Sağlık Rehberi Sağlık Rehberi

Oksidatif Stres Nedir? Belirtileri Nelerdir?

Beden sağlığını optimal seviyede olmasını sağlamak için stresten uzak durmak gerekir. Oksidatif stres, bildiğimiz stres ile pek bağlantılı değildir, türlü kalp rahatsızlıkları, cilt sorunları, uyku problemleri, kronik yorgunluk gibi tablolara yol açabilir, bedende serbest radikallerde gerçekleşen yükseliş ya da antioksidanlardaki düşüş sebebiyle hücrelerde bir tutarsızlık olması durumunda meydana gelmektedir. Bu stresin azaltılması için uzman desteği alınması ve gereken hayat tarzında değişiklik yapılması gerekmektedir.

Oksidatif stres, bedendeki serbest radikaller ve antioksidanlar arasında gerçekleşen tutarsızlık sonucunda meydana gelir. Eşit sayılmayan elektrona sahip oksijen içermekte olan moleküller serbest radikaller şeklinde adlandırılmaktadır. Serbest radikallerdeki bu eşit değerde olmayan elektronlar, öteki moleküller ile kolaylıkla tepkimeye girerler. Bu durum bedende büyük zincir oluşturan kimyasal tepkimelere yol açabilir. Bedende oluşabilecek bu tepkimelere oksidasyon denilmektedir ve bedende oluşan olağan ve gerekli bir evredir. Bedene yararları ve zararları olabilir.

Oksidatif Stres Nasıl Oluşur?

Sağlıklı beslenmeme, sigara ve alkol içme oksidatif stres yükselmesine yol açar. Serbest radikaller bedenin çerisinde üretilebilir. Kişinin hayat tarzı ve çevresi de serbest radikallerin yükselmesine yol açar. Olağan metabolizma esnasında, her hücre günlük yaklaşık olarak 20 milyar oksidan üretmektedir. Hücreler, kendisini savunma işlevi olarak, patojenik mikroorganizmalar ile mücadele etmek serbest radikaller üretmektedir. Bunun ile birlikte yağ asitlerinin bozulması ile bazı kimyasal maddelere karşı bir savunma mekanizması geliştirip oksidanlar üretilmektedir. Bunlarla birlikte; çevrede olan serbest radikallerin solunumu, radyasyon, arabanın egzoz dumanı gibi etkenler de bedende serbest radikalleri çoğaltır böylelikle oksidadif strese katkı sağlamış olur. Aktif ya da pasif olarak sigara dumanından etkilenmek, alkol ve doymamış yağ tüketmekte de bedendeki olağan antioksidan sistemi tehlikeye atarak bu stresin gerçekleşmesine yol açar.

Oksidatif Stres Belirtileri Nelerdir?

Oksidatif stresten bedenin bütün yapıları etkilenir. Bedeni kaplamakta olan deri bilhassa da derinin en dış yüzeyini epidermis oluşturur, kirlenme ya da UV ışınları gibi dış etkenler ile direkt temas halinde olduğundan dolayı devamlı olarak oksidatif strese maruz kalmaktadır. Cildin yüzey kısmında ya da daha derin katmanlarında, serbest radikaller, cilt yapılarının esnekliğinden büyük oranda sorumlu tutulan değerli olan kolajen dahil proteinlerin yenilenmesine engel olur. Ciltte erken evrede; yaşlanma, kırışıklık, ince çizgiler, matlık ve türlü cilt rahatsızlıklarına yol açar. Oksidatif stres belirtileri içinde kronik yorgunluk, kan dolaşımında bozukluk ve uyku problemi vardır. Kalp- damar rahatsızlıkları, nörolojik problemler ve kanser gibi türlü rahatsızlıkların meydana gelmesine yol açar.

Oksidatif Stres Nasıl Azaltılır?

Antioksidanlar, oksidatif stresi önlemeye destek olurlar. Kişinin bedeni türlü antioksidanlar üretmektedir. C vitamini bedendeki önemli antioksidanlardan birini oluşturur. E Vitamini de serbest radikalin meydana gelmesine engel olur. Havuçta bol oranda bulunan Β-karoten de oldukça etkili bir antioksidandır. Oksidatif stres tedavisi için diyette yetecek oranda antioksidan olmalıdır. Günlük 5 porsiyon sebze ve meyve tüketmek, bedende antioksidan üretimini çoğaltır. Antioksidan görevi gören meyveler arasında; çilek, kiraz, turunçgiller bulunmaktadır. Bunlar ile birlikte sebzeler, havuç, brokoli, domates de antioksidan içermektedir.
Düzenli bir şekilde egzersiz yapmak, sigara dumanına maruz kalmamak, alkol içeren içeceklerin tüketimini azaltmak, güneş ışınlarından koruyan krem kullanmak, uykunun düzenli olması ve aşırı yemek tüketmekten uzak durmak da oksidatif stresi düşürmeye katkı sağlar.

Oksidatif Stres Hangi Hastalıklara Yol Açar?

Oksidatif stres kişinin sağlığını kötü yönde etkiler. Bu stresin belirtileri içinde kronik yorgunluk, cilt problemleri, dolaşım problemleri, uykusuzluk sorunu gibi hastalıklar vardır. Bununla beraber akut ve kronik rahatsızlıklara yol açabilir.

Bu rahatsızlıkların bazılarını şu şekilde sıralayabiliriz;

Kanser: Kanserin sözcükteki manası, bir organın ya da dokuda bulunan hücrelerin düzensiz şekilde bölünmesi ve çoğalması ile oluşan yeni dokulardır. Oksidatif stres bedendeki türlü moleküllere direkt hasara uğratabilir. Bu moleküllerden bir tanesi de DNA’dır. Devamlı oksidatif stres DNA yıpranmasına neden olur ve kontrol sağlanmadan hücrelerin büyümeleri görülebilir. 

Kardiyovasküler rahatsızlıklar: Bu stres türü, kan damarlarında kolesterol plak olması için tetikleyen bir bileşen işlevi görmektedir. Bunlar zaman içerisinde kalp ve damar rahatsızlıklarının oluşmasına yol açar.

Şeker: Diyabet, vücudunuzunda pankreas olarak adlandırılan salgı bezinin yetecek oranda insülin hormonu üretememesi veya üretmiş olduğu insülin hormonunun etkin bir biçimde işlenememesi durumunda meydana çıkan bir rahatsızlıktır. Oksidatif stres pankreası hasara uğratır.

İnflamasyon: Bu stres türü eklem ve çevrede bulunan yapıların iltihaplanmasına yol açarak romatoid artrit gelişmesini tetikleyebilmektedir.

Nörodejeneratif bozukluklar: Oksidatif stres ile maksimum oranda karşı karşıya kalmak Merkezi sinir sisteminin zarara uğramasına neden olabilir. Bu da Alzheimer, Parkinson, ALS, anksiyete ve multipl skleroz gibi rahatsızlıkların oluşmasına zemin hazırlayabilir.

Obezite: Aşırı kilo, yağ işlevinin düzensiz olması ve metabolik sendrom riskini çoğaltmaktadır.

Solunum hastalıkları: Oksidatif stres alerjik tepkimeler dolayısı ile solunum yolu iltihabının oluşmasına yol açar.

Oksijen, insanların bedeni için gereklidir ve en önemli elementtir. Ancak türlü işlevlerle bedende hasara yol açacak bir bileşene dönüşebilir. Serbest radikaller ve oksidanların fazla üretilmesi ya da antioksidanların mevcut olmaması, bedende bir düzensizliğe yol açabilir. Serbest radikallerin üretilmesi ve oksidatif stres pek çok rahatsızlığa yol açan bir etken olarak devam eden iltihaplanma durumunda önemli bir etkendir. Beden, doğal antioksidanların varlığını yüksek seviyeye yükselterek oksidatif stres ile mücadele edebilir. Bunun yanında, diyet ile antioksidan üretmekte olan gıdaların tüketilmesi bu stresin azalmasına katkı sağlar.

Semptomları içinde kronik yorgunluk, kan dolaşımında problemler ve uyku sorunları vardır. Kalp- damar rahatsızlıkları, nörolojik problemler ve kanser gibi türlü rahatsızlıkların meydana gelmesine yol açan doku bozuklukları oksidatif stres anında yaşanabilir.
Zeytinyağı tüketmek bedenin öteki hücrelerini de oksidanların zehirli etkisine karşı kuvvetlendirir. Yağlı tohumlar ve kurubaklagiller tüketmek de antioksidanların içeriğini barındıran zengin gıdalardır.
Kanda bulunan hidrojen peroksit seviyesinin ölçülmesi ile oksidatif stres ölçülebilmektedir. Bu en iyi göstergedir, Hidrojen peroksit oranının 2,25 mmol/L'den fazla olması bu stres seviyesinin, dolayısı ile doku yapısının fazla olduğu anlamı taşımaktadır.
Güncelleme Tarihi: 29 Aralık 2022
Yayınlama Tarihi: 20 Aralık 2022
Sayfa içeriğinde yer alan bilgiler yalnızca bilgilendirme amaçlıdır. İlgili sayfada tedavi edici sağlık hizmetine yönelik bilgiler içeren öğeler yer almamaktadır. Tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.
Sizi Arayalım
,