0216 633 0 633 Randevu Al

Öğrenme Güçlüğü Nedir, Belirtileri ve Tedavisi?

Öğrenme güçlüğü akıl seviyesi normal olabilen ya da normalden daha üst olabilen çocuklarda okuma, yazma, dinleme veya sözel olarak anlatım, akıl yürütme, sorun çözme gibi alanlarda ya da sayısal alanda öğrenilen bilgiyi anlamlandırmada yada uygulamada zorluk yaşamasıdır. Bu çocuklar tembel olarak değerlendirilmemelidir. Yalnızca onların beyinleri biraz daha farklı çalışabilmektedir. Her çocuğun öğrenme yöntemi farlılık gösterebilmektedir. Öğrenme güçlüğü belirtileri her bireyde aynı değildir. Konuşma ve telaffuzda gecikme, dinleme ve izlemede zorluk çekme, sık sakarlık ve kaza gibi durumlar bireyin öğrenme güçlüğü yaşadığını gösterebilmektedir. Öğrenme güçlüğü tedavisi edilebilir bir hastalıktır. Doğru tanı ve tedavi yöntemi ile başarı oranı artmaktadır.

Öğrenme Güçlüğü Nedir?

Öğrenme güçlüğü konuşma, dinleme, okuma, yazma, akıl yürütme, sorun çözme veya sayısal alanda becerilerin uygulanmasında güçlük yaşanması olarak tanımlanabilmektedir. Bunun yanında, bireyin bilgiyi saklaması ve geliştirmesi noktasında da zorluk yaşamasına sebep olmaktadır. Öğrenme güçlüğü yaşayan çocuklar çeşitli belirtilerle bu durumu belli etmektedir. Öğrenme güçlüğü tedavi edilebilir bir rahatsızlıktır. Doğru teşhis ve tedavi ile başarı oranı yükselmektedir.

Öğrenme Güçlüğü Belirtileri Nelerdir?

Öğrenme güçlüğü belirtileri genellikle aşağıdaki etkenlerle kendini göstermektedir;

  • Konuşma ve telaffuzda gecikme
  • Bir şeyi isimlendirirken sözcük bulmada zorluk
  • Yaşından daha az sözcük dağarcığına sahip olma
  • Yüklemlerde yani temel kelimelerde zorlanıyorsa( gitmek, vermek, almak vb)
  • Hecelerin yerlerini değiştiriyorsa
  • Dinleme ve izlemede güçlük
  • Ses-harf arasındaki ilişkiyi öğrenmede güçlük
  • İki anlamlı ( Kafiyeli ) sözcükleri anlamada güçlük
  • Renkleri, sayıları ve harfleri öğrenmede güçlük
  • Derslerde özellikle geometrik şekilleri çizmede zorluk yaşıyorsa
  • Dikkat ve odaklanma sorunları yaşıyorsa
  • Yön bulmada zorluk ve yönleri karıştırma
  • Günlük işlerini izlemede ve yapmada zorluk
  • Arkadaşlarıyla ilişki kurmakta ve sürdürmekte zorluk
  • Zaman ve mekan sorunları yaşanıyorsa
  • El tercihi net olarak gerçekleşmemişse, Yazı yazarken el tercihi hala netleşmediyse
  • Yazı yazarken kalemi tutmada hatalı tutma varsa
  • Koordinasyon gerektiren oyunlarda zorluk( Bisiklet sürmek, topu takip etmek vb)
  • Plan yapmakta güçlük çekiyorsa, planlamada zorluk yaşama
  • Her konuda düşünmeden harekete geçme
  • Sık sık sakarlık ve kaza yaşıyorsa

Çocuğunuzda yukarıda yer alan belirtiler varsa bir uzmandan destek almanız gerekmektedir. Bu belirtiler çocuğunuzda öğrenme güçlüğü olduğunun göstergesi olabilir. Öğrenme güçlüğü yaşıyorsa çocuğunuz mutlaka bir uzmana başvurmanız gerekmektedir.

Öğrenme Güçlüğü Nasıl Tedavi Edilir?

Öğrenme güçlüğü, bir zekâ sorunudur bir hastalık değil, ‘farklılık’ tır. Öğrenme güçlüğü birtakım tedavi yöntemleriyle düzeltilebilir. Öğrenme güçlüğü tedavi yöntemlerinden bazılarını şöyle sıralayabiliriz;

  • Çocukla beraber ailenin de eğitim alması gerekmektedir.
  • Beyinle ilgili detaylı bir inceleme yapılıp sorun nesnel bir şekilde ortaya konmalıdır.
  • Çoğunlukla ilaç kullanılmamaktadır. İlaç eğer çocukta öğrenme güçlüğüne eşlik eden kaygı, depresyon gibi hastalıklar varsa tercih edilmektedir.
  • Psikoloji eğitimiyle tedavi desteklenmelidir.
  • Öğretmen ve aile ile işbirliği yapmalıdır.
  • Okulun programının da takip edilmesi ve bu noktada çocuğa uygun çalışma planının yapılması gerekmektedir.
  • Uzmanın aile ve çocukla birlikte çalışıp, öğrenme kolaylıklarını çocuğa göre düzenlemesi gerekmektedir.
  • Bu sorunun aşılması için ailelerin çocukla beraber belli bir eğitim alması gerekmektedir.
  • Çocuğunda öğrenme güçlüğü olduğunu fark eden ailenin ilk işi, çocuğu olduğu gibi kabul edip çocuğuyla beraber eğitim almak olmalıdır.
  • Çocuğuna uygun egzersizi yaptırmalıdır. Örneğin; 1. sınıfta geç okumaya geçmiş bir çocuk için 10'ar dakikalık okuma seansları yapabilir ve çocuk da bunu taklit edebilir. Çocuğun yazması çok zorlanmamalı, egzersizler yavaş yavaş yaptırılmalıdır. Çocuklar bazı harfleri yanlış çizer, mesela B ve D'yi karıştırır. 1, 3 ve 7'yi ters yapar. Bunlar tipik belirtirdir. Özellikle okuma sırasında atlamalar yaparlar. Bu şekildeki atlamalar ilkokul birinci sınıfta düzeltilmediyse çocuk gelecek yıllarda akademik başarıda zorluklar yaşayabilir. Kimi zaman lise son sınıfa kadar gelmiş çocuklarda bile öğrenme güçlüğü görülmekte ve düzeltilmektedir.

Ailenin öğrenme güçlüğü sorununu dikkate aldığı zaman 8 aylık tedavi ile bu şikâyet sona erdirilebilmektedir. Ancak aile bu sorunu fark etmesine rağmen ciddiye almazsa sorunun çözümü için harekete geçmezse çocuk hayatının bir aşamasında okumaktan kaçmak gibi dersin başına oturmak istememe gibi kaçma davranışları ve davranış bozuklukları göstermektedir. Bu davranışları engellemek için çocuğu anlayışla karşılayıp, gerekli yardımı almasını sağlamak gerekir. 
Bazen ders çalışma konusunda anne-baba ihtilafa düşüyor, aralarındaki ilişki bozuluyor. Bu ve benzer olayların önüne geçebilmek amacıyla çocuğun ders çalışmasını sağlamak için araya gölge öğretmen, yardımcı abla koyabilirler ya da bu işi teknik olarak öğreten bir kurumdan destek alabilirler. Ailelere burada düşen görev, çocuklarının farklı olan özelliklerini bulup, iyi taraflarını öne çıkarmak olmalıdır. Çünkü bu çocuklar zihinsel engelli olmadıkları için birçok işi başarılı şekilde yapabilirler. Bu geçici bir durumdur. Öğrenme güçlüğü olan çocuklarda kısa süreli bellek problemleri olarak da değerlendirilebilmektedir. Bazı değerlendirme testleriyle sürecin olumlu bir şekilde ilerlemesi hedeflenmektedir. 5-17 yaş grubu çocuklara uygulanan  CAS Testi (Cognitive Assessment System) zihinsel açıdan değerlendiren zeka ve yetenek testidir. CAS Testi kısa süreli görsel işitsel belleği ve dikkat ölçer. Siz de bu test ile çocuğunuzu keşfetmek istiyorsanız https://npistanbul.com/ogrenme-testi-cas-cognitive-assesment-system linkinden detaylı bilgiye ulaşabilirsiniz.

Öğrenme güçlüğü beynin bazı fonksiyonlarındaki aksamayı gösterir ama bir hastalık değildir. Genetik ya da nörobiyolojik etkenlerin oluşturduğu bir durumdur. Bu problemler, okuma, yazma ya da matematik gibi temel derslerin öğrenilmesini zorlaştırabilir.
Bunun sebebi net olarak bilinmemektedir. Araştırmalar beyin yapısındaki işlevsel değişiklikler ile bağlantılı olduğunu göstermektedir. Bu değişiklikler doğuştan oluşmaktadır. Ebeveynlerde benzer bir hikaye varsa veya kardeşlerden birinde öğrenme güçlüğü saptandıysa diğer çocukta da görülme oranı yükselmektedir.
Tedavi uygulanırken ilk adım psikoloji eğitimi olmaktadır. Ebeveynlere, öğretmenlere ve çocuğa yapılan eğitim terapisi, olayın kavranması ve sürecin nasıl işleyeceğinin belirlenmesinde son derece önemli rol oynamaktadır. Tedavinin ilerleyen süreçlerinde ise evde ve okulda aynı zamanda sürecek bir özel eğitim ve müdahale programı uygulanmalıdır.
Bu süreci okul ile birlikte yürütmek diyalog halinde olmak son derece önemlidir. Böylelikle öğretmenlerin çocuğu tanıması ve ihtiyaçlarına yönelik davranış modeli geliştirmesi sağlanmaktadır. Her çocuğun başarılı olduğu ya da problem çektiği durumlar birbirinden farklıdır. Bu değişiklikler görsel, işitsel, dokunsal ya da kinestetik (hareket) alanda kendini belli etmektedir. Çocuğun hangi kısımda gelişmiş olduğu gözlemlenerek buna uygun davranış modeli geliştirmek tedavi sürecine katkıda bulunmaktadır. Görsel algısı güçlü çocuklar için kitaplar, videolar kullanılabilir. İşitsel algısı güçlü çocuklar için de ders konuları sesli olarak kayıt edilebilir. Böylelikle çocuk evde konuları dinleyerek tekrar edebilir. Aynı zamanda arkadaşlarıyla çalışmasına teşvik etmek de sürece olumlu katkı sağlayabilmektedir.
Yayınlama Tarihi:
17 Ekim 2018
Güncelleme Tarihi:
20 Mayıs 2022