COVID-19 Bilgilendirmesi Hakkında

Anevrizma Nedir? Belirtileri ve Tedavisi

Anevrizma, kan damarlarının duvarlarında meydana gelen zayıflama sonucu, damarlarda oluşan balonlara denir. Beyni besleyen ana atardamarlarda meydana gelen balon benzeri genişlemeyi ifade etmektedir. Anevrizma'nın geliştiği damar duvarı normal damar duvarına göre incedir ve ince olduğu yerden patlayarak beyin kanamasına neden olmaktadır.

Anevrizma’ da damar duvarında zayıflık, incelme ve yırtılma riski vardır. Anevrizma oluşumunda en büyük nedeni damar sertliğidir. Yapılan araştırmalara göre Anevrizma kadınlarda ve genellikle 30-40 yaş üstü kişilerde görülmektedir. Anevrizma oluşumunda genetik yatkınlık da söz konusudur. Anevrizmanın patlayıp kanama ihtimalini arttıran faktörler bulunmaktadır. Bu faktörler; yüksek tansiyon, sigara kullanımı ya da strese bağlı ani tansiyon yüksekliği gibi nedenlerdir.

Anevrizma Belirtileri Nelerdir?

Anevrizma, damar duvarlarında olan ve damarın bütününü oluşturan damar içi kas tabakasının doğumsal ve sonradan kazanılmış bazı sebeplere bağlı zayıflaması veya gelişmemesinden dolayıdır. Bazı faktörler anevrizmayı tetiklemektedir ve damar duvarı inceldiği, zayıfladığı için yırtılma riski vardır. Anevrizma belirtilerini şu şekilde sıralayabiliriz; 

  • Çift ve bulanık görme
  • Gözlerde oluşan diğer görme kayıpları
  • Aşırı, sürekli ve şiddetli baş ağrısı
  • Göz kapağında düşüklük
  • Bulantı ve kusma hissi
  • Fiziksel hareketlerde ani kasılmalar
  • Sıralanan belirtilerden bazıları başka hastalıkların da belirtisi olarak sayılabilmektedir.

Anevrizma Tedavisi Nasıl Yapılır?

Damarlarda oluşan balonlara "anevrizma" adı verilir. Anevrizma rüptürü, yani anevrizma yırtılması her yaşta görülebilir. Önceden tespit edilmeleri mümkündür. Kasıktan girilerek yapılan beyin anjiyosu sayesinde beyin damalarında oluşmuş ve henüz patlamamış durumda olan Anevrizmalar tespit edilebilir. Tıpkı kalp anjiyosunda olduğu gibi beyin anjiyosunda da bazı riskler söz konusudur. Anjiyo esnasında beyin damarlarında bulunan Anevrizmaların patlama riski bulunmaktadır.
Patlamadan tespit edilmiş anevrizmaların tedavisi mümkündür. Tedavide Endovascular coiling (baloncuk içine yerleştirilen platin sarmal)dediğimiz yöntem kullanılmaktadır.
Hastanın kasığından sokularak damar boyunca ilerleyen plastik bir tüp, Anevrizmaya kadar iletilir. Baloncuğun merkezine ulaşıldığında platin kıl, tüp içerisinden baloncuğun içinde bükülüp sarmal bir top oluşuncaya kadar söz konusu sarmal büyütülür. 
Top şeklini alan platin sarmal baloncuğu tamamen kaplayınca electrolytic ayırma dediğimiz bir süreçle tüpün içinde bulunan kıl (micron ebatlarındaki tel) ile bağı kopartılır. Buradaki temel amaç baloncuğun içini doldurarak, damar içinde akan kanın baloncukla olan irtibatını kesip bypass etmesini sağlamaktır.
Sarmalın platin tel ile yapılmasının sebebi, operasyon sırasında kullanılan ve bu tip operasyonları mümkün kılan eş zamanlı x-ray cihazı tarafından sarmalın izlenebilmesi sağlamaktır. Söz konusu teknolojiye verilen isim ise Detachable Platinum Coil Technology'dir.

Hastaların ölüm veya hasar riski bir senelik döneme bakıldığında %22,6'nin altındadır ki bu risk açık beyin ameliyatı ile baloncuğa metal klips takılmış hastalarınkinden daha azdır. Anevrizmalarla ilgili söz konusu tedavi dünya çapında 125.000 den fazla hasta üzerinde büyük bir başarı oranı ile uygulanmıştır. Anevrizmada iyileşme dönemi açık ameliyat geçirmiş hastalarda 1 seneyi bulmasına rağmen, yukarıda bahsetmiş olduğumuz tedavi yöntemiyle tedavi görmüş kişilerde bu sürenin 27-30 gün gibi kısa sürdüğü gözlenmiştir.
Genelde travmalar sonucunda oluşurlar. Beynin üzerinde duramater denen bir zar vardır. Bu zarın üstünde bulunan damarlar travma neticesinde kırılan veya çatlayan kafatası kemiklerinin zedelemesi ile kanama yapabilirler. Oluşan kanama beyin zarı duramater ile kafatası kemikleri arasında birikir ve beyinin sıkışmasına neden olur. Ameliyat edilmezse beyin ölümü husule gelir ve hasta ölür. Bu kanamalara epidural hematom adı verilir. Şiddetli travmalarda beynin üzerindeki damarlarda zedelenebilir. Bu damarlardan sızan kan duramater (Beyin zarı) altında birikerek yine beyinin sıkışmasına neden olur. Bu kanamalara subdural hematom adı verilir. Ayrıca beynin üzerini örten çok ince bir zar olan araknoid zarın altına doğru da kanama olabilir. Kafa travmalarından sonra özellikle hastalar 24 saat müşahede altında tutulurlar.
Anevrizma riski, yaş ilerledikçe artar ve en fazla 60-80 yaşları arasındaki kişilerde meydana gelir. Periferik anevrizmalar ise 60-80 yaş aralığındaki insanlarda sıklıkla görülmektedir.
Beyin anevrizma kanamaları, tehlikeli durumlardan biridir. Yüzde 25'i hayatını hemen, yüzde 50-60'ı ise tedavi edilmediği zaman hayatını kaybetmektedir. Geri kalanların ise yalnıza yarısı normal hayatlarına devam edebilmektedir.
Mustafa BOZBUĞA
Beyin, Sinir ve Omurilik Cerrahı
Prof. Dr. Dr. Mustafa BOZBUĞA
Sizi Arayalım