Disleksi

“Özel öğrenme güçlüğü” olarak adlandırılan disleksi, okul öncesi dönemde belirtiler vermesine rağmen en çok ilkokul döneminde belirgin hale gelmektedir.

Disleksi Belirtileri Nelerdir?

  • Harflerin anlamakta güçlük çekme
  • Harf sırasını atlama
  • Benzer eş sesli harfleri karıştırma
  • Okuma esnasında bir sonraki alt satıra geçmede zorluk
  • Hece tekrarları yapma
  • Harfleri okurken, yazarken harflerin yerini değiştirme

Çocuğun yaşıtlarına göre geç okuyup yazması disleksi belirtisi olabilir.

Disleksi Kaça Ayrılır?

Öğrenme sorunları birçok alanda görülebilmekle birlikte akademik olarak temelde

  • Okuma bozukluğu (disleksi),
  • Yazılı anlatım bozukluğu (disgrafi),
  • Matematik bozukluğu (diskalkuli) şeklinde üç ana grup olarak özetlenebilir.

Disleksisi olan bireylerin sözcükleri doğru okuma, okuduğunu anlama ve okuma hızlarında problemler vardır. Okuma yazmayı öğrenmede yaşıtlarına göre gecikme görülür. Okurken yanlış ve yavaş okuma, harf, hece ve satır atlama sıktır. Okuduğunu anlamada güçlük çekerler.

Disleksi genetik ve çevresel etkenlerin etkileşimi sonucu ortaya çıkabilir.

Disleksisi olan bireylerin ailesinde Özgül Öğrenme Bozukluğu görülme sıklığı normale göre daha fazladır.

Disleksi Ne Zaman Ortaya Çıkar?

Okul döneminde ortaya çıkıyor

Okul öncesi dönemde belirtiler veren disleksinin belirgin hale geldiği dönem genellikle örgün eğitimin başladığı yıllar olan okul yıllarıdır.

Akademik becerilerde zorluklar süreklilik gösterir. İlkokul 1’de okuma yazma öğrenimi sırasında yaşıtlarına göre okuması geciken bu çocuklar, sonraki yıllarda yavaş okuma, yanlış okuma ve okuduğunu anlamama gibi sorunlar yaşarlar.

Disleksi nörogelişimsel bir bozukluk olan Özgül Öğrenme Bozukluğu’nun bir alt tipidir. Nörogelişimsel bozukluklar genetik ve çevresel faktörlerin etkileşimi sonucu gelişimin erken dönemlerinde ortaya çıkar ve genellikle yaşam boyu süren durumlardır. Yani bir çocuk sonradan disleksi olmaz ancak etkilenen akademik becerilere olan gereksinimler bireyin kısıtlı olan yeterliliğini aşana kadar belirgin hale gelmeyebilir. Yani belirtilerin belirginleşmesi her çocukta aynı dönemde olmaz.

Disleksi sorunu olan çocuklar özel ve zor yaşantıladıkları problemlerden dolayı uyum sorunu yaşarlar. Eğer bu özel durumları fark edilip gerekli ve yeterli destek sunulmaz ise farklı psikiyatrik hastalıklar görülebilir.

Genellikle normal sınıfta ya normal ya da kaynaştırma eğitimi alırlar. Bazı çocuklar bunun yanında ek özel eğitime ihtiyaç duyabilirler.

Sosyal becerilerde sorunlar yaşayabilirler

Disleksisi olan bireylerin sadece akademik alanda değil hayatın başka alanlarında da sorunlar yaşayabilir. Bunlardan biri sosyal becerilerde yaşadıkları problemlerdir. Kendilerini uygun ifade etme konusunda sorun yaşayabilirler.

Eğer uygun zamanda tanınmamış ve gerekli destek sunulmamış ise uzun yıllardır süren çaba ve akademik zorluklar sonucunda;

  • Depresif,
  • Kaygılı
  • Benlik saygısı düşük bireyler olabilir.
  • Kişiler arası ilişkilerde sorunlar görülmeye başlar.

Disleksisi Olan Çocuğa Aile Nasıl Yaklaşmalıdır?

  • Çocuğunun gelişimini yakından takip eden her aile farklılık gördüğünde bu durumu tanımlamak için bir uzmana başvurmalıdır.
  • Çocuğa destek veren olumlu bir çevre ortamı hazırlanmalıdır.
  • Uzman ile birlikte çocuğuna yaşadığı problemi uygun dille anlatıp, güçlü ve zayıf yönlerini fark etmesini sağlanmalıdır.
  • Destekleyici ve cesaret verici olmalı, olumlu ve güçlü yönlerini vurgulamalıdır.
  • Öğretmenleriyle olan iletişim güçlü tutulmalıdır.
  • En önemlisi çocuklarını başka çocuklarla kıyaslamamalıdır.

Dislekside zeka problemi yoktur

Toplumda disleksisi olan bireylerin zeka problemi olduğuna dair yanlış bir kanı vardır. Buna en önemli kanıt disleksili olduğu bilinen Einstein,  Leonardo da Vinci, Rodin, Churcill ve Cher gibi bilim adamları ve sanatçılardır. Bu bireylerde zeka tamamen normal veya üstün olabilir. Buradaki problem beyindeki öğrenme bölgelerindeki sorunlar sonucunda ortaya çıkan öğrenme sorunudur.

Öğretmenlere de bu konuda görevler düşmektedir.

  • Eğitim uzman kişiler tarafından verilmelidir.
  • Çocuğun okuma seviyesini tespit ettikten sonra tümden gelim yöntemini kullanmaları faydalıdır.
  • Sık sık tekrarlama yapmalıdırlar.
  • Sabırlı ve olumlu tutum içinde olmaları, güdüleyici ve teşvik edici olmaları süreci olumlu etkiler.
  • Bu çocukların dikkati çabuk dağıldığından kısa çalışmalar daha etkilidir.
  • Dikkati arttırıcı etkinlikler ve hafıza oyunları da destekleyici olarak kullanılabilir.

Disleksi Nasıl Tedavi Edilmelidir?

Disleksi bir hastalık değildir, altta yatan herhangi psikiyatrik rahatsızlık yoksa özel eğitim ile düzelebilir.

  • Disleksi ve tüm öğrenme güçlüklerinin tedavisi eğitimdir.
  • Özel eğitim okulda verilenden farklıdır çocuk normal bir okulda eğitime devam ederken yanı sıra bireysel ya da grup halinde özel bir eğitime alınır.
  • Eğitim bu alanda uzmanlaşmış kişiler tarafından verilmelidir.
  • Öğrenme güçlüğünü ortadan kaldıracak ilaç tedavisi bulunmamaktadır. Ancak eşlik eden psikiyatrik bir hastalık (kaygı bozukluğu, depresyon vs.) varsa onların tedavisi önemlidir.
  • Dikkat eksikliği eşlik eden bireylerde dikkati artıracak ilaçlar kullanılabilir.
  • Disleksinin şiddetine göre sunulan eğitim desteğinin süresi ve yoğunluğu değişir. Hafif düzeydeki olgularda kısa süreli eğitim desteği bile yeterliyken; ağır vakalarda destek sürmesine rağmen akademik zorluklar devam edebilir.

Video Galeri

Uzmanlarımız

Doç.Dr. Emel SARI GÖKTEN
Çocuk - Ergen Psikiyatri Uzmanı
Yrd.Doç.Dr. Başak AYIK
Çocuk - Ergen Psikiyatri Uzmanı
Yrd.Doç.Dr. Mine ELAGÖZ YÜKSEL
Çocuk - Ergen Psikiyatri Uzmanı
Uzm. Dr. Algun TÜFEKÇİ
Çocuk - Ergen Psikiyatri Uzmanı
İbrahim YAŞA
Dil ve Konuşma Bozuklukları Uzmanı
Klinik Psikolog Leyla ARSLAN ÖZCANLI
Klinik Psikolog
Klinik Psikolog Duygu BARLAS
Klinik Psikolog
Klinik Psikolog Ayşe ŞAHİN
Klinik Psikolog
Klinik Psikolog Aynur SAYIM
Klinik Psikolog
Klinik Psikolog Esma UYGUN
Klinik Psikolog
Klinik Psikolog Gökçe VOGT
Klinik Psikolog
Muammer AYDOĞDU
Ergoterapist
Shahram MOHSENİ
Ergoterapist
İLETİŞİM

İletişim Formu