COVID-19 Bilgilendirmesi Hakkında
Sağlık Rehberi Sağlık Rehberi

Duygu Durumları İştahımızı Etkiler mi?

Besinler ve duygu durumu arasında karmaşık bir ilişki vardır. Bazen hangi gıdaları tüketileceğimize bile duygular karar verebilmektedir. Yoğun stres yaşanılan durumlarda yemek yeme isteği aşırı bir hal alabilmektedir. Tükettiğimiz gıdalar vücudumuza enerji vermekle birlikte beyin işlevlerini de etkilemektedir. Ayrıca pozitif ve negatif duygu durumlarında da kişinin yeme davranışında değişiklikler yaşanmaktadır.

Duygu Durumlarının İştah Üzerindeki Etkileri

Duygu durumlarının yeme davranışlarını nasıl etkilediği üzerinde birçok görüş bulunmaktadır. Örneğin, olumsuz duyguların yemek yemeyle nasıl bir bağlantısı olduğunu inceleyen bir araştırmada, mutluluk yerine üzüntü duygusunun oluşumu, yemek yeme ihtiyacını daha fazla tetiklediği belirtilmiştir. Vücut ağırlığı normal olan kişilerde yapılan bir araştırmada ise olumlu duyguların yeme ihtiyacını harekete geçirdiği görülmüştür. Yeme ihtiyacı, olumsuz duygu durumlarıyla başa çıkabilmek için ya da psikolojik bir yardım olarak karşımıza çıkmaktadır. 
Bunlarla birlikte, duygu durumlarını belirlemede veya anlamada yaşanan zorluk yeme ihtiyacını artırabilmektedir. Kişilerin duygularını yoğun yaşaması ve duyguların ne anlama geldiğini anlamakta yaşadıkları zorluk, fazla yeme ihtiyacını ortaya çıkarabilmektedir. Örnek olarak “kendimi iyi hissetmiyorum” cümlesinde daha geniş ifadeye yer verilirken, “kendimi düşünceli hissediyorum” cümlesi duygu durumunu daha açıklayıcı anlatmaktadır. Kişiler kendilerini anlatmakta zorluk yaşarsa, yaşanan tedirginlik durumundan, odağını besinlerle gidererek kaçmaya çalışabilmektedirler.
Birçok durumun etkilediği yeme davranışını psikolojik olarak ele aldığımızda, insanların günlük yaşantısında yaşadığı farklı olayların, stresli olmak, gergin olmak, can sıkıntısı, mutlu olmak, sevinçli ve heyecanlı olmak gibi çeşitli duyguların etkilediği ve duygu durumlarına göre yeme davranışlarının farklılaşabildiği görülmektedir. 

Aşırı Yeme İsteği Nasıl Kontrol Edilir?

Duygular, beslenmede etkili olmakla birlikte, bazı araştırmalarda yemek yeme isteği yüzde 70 oranlarında duygu durumuna bağlı olarak ortaya çıkmaktadır. Kişinin yemek yemeden önce kendine şu soruyu sorması gerekmektedir: Gerçekten acıktım mı? Gerçekten yemek yemem gerekiyor mu? Aşırı yeme isteği ve bu durumların nasıl kontrol altına alınabileceğini ise maddelerle şöyle sıralanabilir;

  1. Farkında Olun
    Duyguların değiştiği dönemlerde aldığımız besinler, çoğu zaman farkına varmadan tükettiklerimiz olabiliyor. Bu dönemlerde kişi sadece bir şeyler yemesi gerektiğini düşünerek aldığı besinlerin farkında olamayabiliyor. Burada önemli olan nokta ise farkındalık yaratmaktır. Kişi kendine, ne yediğini, tadının nasıl olduğunu ve nasıl göründüğünü sorarsa farkındalığı artacak ve aşırı yeme isteğini kontrol altına alabilecektir.
  2. Etkenleri Belirleyin
    Duygu değişikliği yaşanan durumlarda alınan besinler ve neler hissedildiği not edilirse, gün sonunda kişi bunlarla yüzleşerek hangi durumların yeme ihtiyacını tetiklediğini anlar ve daha sonraki durumlarda olayın bilincinde olur.
  3. Alışkanlıklarınızı değiştirin
    Bazı kişiler genellikle yalnız olduklarında, canları sıkıldığında ve iyi hissetmek için yeme gereksiniminde bulunurlar. Bunun yerine bu durumlarda dışarıya çıkıp bir arkadaşla buluşmak veya yürüyüş yapmak tercih edilebilir. Kişinin kendine yeni alışkanlar edinmesi ve yalnız kalmaması aşırı yeme ihtiyacının önüne geçecektir.
  4. Sosyal Aktivitelerde Bulunun
    Aşırı yeme ihtiyacı, çoğu zaman kişinin duygularında değişiklik olması ve duygusal anlamda boşluğa düşerek, yeme ihtiyacının ortaya çıkması durumudur. Birey kendine yeni aktiviteler kazandırarak bu boşluğu doldurabilir. Kişinin arkadaşlarıyla zaman geçirmesi, spor yapması, yürüyüşe çıkması, sanatsal ve kültürel aktivitelere katılması ve kendine zaman ayırarak aşırı yeme isteğinin önüne geçebilir. 

Duygusal İştahsızlık Neden Olur? Önlenebilir mi?

Her yaşta görülebilecek olan iştah kaybı, kişinin kendini aç hissetmemesi durumudur. Psikolojik yönden bakıldığında yaşanan stres, kaygı, üzüntü, ilişkinin bitmesi, boşanma, depresyon gibi duygu durumlarda iştah kaybı yaşanabilir ve kişi yemek yeme ihtiyacı duymayabilir.  Bu gibi durumların önüne geçilmesi ve önlenebilmesi için öncelikle sorunun kaynağının tespit edilmesi gerekmektedir. Hastalık kaynaklı bir sorun varsa psikolojik destek alınmalıdır. Bunun dışında kişi öğün atlamamalı, asitli içecekler tüketmemeli, sigara ve alkol kullanmamalıdır.

Gerçek açlık dediğimiz ve biyolojik ihtiyaç olan yemek yeme durumu yavaş bir şekilde ortaya çıkarken, duygusal açlık bunun aksine aniden ve bir anda ortaya çıkmaktadır. Kişinin tok olmasına rağmen aşırı yeme isteğinin ortaya çıkması durumunda kendini belli başlık besinlere yönlendirerek bu duruma devam etmesi ve sonrasında yaşadığı pişmanlık durumudur.
Yeme isteği, engel olunması zor bir durum olsa da bu durumu engelleyebilecek bazı yöntemler bulunmaktadır. Bu yöntemlerden bazıları şöyledir; Öncelikli olarak su ve meyveler tüketilmeli, aniden ortaya çıkan yeme durumlarında kişiler yaklaşık 10 dakika kadar beklemeli veya başka bir iş ile uğraşmalı, yeme durumunda yavaş hareket edilmeli, lokmalar uzun süre çiğnenmeli ve porsiyonlar azaltılmalıdır.
Duygu durumlarının değişimi iştahsızlığa neden olabilmektedir. Kişi üzgün olduğunda, öfkeli olduğunda, endişeli ve kaygılı olduğunda, stresli ve sıkıntılı olduğunda iştahsızlık yaşayabilir. Psikolojik durumların yol açtığı iştahsızlık kişide aşırı zayıflamaya yol açabilmektedir. Bu gibi durumlarda uzman bir psikologdan destek alınmalıdır.
Güncelleme Tarihi: 15 Eylül 2022
Yayınlama Tarihi: 14 Eylül 2022
Sayfa içeriğinde yer alan bilgiler yalnızca bilgilendirme amaçlıdır. İlgili sayfada tedavi edici sağlık hizmetine yönelik bilgiler içeren öğeler yer almamaktadır. Tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.
Sizi Arayalım
,