durum zamanla düzelmez ve maalesef daha büyük sorunlara neden olabilir. Özellikle evlilikte boşanma ve aldatılmalara kadar durum ilerleyebilir. Bu noktada çiftin birlikte terapiye alınması tedavinin ilerleyişi açısından büyük önem taşır
    Vajinismus, genellikle ilk cinsel birleşme denemesinde ortaya çıkmaktadır. Daha az sıklıkla olumsuz cinsel deneyim, cinsel taciz, doğum, düşük, küretaj, hasta açısından kötü deneyimlenen jinekolojik muayene ve operasyonlar sonrasında da oluşabilmektedir. Türkiye’de cinsel sorunları saptamak amacıyla yapılan bir çalışmada,  %54 kadının ilk birleşme denemesinde korku, acı hissi ve kaçınma davranışı tanımladıkları ve cinsel birleşmenin gerçekleşmediği saptanmıştır. Bu kadınların % 17’sinde halen birleşemenin gerçekleşemediği ya da birleşmede sorunlar yaşandığı tespit edilmiştir. Türkiye’de cinsel tedavi merkezlerine vajinismus nedeniyle başvuran hastaların oranı % 62.2-75.9 arasındadır. 

    Cinsel eğitimin uygun verildiği, cinselliğin konuşulabildiği, çocukluk yaşlarından itibaren cinselliğin bir haz alma davranışı olarak kurgulanabildiği, kadının cinselliğine de değer verilen toplumlarda vajinismusa daha nadir rastlanmaktadır. 

    Cinsellikle ilgili yanlış inanışlar ve tabular vajinismus gelişiminde önemli bir rol oynamaktadır. Vajinismusu olan kadınların çoğu, kendi cinsel organlarının çok küçük ve anormal olduğunu, vajinanın ya da kızlık zarının bir duvar oluşturduğunu, erkek cinsel organının çok büyük olduğunu, çok acıtacağını, çok zarar vereceği şeklinde yanlış inanışlara sahiptirler. Bazen bu yanlış inanışları değiştirmek bile öğrenmede ve tedavide etkin olabilmektedir. 

    Vajinismus yaş, eğitim, sosyoekonomik ve sosyokültürel durum, kırsal veya kentli olma açısından belirli bir farklılık gözetmeksizin her kadında görülebilir. Bunun nedeni, cinsel eğitimin ve bilgilenmenin bireyin genel eğitim seviyesine göre değil, toplumun ve kültürün yapısıyla şekillenmesidir.

    Vajinusmus Tanı ve Tedavi Yöntemleri

    Vajinismusun bugün için bilimsel olarak etkinliği kanıtlanmış tek tedavi yolu cinsel terapidir. Vajinismus cinsel terapiye en iyi ve en kısa sürede yanıt veren cinsel işlev bozukluğudur. Uygun cinsel terapiyle yüzde yüze yakın düzelme olur. Cinsel terapi genellikle çift görüşmesi şeklinde sürdürülür. Vajinismusu, çiftin sorunu olarak ele almak ve partnerin de tedaviye aktif katılımını sağlamak çok önemlidir. Cinsel terapide önce her iki eşten de kapsamlı cinsel yaşam öyküsü alınır. Çiftin zorlukları değerlendirilir, kaygıları, kaçınmaları araştırılır. İlk seanslarda yapılan gecikmiş bir cinsel eğitimdir. Çiftin cinsel sağlıkla ilgili bilgilendirilmesi, yanlış inanışların düzeltilmesi, cinsel organlar ve cinsel fizyolojiyle ilgili doğruların aktarılması hedeflenir. Sonrasında egzersizlerle kademeli olarak kasılmanın ve girişle ilgili korkuların üzerine gidilir. Bir-iki görüşme ve danışmanlıkla düzelen hafif olgular olduğu gibi uzun süreli tedavi gerektiren zor vakalar da olabilir. Cinsel terapi yöntemleriyle tam düzelen olgularda, terapistin onayıyla sonlandırılan tedaviler sonrası tekrarlama beklenmez. 

    Vajinismusta yanlış ve etik olmayan tedavi uygulamalarına maalesef çok sık rastlanmaktadır. Vajinal girişteki kasılma, jel kullanımıyla, alkol alımıyla, sıcak su banyolarıyla, kas gevşetici ilaçla, uykuda, hamile kalmakla, lokal anestezik uygulamalarla ortadan kalkmaz. Kızlık zarıyla ilgisi olmadığı için kızlık zarına yapılan müdahalelerle de düzelmez. Ayrıca bu işlem kadına ek bir travma oluşturur. Vajinaya botoks uygulanması, pelvik taban egzersizleri, laboratuvar ortamında tüplerle duyarsızlaştırma yöntemleri tek başına çözüm sunmaz. Bazı hekimler kadına genel anestezi vererek cinsel birleşmede bulunmayı önerirler.  Bu durumda tüm vücut kaslarındaki dolayısıyla vajinadaki kasılma ortadan kalkacağı için bir kereliğine cinsel birleşme olabilir. Sonra ilişki denendiğinde yine giriş olmaz, yani bir kez cinsel birleşme olması vajinismusu ortadan kaldırmaz. Vajinismus tedavisinde asıl amaç, bir şekilde penisin vajene girişini sağlamak değil, kadının kasılma, acı, kaçınma, korku gibi olumsuzluklar yaşamadığı, çiftin haz aldığı, doyumlu bir cinsel yaşama ulaşmasını sağlamaktır.

    Güncelleme Tarihi: 11 Mayıs 2021
    Yayınlama Tarihi: 05 Şubat 2019

    Paylaş

    Dilek SARIKAYA
    Erişkin Psikiyatri Uzmanı
    Uzm. Dr. Dilek SARIKAYA