
Vulva kanseri, kadın dış genital bölgesini oluşturan vulvadaki hücrelerin kontrolsüz şekilde çoğalması sonucu gelişen nadir bir jinekolojik kanser türüdür. Vulva; dış ve iç genital dudakları (labia majora ve labia minora), klitorisi, vajina girişini ve bu bölgenin çevresindeki dokuları kapsar. Vulva kanseri bu yapıların herhangi birinde ortaya çıkabilmekle birlikte en sık dış genital dudaklarda görülür.
Vulva kanseri çoğunlukla yavaş gelişir. Bazı vakalarda kanser gelişmeden önce vulva yüzeyindeki hücrelerde kanser öncüsü değişiklikler meydana gelebilir. Bu değişikliklerin bir bölümü insan papilloma virüsü (HPV) enfeksiyonuyla ilişkiliyken, özellikle ileri yaşlarda görülen bazı vulva kanserleri kronik vulvar cilt hastalıklarıyla bağlantılı olabilir.
Vulvada uzun süren kaşıntı, iyileşmeyen yara, cilt renginde veya yapısında değişiklik, ele gelen kitle, siğil benzeri oluşum, kanama ya da ağrı vulva kanseri belirtileri arasında bulunabilir. Ancak bu bulguların görülmesi kişinin mutlaka vulva kanseri olduğu anlamına gelmez. Benzer şikâyetler enfeksiyonlar, dermatolojik hastalıklar ve iyi huylu lezyonlarda da ortaya çıkabilir.
Özellikle birkaç hafta boyunca devam eden veya giderek belirginleşen vulvar değişikliklerin jinekoloji uzmanı tarafından değerlendirilmesi önemlidir.
Vulva Kanseri Neden Olur?
Vulva kanseri, vulva dokusundaki hücrelerin DNA'sında meydana gelen değişiklikler sonucunda hücrelerin kontrolsüz biçimde çoğalmasıyla ortaya çıkar. Ancak hücresel değişikliklerin neden bazı kişilerde geliştiği her zaman kesin olarak belirlenemeyebilir.
Vulva kanseri gelişme riskini artırabilecek başlıca faktörler arasında yüksek riskli HPV enfeksiyonları, vulvar intraepitelyal neoplazi (VIN), ileri yaş, sigara kullanımı, bağışıklık sisteminin baskılanması ve bazı kronik vulvar cilt hastalıkları bulunmaktadır.
HPV Enfeksiyonu ve Vulva Kanseri
İnsan papilloma virüsü (HPV), genital bölgede enfeksiyona neden olabilen yaygın bir virüs grubudur. HPV'nin çok sayıda tipi bulunur. Bunların bazıları düşük riskli olup genital siğillerle ilişkilendirilirken bazı yüksek riskli HPV tipleri hücrelerde kanser öncüsü değişikliklere yol açabilir.
Yüksek riskli HPV enfeksiyonunun uzun süre devam etmesi vulvadaki hücrelerin yapısında değişiklik meydana gelmesine ve zaman içerisinde bazı kişilerde vulva kanseri gelişimine katkıda bulunabilir.
Ancak HPV enfeksiyonunun oldukça yaygın olduğu ve HPV bulunan kişilerin büyük çoğunluğunda vulva kanseri gelişmediği unutulmamalıdır. HPV enfeksiyonlarının önemli bir bölümü bağışıklık sistemi tarafından zaman içerisinde kontrol altına alınır.
Vulvar İntraepitelyal Neoplazi (VIN)
Vulvar intraepitelyal neoplazi (VIN), vulvayı kaplayan yüzey hücrelerinde anormal hücresel değişikliklerin görülmesidir. VIN doğrudan vulva kanseri anlamına gelmez ancak bazı VIN türleri zaman içinde invaziv vulva kanserine dönüşebilir.
VIN özellikle yüksek riskli HPV enfeksiyonlarıyla ilişkili olabileceği gibi HPV'den bağımsız olarak da gelişebilir.
Vulvada sürekli kaşıntı, yanma, cilt renginde değişiklik, kabarık veya kalınlaşmış alanlar gibi belirtiler VIN'de görülebilir. Bununla birlikte bazı kişilerde herhangi bir belirti bulunmayabilir.
Şüpheli alanların erken dönemde değerlendirilmesi ve gerektiğinde biyopsi yapılması, kanser öncüsü değişikliklerin saptanabilmesi açısından önem taşır.
Yaş ve Diğer Risk Faktörleri
Vulva kanseri her yaşta görülebilmekle birlikte özellikle ileri yaş grubunda daha sık görülür.
Risk artışıyla ilişkilendirilen diğer faktörler şunlardır:
- Yüksek riskli HPV enfeksiyonları
- Vulvar intraepitelyal neoplazi öyküsü
- Sigara kullanımı
- Bağışıklık sisteminin zayıflaması
- HIV enfeksiyonu
- Bağışıklığı baskılayan bazı tedavilerin kullanılması
- Liken skleroz gibi kronik vulvar cilt hastalıkları
- Daha önce HPV ile ilişkili serviks, vajina veya anal bölge lezyonlarının bulunması
Risk faktörlerinden bir veya birkaçının bulunması kişinin mutlaka vulva kanserine yakalanacağı anlamına gelmez.
Vulva Kanseri Türleri Nelerdir?
Vulva kanseri, kanserin geliştiği hücre tipine göre farklı gruplara ayrılır. Tedavi yaklaşımının belirlenmesinde kanserin tipi, büyüklüğü, vulvadaki yerleşimi ve yayılım durumu önem taşır.
Skuamöz Hücreli Vulva Kanseri
Skuamöz hücreli karsinom, vulva kanserlerinin en sık görülen türüdür. Vulvanın yüzeyini kaplayan yassı epitel hücrelerinden gelişir.
Bazı skuamöz hücreli vulva kanserleri HPV enfeksiyonuyla ilişkiliyken bazıları özellikle ileri yaşlarda HPV'den bağımsız olarak ortaya çıkabilir.
Vulvar Melanom
Vulvar melanom, cilde rengini veren melanosit adı verilen pigment hücrelerinden gelişen nadir bir vulva kanseri türüdür.
Vulvada yeni gelişen koyu renkli lezyonlar veya daha önce bulunan bir benin şeklinde, renginde ya da boyutunda değişiklik meydana gelmesi değerlendirilmelidir.
Adenokarsinom
Adenokarsinom, vulvadaki bez dokularından gelişen daha nadir bir kanser türüdür. Bartholin bezleri gibi vulva bölgesinde bulunan bezlerden kaynaklanabilir.
Özellikle Bartholin bezi bölgesinde ileri yaşlarda ortaya çıkan yeni bir kitle dikkatle değerlendirilmelidir.
Bazal Hücreli Karsinom
Bazal hücreli karsinom vulvada nadir görülür. Genellikle cilt yüzeyindeki bazal hücrelerden gelişir ve birçok vakada diğer vulva kanseri türlerine kıyasla daha yavaş seyredebilir.
Vulvar Sarkom
Vulvar sarkom, vulvadaki bağ dokusu, kas veya diğer yumuşak dokulardan gelişen nadir tümörlerden biridir.
Farklı sarkom alt tipleri bulunduğundan tedavi yaklaşımı patolojik değerlendirme sonucuna göre planlanır.
Paget Hastalığı
Vulvanın Paget hastalığı, vulva derisindeki glandüler hücrelerden kaynaklanan nadir bir hastalıktır.
Kırmızı, pullu, kaşıntılı veya egzama benzeri bir alan şeklinde ortaya çıkabileceğinden başlangıçta dermatolojik hastalıklarla karıştırılabilir. Uzun süre iyileşmeyen vulvar cilt değişikliklerinde biyopsi gerekebilir.
Vulva Kanseri Belirtileri Nelerdir?
Vulva kanseri erken dönemlerde belirgin bir şikâyete yol açmayabilir. Belirti ortaya çıktığında ise vulvanın görünümü, cilt yapısı ve hissinde çeşitli değişiklikler görülebilir.
Vulvada Kaşıntı ve Tahriş
Uzun süren vulvar kaşıntı vulva kanserinin olası belirtilerinden biridir.
Kaşıntının enfeksiyon, alerjik reaksiyon ve dermatolojik hastalıklar gibi çok sayıda farklı nedeni bulunabileceğinden yalnızca kaşıntıya bakılarak kanser tanısı konulamaz. Ancak tedaviye rağmen geçmeyen veya tekrarlayan kaşıntının değerlendirilmesi gerekir.
İyileşmeyen Yara veya Lezyonlar
Vulvada uzun süre iyileşmeyen yara, ülser veya kabuklu lezyonlar görülebilir.
Özellikle birkaç hafta içerisinde iyileşmeyen, büyüyen veya tekrarlayan vulvar lezyonların jinekolojik muayene ile değerlendirilmesi önemlidir.
Vulvada Şişlik, Kitle veya Siğil Benzeri Oluşumlar
Vulva kanseri bazı kişilerde ele gelen sertlik, şişlik, kitle veya siğil benzeri bir oluşum şeklinde fark edilebilir.
Her vulvar kitle kanser değildir. Kist, enfeksiyon ve iyi huylu cilt lezyonları da benzer görünüme neden olabilir.
Vulvada Renk ve Cilt Değişiklikleri
Vulva derisinde normalden daha açık, koyu, kırmızı veya beyaz alanların oluşması görülebilir.
Bunun yanında:
- Ciltte kalınlaşma,
- Pullanma,
- Pürüzlü görünüm,
- Yüzey değişiklikleri,
- Benlerin şeklinde veya renginde değişiklik
gibi belirtiler ortaya çıkabilir.
Kanama ve Akıntı
Adet dönemiyle ilişkili olmayan genital kanama veya kanlı akıntı vulva kanserinde görülebilen belirtiler arasındadır.
Menopoz sonrasında meydana gelen herhangi bir genital kanama ise nedeni ne olursa olsun tıbbi değerlendirme gerektirir.
Ağrı ve Cinsel İlişki Sırasında Ağrı
Vulva bölgesinde hassasiyet, yanma veya ağrı oluşabilir. Bazı kişilerde cinsel ilişki sırasında ağrı gelişebilir.
İdrar yaparken vulva bölgesinde yanma veya hassasiyet de görülebilir.
Vulva Kanseri Gözle Görülür mü?
Vulva vücudun dış kısmında bulunduğundan vulva kanserine bağlı bazı değişikliklerin gözle görülmesi veya elle fark edilmesi mümkündür.
Vulva kanseri;
- İyileşmeyen yara,
- Kabarıklık veya kitle,
- Siğil benzeri oluşum,
- Kırmızı veya beyaz leke,
- Ciltte koyulaşma,
- Kalınlaşmış alan,
- Ülser,
- Kanayan lezyon
şeklinde görülebilir.
Ancak vulva kanseri her zaman belirgin bir kitle şeklinde ortaya çıkmaz. Erken dönemdeki değişiklikler oldukça küçük veya belirsiz olabilir.
Ayrıca yalnızca görüntüye bakılarak vulva kanseri tanısı konulamaz. Şüpheli lezyondan alınan biyopsinin patolojik olarak incelenmesi kesin tanının temelini oluşturur.
Kimler Vulva Kanseri Açısından Risk Altındadır?
Vulva kanseri nadir görülmesine rağmen bazı kişilerde risk diğerlerine göre daha yüksek olabilir.
İleri Yaş
Vulva kanserinin görülme sıklığı yaşla birlikte artar. Özellikle ileri yaş grubundaki kadınlarda daha sık görülmesine rağmen hastalık daha genç kişilerde de gelişebilir.
HPV Enfeksiyonu Öyküsü
Yüksek riskli HPV tipleriyle uzun süre devam eden enfeksiyon, özellikle HPV ile ilişkili vulvar hücresel değişiklikler açısından önemli bir risk faktörüdür.
Sigara Kullanımı
Sigara kullanımı özellikle HPV ile ilişkili vulvar kanserler açısından risk artışıyla ilişkilendirilmektedir.
Sigaranın bağışıklık sisteminin HPV enfeksiyonunu temizleme kapasitesini azaltabileceği düşünülmektedir.
Bağışıklık Sisteminin Zayıflaması
Bağışıklık sisteminin zayıflaması HPV enfeksiyonlarının kalıcı hale gelme ihtimalini artırabilir.
HIV enfeksiyonu bulunan veya çeşitli nedenlerle bağışıklık sistemini baskılayan tedaviler alan kişilerde risk artabilir.
Kronik Vulvar Cilt Hastalıkları
Liken skleroz başta olmak üzere bazı kronik vulvar cilt hastalıkları vulva kanseri gelişme riskini artırabilir.
Bu tür hastalıkların uygun şekilde tedavi edilmesi ve düzenli olarak takip edilmesi önemlidir.
HPV ile Vulva Kanseri Arasında Nasıl Bir İlişki Vardır?
HPV ile vulva kanseri arasında önemli bir ilişki bulunmaktadır. Özellikle yüksek riskli HPV tipleri vulvadaki hücrelerin yapısında zaman içerisinde kansere dönüşebilecek değişikliklere neden olabilir.
HPV ile ilişkili süreç genellikle şu şekilde ilerleyebilir:
HPV enfeksiyonu → enfeksiyonun kalıcı hale gelmesi → hücresel değişiklikler → bazı kişilerde VIN gelişimi → tedavi edilmediğinde belirli vakalarda invaziv vulva kanseri.
Ancak bu süreç HPV enfeksiyonu bulunan herkes için geçerli değildir.
HPV son derece yaygın bir enfeksiyondur ve enfeksiyonların büyük bölümü kansere dönüşmeden bağışıklık sistemi tarafından kontrol edilir. Bu nedenle HPV pozitifliği doğrudan kanser tanısı anlamına gelmez.
Vulva Kanseri Nasıl Teşhis Edilir?
Vulva kanserinin tanısında kişinin şikâyetleri, jinekolojik muayene ve şüpheli dokunun patolojik değerlendirilmesi önemlidir.
Jinekolojik Muayene
Hekim vulva, vajina ve gerekli durumlarda çevredeki dokuları ayrıntılı olarak değerlendirir.
Muayene sırasında lezyonun:
- Boyutu,
- Şekli,
- Rengi,
- Yerleşimi,
- Çevredeki dokularla ilişkisi,
- Ülserasyon veya kanama bulunup bulunmadığı
incelenebilir.
Kasık bölgesindeki lenf bezleri de değerlendirilebilir.
Kolposkopik Değerlendirme
Kolposkop, genital dokuların büyütülerek ayrıntılı biçimde değerlendirilmesine yardımcı olan optik bir cihazdır.
Şüpheli vulvar bölgelerin daha ayrıntılı incelenmesi ve biyopsinin hangi bölgeden alınacağının belirlenmesi amacıyla kullanılabilir.
Vulva Biyopsisi
Vulva kanseri şüphesinde kesin tanının konulması için şüpheli dokudan örnek alınarak patoloji laboratuvarında incelenmesi gerekir.
Bu işleme vulva biyopsisi adı verilir.
Patolojik inceleme sonucunda:
- Kanser bulunup bulunmadığı,
- Kanserin hücre tipi,
- İnvazyon özellikleri,
- Tümörün bazı biyolojik özellikleri
değerlendirilebilir.
Görüntüleme Yöntemleri
Kanser tanısı konulduktan sonra hastalığın yayılımını değerlendirmek amacıyla hastanın durumuna göre görüntüleme yöntemlerinden yararlanılabilir.
Bunlar arasında:
- Manyetik rezonans görüntüleme (MR),
- Bilgisayarlı tomografi (BT),
- PET/BT
bulunabilir.
Her vulva kanseri hastasında bütün görüntüleme yöntemlerinin uygulanması gerekmez. Hangi tetkiklerin kullanılacağı hastalığın özelliklerine göre belirlenir.
Vulva Kanserinin Evreleri Nelerdir?
Vulva kanserinde evreleme, hastalığın vulvada ne kadar yayıldığını, komşu dokuların etkilenip etkilenmediğini, lenf bezlerine yayılım bulunup bulunmadığını ve uzak organ metastazı olup olmadığını değerlendirmek amacıyla yapılır.
Vulva kanseri genel olarak Evre 1'den Evre 4'e kadar sınıflandırılır. Alt evreler de bulunduğundan kişinin kesin evresi patoloji ve görüntüleme sonuçları birlikte değerlendirilerek belirlenir.
Evre 1 Vulva Kanseri
Evre 1'de kanser vulva ve/veya perine bölgesiyle sınırlıdır ve bölgesel lenf bezlerinde kanser saptanmamıştır.
Erken evrede saptanan vulva kanserlerinde cerrahi tedavi sıklıkla tedavinin temelini oluşturur.
Evre 2 Vulva Kanseri
Evre 2'de tümör vulvanın dışına çıkarak üretranın alt bölümü, vajinanın alt bölümü veya anüs gibi yakın perineal yapılara yayılmış olabilir ancak bölgesel lenf nodu metastazı bulunmaz.
Evre 3 Vulva Kanseri
Evre 3 vulva kanserinde bölgesel kasık lenf bezlerinde yayılım bulunabilir.
Hastalığın özelliklerine göre cerrahi, radyoterapi ve kemoterapi farklı kombinasyonlarla uygulanabilir.
Evre 4 Vulva Kanseri
Evre 4 hastalıkta kanser daha ileri komşu yapılara veya uzak organlara yayılmış olabilir.
Evre 4 de kendi içerisinde alt gruplara ayrılır. Tedavi tümörün yayılımına, kişinin genel durumuna ve daha önce uygulanan tedavilere göre multidisipliner olarak planlanır.
Vulva Kanseri Nasıl Tedavi Edilir?
Vulva kanseri tedavisi her hasta için aynı değildir.
Tedavi planlanırken:
- Kanserin tipi,
- Evresi,
- Tümörün büyüklüğü,
- Vulvadaki yerleşimi,
- Lenf bezlerinin durumu,
- Hastanın yaşı,
- Genel sağlık durumu,
- Daha önce alınan tedaviler
dikkate alınır.
Tedavide cerrahi, radyoterapi ve kemoterapi tek başına veya birlikte uygulanabilir. Erken evrede cerrahi tedavi çoğu vakada temel yaklaşımdır. İleri evrelerde radyoterapi ve kemoterapi tedavi planına eklenebilir.
Vulva Kanseri Ameliyatı
Cerrahinin amacı tümörü yeterli cerrahi sınırla çıkarmak ve mümkün olduğunca sağlıklı vulvar dokuyu korumaktır.
Geçmişte daha geniş cerrahiler sık uygulanırken günümüzde uygun hastalarda mümkün olduğunca daha sınırlı ve fonksiyon koruyucu cerrahiler tercih edilebilir.
Radyoterapi
Radyoterapi yüksek enerjili ışınlar kullanılarak kanser hücrelerinin yok edilmesini veya çoğalmalarının engellenmesini amaçlayan bir tedavi yöntemidir.
Vulva kanserinde radyoterapi:
- Cerrahi sonrasında,
- Lenf nodu tutulumu bulunan hastalarda,
- İleri evre hastalıklarda,
- Cerrahi öncesinde tümörü küçültmek amacıyla,
- Cerrahi uygulanamayan bazı hastalarda
kullanılabilir.
Kemoterapi
Kemoterapi kanser hücrelerinin büyümesini ve çoğalmasını engellemeyi amaçlayan ilaç tedavisidir.
Vulva kanserinde kemoterapi özellikle ilerlemiş hastalıkta veya radyoterapinin etkinliğini artırmak amacıyla radyoterapiyle birlikte uygulanabilir.
İleri evre vulva kanseri nadir görüldüğü için uygulanacak sistemik tedavi hastanın durumuna göre bireyselleştirilir.
Tedavi Sonrası Takip
Vulva kanseri tedavisinin tamamlanması takip ihtiyacını ortadan kaldırmaz.
Kontroller sırasında:
- Vulva bölgesi,
- Cerrahi alan,
- Kasık lenf bezleri,
- Yeni gelişen şikâyetler
değerlendirilebilir.
Gerekli durumlarda görüntüleme veya ek tetkikler yapılabilir.
Takip programının sıklığı hastalığın evresine, uygulanan tedaviye ve kişinin risk özelliklerine göre belirlenir. Vulva kanserinde nüks görülebileceği için düzenli takip önemlidir.
Vulva Kanseri Ameliyatı Nasıl Yapılır?
Vulva kanseri ameliyatının kapsamı tümörün büyüklüğüne, bulunduğu bölgeye, birden fazla odak bulunup bulunmadığına ve lenf bezlerine yayılma riskine göre değişir.
Amaç yalnızca kanserin çıkarılması değil, mümkün olduğunca vulvanın anatomik ve işlevsel yapısının korunmasıdır.
Vulvektomi Nedir?
Vulvektomi, vulvanın bir bölümünün veya daha geniş bir kısmının cerrahi olarak çıkarılması işlemidir.
Cerrahinin kapsamı hastadan hastaya farklılık gösterebilir.
Küçük ve erken evre tümörlerde tümörün çevresindeki sağlıklı doku ile birlikte çıkarıldığı lokal cerrahi işlemler yeterli olabilirken daha geniş tümörlerde daha kapsamlı ameliyatlar gerekebilir.
Her vulva kanseri hastasında vulvanın tamamının çıkarılması gerekmez.
Lenf Bezlerinin Değerlendirilmesi
Vulva kanserinin yayılabileceği ilk bölgelerden biri kasık lenf bezleridir. Bu nedenle belirli hastalarda lenf nodlarının değerlendirilmesi tedavinin önemli bir parçasını oluşturur.
Uygun hastalarda sentinel (bekçi) lenf nodu biyopsisi uygulanabilir.
Sentinel lenf nodu, kanser hücrelerinin tümörden ayrılması durumunda ulaşmasının beklendiği ilk lenf düğümüdür. Bu yöntem uygun hasta grubunda gereksiz geniş lenf nodu cerrahisinin azaltılmasına yardımcı olabilir.
Bazı hastalarda ise kasık lenf bezlerinin daha geniş şekilde çıkarılması gerekebilir.
Vulva Kanseri Ameliyatı Sonrası Süreç
Ameliyat sonrası iyileşme süreci operasyonun genişliğine göre değişir.
Ameliyat sonrasında:
- Yara bakımı,
- Ağrı kontrolü,
- Enfeksiyon belirtilerinin izlenmesi,
- İdrar ve bağırsak fonksiyonlarının takibi,
- Hareketliliğin artırılması,
- Lenfödem belirtilerinin değerlendirilmesi
önemlidir.
Geniş cerrahi geçiren bazı hastalarda yara iyileşmesi daha uzun sürebilir.
Cinsel yaşamla ilgili fiziksel ve psikolojik etkiler de tedavi sonrası süreçte ele alınabilir.
Vulva Kanseri Tedavisinin Yan Etkileri Nelerdir?
Tedaviye bağlı yan etkilerin türü ve şiddeti kullanılan yönteme, tedavi alanına ve kişinin genel sağlık durumuna göre değişebilir.
Cerrahi Tedavinin Yan Etkileri
Cerrahi sonrasında görülebilecek sorunlar arasında:
- Ağrı,
- Yara iyileşmesinin gecikmesi,
- Enfeksiyon,
- Kanama,
- Ciltte his değişiklikleri,
- Lenfödem,
- Cinsel fonksiyonlarda değişiklik,
- Beden algısıyla ilgili psikolojik etkiler
bulunabilir.
Kasık lenf nodlarının çıkarıldığı hastalarda bacaklarda veya genital bölgede lenfödem gelişme riski bulunabilir.
Radyoterapinin Yan Etkileri
Radyoterapinin olası yan etkileri arasında:
- Ciltte kızarıklık ve hassasiyet,
- Yorgunluk,
- Vulvar bölgede tahriş,
- İdrar yaparken rahatsızlık,
- Bağırsak alışkanlıklarında değişiklik,
- Vajinal dokularda hassasiyet
bulunabilir.
Yan etkilerin büyük bölümü tedavinin tamamlanmasından sonra zaman içerisinde azalabilir ancak bazı etkiler daha uzun sürebilir.
Kemoterapinin Yan Etkileri
Kemoterapinin yan etkileri kullanılan ilaca göre değişebilir.
Bulantı, kusma, iştahsızlık, yorgunluk, enfeksiyonlara yatkınlık ve kan hücrelerinde azalma gibi etkiler görülebilir.
Tedavi sırasında ortaya çıkan yan etkilerin sağlık ekibiyle paylaşılması önemlidir.
Vulva Kanseri Tekrarlar mı?
Vulva kanseri tedaviden sonra tekrar edebilir. Buna vulva kanseri nüksü adı verilir.
Nüks:
- Vulva bölgesinde,
- Yakın dokularda,
- Lenf bezlerinde,
- Daha nadiren uzak organlarda
ortaya çıkabilir.
Nüks riski ilk kanserin evresi, lenf nodu tutulumu, tümörün özellikleri ve cerrahi sınırlar gibi birçok faktöre bağlıdır.
Bu nedenle tedaviden sonra şikâyet olmasa dahi doktor tarafından belirlenen kontrol programına uyulması önemlidir.
Daha önce vulva kanseri tedavisi gören kişilerde yeni gelişen yara, kaşıntı, kanama, şişlik veya cilt değişikliği olduğunda rutin kontrol tarihi beklenmeden hekime başvurulmalıdır.
Vulva Kanserinden Korunmak Mümkün mü?
Vulva kanserinin tüm vakalarını önlemek mümkün değildir. Bununla birlikte özellikle HPV ile ilişkili vulva kanserlerinin riskini azaltmaya yardımcı olabilecek bazı önlemler bulunmaktadır.
HPV Aşısı
HPV aşısı, vulva kanseri dahil HPV ile ilişkili kanserlerin önlenmesinde önemli bir koruyucu yaklaşımdır.
Aşı özellikle HPV ile karşılaşmadan önce uygulandığında en yüksek koruyuculuğa sahiptir. Bununla birlikte aşının uygulanabileceği yaş grupları ve doz şeması kişinin yaşına ve sağlık durumuna göre değişebilir.
Sigaranın Bırakılması
Sigara kullanımı vulva kanseri riskini artırabilen faktörlerden biridir.
Sigaranın bırakılması yalnızca vulva kanseri açısından değil birçok kanser türü, kalp-damar hastalıkları ve akciğer hastalıkları açısından da önemli sağlık yararları sağlar.
Düzenli Jinekolojik Kontroller
Vulva kanserine yönelik toplum genelinde uygulanan standart bir tarama testi bulunmamaktadır.
Bununla birlikte düzenli jinekolojik muayeneler vulvadaki şüpheli değişikliklerin erken fark edilmesine yardımcı olabilir.
Özellikle VIN, liken skleroz veya daha önce HPV ile ilişkili genital lezyon öyküsü bulunan kişilerin doktor tarafından önerilen takip programına uyması önemlidir.
HPV'den Korunmaya Yönelik Önlemler
HPV'nin bulaşma riskini tamamen ortadan kaldırmak her zaman mümkün değildir.
HPV aşısının yanı sıra bariyer yöntemlerinin kullanılması bulaşma riskini azaltabilir. Bununla birlikte prezervatif genital bölgenin tamamını kapatmadığından HPV'ye karşı tam koruma sağlamaz.
Sigaranın bırakılması ve bağışıklık sistemini olumsuz etkileyebilecek faktörlerden kaçınılması da genel riskin azaltılmasına katkı sağlayabilir.
