Zekânın Kaynağı Genetik mi?

Zekânın Kaynağı Genetik mi?

İçerik Özeti

Zekanın kökeni hem genetik hem de çevresel faktörlerden etkilenen karmaşık bir yapıdır. Araştırmalar, genetiğin zeka düzeyinde etkisi olduğunu gösterse de, çevresel faktörlerin de zeka gelişiminde önemli rol oynadığını kanıtlamaktadır. Zekanın tanımı kesin olmamakla birlikte, akıl yürütme, problem çözme ve değişen ortamlara uyum sağlama gibi yetenekleri içerir. Çevresel faktörler, özellikle doğru eğitim, beslenme ve uygun bir ortam, çocukların IQ seviyelerini önemli ölçüde artırabilir. Beyindeki sinapsların oluşumu ve budaması, deneyimlere bağlı olarak değişir; kullanılmayan sinaptik bağlantılar ortadan kaldırılırken, yeni deneyimler yeni bağlantıların oluşumunu sağlar. Dolayısıyla, genetik yapı, zekanın temelini oluştururken, çevre ve deneyimler onun şekillenmesinde ve gelişiminde belirleyici rol oynar.


Zekanın kaynağı genetik mi sorusu herkesin merak ettiği soruların başında gelen bir sorudur ve cevabı her zaman merak uyandırmıştır.

Zekânın, sadece genetik olduğunu söylemek konuya eksik bir bakış açısı getirmek olacaktır. Çünkü zekâ hem genetik hem de çevresel faktörlerden etkilenen karmaşık bir yapıdır. Bilim adamlar zekâyı etkileyen genler üzerinde birçok araştırma yapmışlardır. Sonuçlar genetiğin zekâ düzeyi üzerinde etkiliği olduğunu göstermekle birlikte, çevresel faktörlerinde zekâyı geliştirdiğini de gösteriyor. 

Zekânın genetik kaynağını göz ardı etmek mümkün değildir. Ama yüksek zekânın bir diğer nesile nasıl ve ne zaman geçtiğini de açıklamak her zaman mümkün olmamaktadır.


Zekâ nedir?

Zekânın tanımın belirli bir çerçevesi bulunmuyor. Sözlük anlamında zekâ için, insanın düşünmesinden akıl yürütmeye, nesnel gerçekleri algılamadan kavramaya ve yargılamadan sonuç çıkarmaya kadar olan tüm yetenekleri, şeklinde bir açıklama getirilmektedir. Yani zekâ, içgüdüsel ve otomatik davranışlar yerine düşünerek akıl yürütme ve anlama yeteneğidir şeklinde açıklanabilir.

Birçok zekâ tanımı içerisinde, deneyimlerden öğrenme ve değişen ortamlara uyum sağlama yeteneği bilgileri bulunur. Zekâ unsurları arasında akıl yürütme, planlama, soyut düşünme, problem çözme ve karmaşık durumları anlama becerileri vardır.


Çevre ve Beyin İlişkisi

Çevrenin beyin gelişimi üzerine yapılan araştırmalar farklılık gösteriyor. Yani bir araştırmaya göre zekânın genetik etkisi % 75 iken çevrenin etkisi ise % 25 olarak açıklanırken başka bir araştırma da bunun yaşa göre değiştiğini vurguluyor. Yani küçük yaşlarda genetik etki % 20’lerde gençlerde %  40 olurken orta yaşlarda ise % 60 olarak değişiyor. 

Ancak çevre zekâ üzerinde etkin bir faktördür. Doğru eğitim, beslenme ve iyi bir ortamda yetişme çocukların IQ seviyelerini 10 puan civarında arttırdığını gösteren çalışmalar bulunuyor. Aslında çevrenin, zekâ üzerinde görülmeyen ve bilinmeyen büyük bir etkisi olduğu söylenebilir.


Sinaps Nedir?


Beyin, kafatası içerisinde yer alan ve vücudun komuta merkezi olarak çalışan bir organdır. İnsanın hem ruhsal hem de bedensel tüm durumlarını kontrol eder. Normal bir insan beyni ortalama 1200 ile 1800 gram arasında değişir ve ortalama 15 milyar sinir hücresine sahiptir. Yaklaşık olarak da 15 trilyon beyin hücresi yani sinaps içerir. Sinaps, sinir hücrelerinin başka sinir hücrelerine, kas veya salgı bezlerine mesaj iletmesini sağlayan bağlantı noktalarıdır. 


Sinaps Aşırı Üretimi

Doğum sonrasında beyinde yeni sinapslar oluşmaya başlar. Özellikle de görme ile ilgili 3. ve 4. aylarda adeta sinaps oluşmasında bir patlama yaşanır. 4. ve 12 ay da ise bir yetişkinin beynine göre birim alan başına % 150’den fazla sinaps içerir. Küçük çocuklarda sinaps sayısı yetişkinlere göre kat be kat fazladır.
Aşırı sinasp üretimi, deneyimlerin oluştuğu beynin değiştiği dönemdir. Bu yaşamın ilk yıllarında fazla iken 4 ile 5 yaştan sonra azalmaya başlar. 


Sinaps Budaması Nedir?


Çocuklukta 15 trilyona yakın sinaps varken bu sayı yetişkinlikte oldukça azalıyor. Neredeyse yarıya kadar düşüyor. Yaşlandıkça bazı sinir hücreleri arasındaki sinapslar kopartılıyor. Buna da sinaps budaması denilmektedir. Burada amaç  eski bilgileri silerek yeni bilgilere yer açmaktır. 

Yapılan araştırmalar sonucu az kullanılan sinaptik bağlantıların C1q isimli bir protein tarafından işaretlendiğini gösteriyor. Mikroglial hücreleri de bu işareti tespit ediyor ve bu proteine bağlanıyorlar. Bu şekilde o sinaps bağlantısı yok ediliyor yani budanıyor. Bunun temeli beynin kapasitesini arttırmak, daha fazla öğrenmek için yeni bağlantıların kurulmasına olanak vermektir. Sinaps budaması ile beynin güçlenmesi için fiziksel olarak yer açılıyor.

Deneyime Bağlı Sinir Hücresi Değişimi


Genetik her zaman yapıları oluşturmada yeterli gelmez. Yapıların ve bağlantıların oluşması deneyim ve çevre gibi faktörlerle şekillenir. Yani deneyime bağlı olarak sinir hücrelerinde değişimler meydana gelir. Mesela katarakt sebebi ile gözde görüş bozukluğu olduğunda böyle bir durum gerçekleşir. Görme olmaması sebebi ile buradaki sinirler işlevlerini yapamazlar. Buradaki sinir hücreleri ve bağlantılar zamanla kaybolur. 

Çoklu Zeka Envanteri Testi için Tıklayınız

Paylaş
OluşturanNP İstanbul Hastanesi Yayın Kurulu
Güncellenme Tarihi15 Ocak 2025
Oluşturulma Tarihi30 Eylül 2021
Sizi Arayalım
Phone