COVID-19 Bilgilendirmesi Hakkında
Sağlık Rehberi Sağlık Rehberi

Ankilozan Spondilit (Kamburluk)

Ankilozan spondilit ya da diğer adıyla kamburluk, genç yaşlarda ortaya çıkan ve çoğunlukla genç yaşlarda görülen, omurgayı etkilemekte olan bir romatizma hastalığıdır. Omurganın zamanla esnekliğini kaybetmesiyle kamburluk oluşması durumudur. Vücutta yalnızca bel ve omurgada olmamakla beraber, bulunduğu bölgede iltihaplanma yaparak hareket kısıtlanmasına sebep olabilir. Ankilozan spondilit, tedavi edilmediğinde kişinin hayat kalitesini büyük ölçüde etkileyebilen bir hastalık olabilmektedir ve günlük rutin aktivitelerin gerçekleştirilmesinde güçlük yaratabilir. Bu yüzden erken tedavi, hastalığın seyri için önem taşımaktadır.

    Ankilozan Spondilit (Kamburluk) Nedir?

    Ankilozan spondilit (kamburluk), aynı zamanda omurga ya da bel romatizması olarak da bilinen ve omurgayı hedef alan romatizmal; yani inflamatuvar ve ağrılı bir hastalıktır. Omurların zamanla birbiriyle kaynaşmasına sebebiyet verir, birleşerek tek bir kemik halini alır ve omurga daha az esnek bir hal almaya başlayarak kemik, eğik bir form oluşturur. 

    Omurganın alt kısmı olan sakroiliak eklem ile leğen kemiklerinin arasında kalan kısım omurgada ilk etkilenen bölge olmaktadır. Zaman içerisinde tüm omurga hastalıktan etkilenebilirken, hastalık bel bölgesi dışında kalça, diz, boyun, ayak bileği gibi bölgelere de sıçrayarak bu bölgelere iltihaplanma yapabilir ve yine bu bölgelerde hareket kısıtlanmaları söz konusu olabilir.

    Ankilozan spondilit (AS), bireyin hayat kalitesini oldukça düşürebilen bir hastalık olabilmektedir. AS hastası kişilerin birçoğu hastalıkla başa çıkabilseler de, hastalığın ilerleme gösterdiği durumlarda omurganın hareketi kısıtlanarak, kemik büyük ölçüde etkilenebilir. Ankilozan Spondilit, kifoza kıyasla daha az karşılaşılan bir hastalıktır ve genellikle bel fıtığı, kireçlenme, kemik erimesi gibi yaşlılık çağında karşılaşılan rahatsızlıklarla karıştırılması mümkün olmaktadır. Ankilozan spondilitin bu hastalıklardan farkı genç yetişkinlik çağında oluşmasıdır. 

    Kadınlara nazaran erkeklerde daha sık görülebilen ankilozan spondilit hastalığının kesin ve kalıcı bir tedavisi söz konusu değildir. Fakat belirtileri azaltmak ve hastalığın ilerlemesini önlemek adına yapılabilecek birtakım tedavi yöntemleri vardır.

    Ankilozan Spondilit Neden Olur?

    Ankilozan Spondilit hastalığında genetik faktörler etkin rol oynamaktadır. Bu kalıtsal faktörler içerisinde HLA-B27 olarak bilinen genin, AS hastalığına yakalanma konusunda etkin olduğu bilinmektedir. Buna rağmen, HLA-B27 geni her ankilozan spondilit hastasında görülmez. AS hastalığında yaş ve cinsiyette hastalığa yakalanma konusunda belirleyici rol oynamaktadır.

    Ankilozan Spondilit İle Ortaya Çıkabilecek Komplikasyonlar Nelerdir?

    • Ankilozan spondilit belirtileri, bıraktığı hasar ya da hastalığın kişi üzerindeki şiddeti kişiden kişiye değişiklik gösterecektir. 
    • Omurganın esneklik özelliğini kaybetmesi baş, boyun ce vücudu hareket ettirmede zorluk yaşanmasına sebep olabilmektedir. Aynı zamanda belde düzleşme, sırtta kamburluk ve hastalığın vücutta etki ettiği bölgelerde kireçlenme görülebilmektedir.
    • Ankilozan Spondilit, göz iltihabı yapabilir ve bu hastalığın en sık görülen komplikasyonlarından biridir. Genellikle tek gözde görülür. Gözde kızarıklık, hassasiyet, görüşte bulanıklık gibi belirtiler ile meydana gelebilir.
    • AS hastalığında omurgada oluşan iltihap ve hareket kısıtlılığı neticesinde kemikte mineral yoğunluğu azalması yani kemik erimesi görülür. Bu durum omurgada çökme kaynaklı kırık oluşturur. Beraberinde kamburluk oluşur, omurilik sinirinde baskı oluşması sebebiyle ciddi ağrılar ve fonksiyon kayıpları oluşabilir.
    • Akciğer kapasitesinin tutulumu sebebiyle kişide nefes darlığı yaşanabilir. Kaburgaların göğüs kafesine tutunmasını sağlayan bağların iltihaplanması sebebiyle göğüs kafesi yeteri kadar solunumla esneyememe sorunu yaşar. Nadiren de olsa akciğerin her iki lobunda da iltihaplanma gözlemlenebilir.
    • Yine nadiren olmakla birlikte uzun süre zarfında kontrol altına alınmamış AS hastalığının komplikasyonu olarak böbrek tutulumu da yaşanabilmektedir. Amiloidoz adı verilen böbreklerde protein atılımında artış gözlemlenir. Bu hastalık böbrek yetmezliğine sebep olabilmektedir.
    • Ankilozan spondilit hastalarında iltihaplı bağırsak hastalığı da görülebilmektedir.
    • Sedef hastalığına benzer cilt döküntüleri görülebilmektedir.
    • Nadiren aort kapağında yetmezlik ve buna bağlı olarak kalp yetmezliği görülebilir.
    • Ciddi ölçüde sinire bası olması eşliğinde kauda ekuina sendromu görülebilmektedir. Nadiren oluşabilen bu nörolojik rahatsızlık cerrahi müdahale gerektirmektedir.

    Ankilozan Spondilit Belirtileri Nelerdir?

    Ankilozan spondilit belirtileri, uzun süre aynı pozisyonda kalma ya da hareketsizlik sebebiyle oluşan bel ve kalça ağrıları ile gündeme gelebilir. Beraberinde boyun ağrıları ve yorgunluk da eşlik eder. Bu ağrılar düzensiz aralıklarla oluşacak şekilde ciddileşebilir. Zaman zaman ağrılar hafifler ya da tamamen durur.

    Ankilozan spondilit hastalarında sıkça karşılaşılan durumlarda görülmüştür ki, vücutta en çok etkilenen bölümler; omurganın tabanı ile pelvis arasında bulunan eklem, omurganın alt kısmında yer alan omurlar, özellikle omurgada tendon ve bağların bulunduğu ve ayak topuklarının arkasına kadar kemiklere bağlanan kısımlar, göğüs kemiği ve kaburgalar, kalça ve omuz eklemleri olmaktadır.

    ankilozan nasil teshis edilir?

    Ankilozan Spondilit Nasıl Teşhis Edilir?

    Ankilozan spondilitin tanı süreci, bir ortopedist ya da fizik tedavi uzmanının, hastaya fiziksel muayene yapması ve hastanın tıbbi öyküsünün dinlenmesi ardından konulur. Bel fıtığı tedavisinde yanıt alınamaması gibi durumlarda ankilozan spondilit hastalığı şüphesiyle romatizma alanında uzman bir hekime yönlendirilir ve bu hekim kesin teşhisi koyar. 

    AS hastalığının teşhisinde hastanın öyküsü, tanı için önemi bir rol oynar. 3-4 ay ya da daha uzun süren bel ağrılarında inflamatuvar bel ağrısı söz konusu olabilmektedir. Bu durumda hastaya AS teşhisi koyulmuş olacaktır. Fakat kesin tanı koyabilmek için çoğu zaman radyolojik görüntüleme yöntemlerinden ve laboratuvar testlerinden destek alınır.

    Ankilozan Spondilit Nasıl Tedavi Edilir?

    Ankilozan Spondilit hastalığının ciddi seyretmediği vakalarda; sakroiliak eklem ve omurga tutulumu olanlarda hastalara kortizon içermeyen ağrı kesiciler ile ilaç tedavisi amaçlanır. Vakalardan olumlu yanıt alınamıyorsa anti-romatizmal ilaçlar ile hastalığın seyri değiştirilmeye amaçlanır. Buna rağmen tedaviden hala yanıt alınamaması durumunda birtakım biyolojik ajanlardan yardım alınabilir. Bu ilaçlar ağrı ve eklem şişliklerini önlemede yardımcı olmaktadır. AS hastalığının tedavisinde asıl amaç ağrı, sertlik ya da şişlikleri gidermek iken, ayrıca hastalığa bağlı oluşan birtakım komplikasyonların önlenmesidir. Ayrıca omurga deformasyonunu önlemek ve gelişmesini yavaşlatmak diğer temel amaçlar arasında yer almaktadır.

    Ankilozan spondilit tedavisinde hastalık, kişinin eklemlerinde ciddi hasara neden olmadan önce önlenirse tedavi süreci başarılı geçebilmektedir.

    İlaç tedavisi dışında, fizik tedavi de AS hastalığı tedavisinde önemli rol oynamaktadır. Ağrıyı önleme ya da azaltmada, kişinin kaybettiği güç ve esnekliğin kazandırılmasında fizik tedavi uygulamaları önem taşır. Bununla beraber, şiddetli ağrıları ve eklem hasarı olan ya da kalça ekleminin değiştirilmesi gereken durumlarda hastalarda cerrahi müdahaleye başvurulabilir. Fakat çoğu ankilozan spondilit hastası cerrahiye gereksinim duymaz.

    Ankilozan Spondilit İçin Yaşam Tarzı Değişiklikleri Nelerdir Ve Evde Bakım Nasıl Olmalıdır?

    • AS hastası kişiler, düzenli doktor ziyaretlerinde bulunmalı, hekimin verdiği reçetede bulunan ilaçları düzenli olarak kullanmalı ve hekimin önermediği ilaçları mümkün olduğunca kullanmamalıdır.
    • Yine bu hastalar için aktif yaşam tarzı faydalı olacaktır. Düzenli egzersiz ve spor yapmak, ağrıların hafiflemesi, esnekliğin korunması ve duruş bozukluğunun önüne geçilmesi konusunda etkili olacaktır. 
    • Ankilozan spondilit hastaları sigara içmemelidir. AS hastalığı ciğerlere bası yaptığından nefes almayı güçleştirdiği için, sigara içen bireylerde temiz hava solumamak ekstra problemlerin doğmasına sebep olabilir.
    • Gün içinde doğru bir duruş sağlayarak postürü düzeltmek önemlidir. Örneğin gün içinde ayaktayken dik durmak ya da dik bir şekilde oturmak ankilozan spondilitin ilerlememesi ve hastalığın komplikasyonlarının oluşmaması adına sağlıklı olacaktır.
    • Kasları ve eklemleri gevşetmek adına uygulanan ısı kompresleri, ağrı ve sertlikleri önlemede yardımcı olabilir. Isı bantları, sıcak havlular, sıcak duş almak iyi gelebilecek yöntemler arasındadır.
    Ankilozan spondilit tanı ve tedavisi için bir Romatoloji uzmanı veya romatoloji alanında uzman bir fizyoterapiste başvurmak gerekmektedir.
    Bel fıtığı ağrısı ile AS bel ağrısı arasındaki en önemli farklardan biri, AS hastalığında ağrı hareketle azalırken, dinlenmekle veya uyumakla da artar. Fakat bel fıtığında ağrı çoğunlukla dinlenince azalmaktadır. AS ağrıları bir türlü geçmeyen bel ağrılarından oluşur. Özellikle hastalar, sabahları kalçalarının üst kısmında var olan bir ağrı ve tutukluk şikâyeti ile uyandıklarını belirtirler. Eğilmeyi gerektiren hareketleri yapmakta güçlük çekerler. Bu ağrılar, hareket ettikçe azalır. Ağrılar özellikle üç-dört aydan uzun süreliyse, dinlendikçe artıyorsa, gece uykularınızı bölüyorsa, sabah tutukluğuna sebep oluyorsa AS kaynaklı iltihaplı bel ağrınız olması muhtemeldir.
    AS, en sık görülen romatizma hastalıkları arasında yer almaktadır. Ülkemizde her 1.000 kişinin 5’inde Ankilozan spondilit olduğu düşünülmektedir.
    Güncelleme Tarihi: 21 Eylül 2022
    Yayınlama Tarihi: 04 Şubat 2022

    Kategori: Ortopedi

    Sayfa içeriğinde yer alan bilgiler yalnızca bilgilendirme amaçlıdır. İlgili sayfada tedavi edici sağlık hizmetine yönelik bilgiler içeren öğeler yer almamaktadır. Tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.
    Ortopedi ve Travmatoloji Tıbbi Kadro
    Sizi Arayalım
    ,