İletişim Neden Önemli

İLETİŞİMİN TEMEL ÖGELERİ

Bunlara dikkat ediyor musun?

Konuşurken ses tonuna, göz teması kurmaya, yumuşak ve nazik bir dil kullanmaya, zaman zaman durup karşı tarafa da söz hakkı vermeye, aktif dinlemeye dikkat ediyor musun? İletişim kurarken bu saydıklarım konusunda dikkatli olan kişiler sosyal açıdan daha çok kabul görürler, daha az yanlış anlaşılırlar, daha iyi dostluklar kurarlar. İletişim kurarken sadece söylediklerimiz değil aynı zamanda beden dilimiz de çok önemlidir. Hem kendi bedenimizin verdiği tepkiler hem de karşı tarafın tepkileri iletişimin önemli bir kısmını oluşturur. Örneğin anlattığımız konu karşı tarafta “bir merak uyandırdı mı, yoksa artık sıkıldı ve dinlemek istemiyor mu?” bunu anlamak çok önemli bir sosyal beceridir.

İletişim

İnsanlar yaşamlarının büyük bir bölümünü iletişim kurarak geçirirler. İnsanlar arasında duygu, düşünce ve bilgilerin sözlü veya sözsüz olarak başkalarına bildirilmesi iletişimdir. İletişimde yapılan bazı hatalar bizleri olumsuz sonuçlara götürebilir. Yanlış anlaşılabiliriz, bazı konular istediğimiz gibi sonuçlanmayabilir, ilişkilerimiz bozulabilir ve hatta ilişki kurduğumuz kişileri kaybetmemize neden olabilir. Doğru bir iletişimle bu riskleri en aza indirebiliriz.

İyi bir iletişim için neler gereklidir?

Ses tonuna dikkat etmek

Göz teması kurmak

Kişinin ne söylediğine konsantre olmak

Kişinin beden dilini gözlemlemek

Yumuşak ve nazik bir dil kullanmak

Ara sıra başını sallayarak karşı tarafı dinlediğini göstermek

Anladığını kendi cümlelerinle yansıtmak

Zaman zaman durup karşı tarafa da söz hakkı vermek

Aktif bir dinleyici olmak

Aktif dinleme nedir?

Aktif bir dinleyici, tüm dikkatini anlatan kişi üzerinde yoğunlaştırır. Karşıdaki kişi ile göz kontağı kurar. Karşıdakinin anlattıklarını dinlediği gibi, el kol hareketleri, vücut duruşu, jest ve mimiklerinden oluşan beden dilini de gözlemler. Aktif bir dinleyici, sadece karşıdaki kişiyi dinlemez, dinlemenin yanında anladığını ifade etmek için ara ara başını sallar, anladıklarını ara ara karşı tarafa sunar ve böylece karşısındaki kişi dinlendiğini ve anlaşıldığını hisseder.

Ben Dili ve Sen Dili

Bizi rahatsız eden zor bir durumla karşılaştığımızda nasıl tepki göstereceğimiz konusunda zorlanabiliriz. Bu tür durumlarda ben dili yerine sen dili kullandığımızda sorunu çözmek daha zorlaşabilir.

Örneğin; bir arkadaşınız buluşmalarınıza geç gelmeyi alışkanlık haline getirdi. Burada sen dili içeren ifade, ‘Sana kaç kere söyledim buluşmalara böyle geç kalmamanı. Beni hiç dinlemiyorsun ve çok düşüncesizce davranıyorsun’ şeklindedir. Ben dilinde ise ‘buluşmalarımıza geç kalıp beni beklettiğinde kızıyorum çünkü kendimi dikkate alınmıyor hissediyorum. Bundan sonra buluşma saatlerine daha dikkat etmeni istiyorum böyle olursa bir daha böyle bir tartışma yaşamayacağımızı düşünüyorum.’ şeklinde bir ifade olabilir. Örnekten de anlaşılacağı gibi sen dili karşı tarafı suçlayan bir dildir. Olumsuz genellemeler içerir, karşı tarafı savunma ihtiyacı içine sokar ve karşı taraf kızgınlığın nedenlerini tam olarak anlayamaz. Ben dilinde ise karşı taraf kızgınlığın asıl sebeplerini anlar. Karşı taraf savunma ihtiyacı içinde olmayacağı için dinleme olasılığı daha yüksektir. Kişinin davranışına yöneliktir ve çözümcüldür. Karşı tarafa bir öneri sunularak sorun çözülmeye çalışılır.


PROBLEM/ÇATIŞMA ÇÖZME

Çatışmayı nasıl çözebilirim?

Bazen sorunlar çıkar, kendini arkadaşınla, ailenden biriyle hatta belki de öğretmeninle çatışma içinde bulursun. Çatışmaları daha kolay çözebilmenin bazı yolları vardır. Bu yollara ulaşmadan önce bilmen gereken bazı ipuçları var. Öncelikle duygunu fark et ve “ben dili” kullanarak ifade et. “Bu konu beni çok üzdü.”, “Sen beni üzdün.” cümlesinden daha fazla karşı tarafa ulaşır ve hemen savunmaya geçmesini önler, durumun üzerinde daha fazla düşünmesine ve sakinleşmesine neden olur. Sakinleşmek, durumu enine boyuna düşünmek ve doğru hamleler yapmak için ilk şarttır. Rahatsız olduğumuz durumu yine “ben dili” kullanarak ifade etmek çok işe yarar. Bazen de istemediğimiz ya da yanlış olduğunu düşündüğümüz durumlarda akranlarımızla karşı karşıya geliriz. Bu durumda “hayır” diyebilmek önemli bir beceridir. Unutmayın arkadaşınız olduğu için istemediğiniz halde “evet” demek zorunda değilsiniz.”


YAKINLIK KURMA

Kiminle daha yakın olabilirim?

Özel alanı herkesle değil, güvenip ayrıştırılan ilişkilerde paylaşmak üzerine farkındalık… Her arkadaşlık aynı seviyede yakınlık içermez. İçermek zorunda da değildir. Ama hepimiz daha yakın ve güvende hissettiğimiz, rahatça paylaşımlarda bulunabileceğimiz arkadaşlıklara ihtiyaç duyarız. “Ya her şeyimizi paylaştığımız arkadaşımız çok da güvenilir biri değilse?” Sadece onda kalmasını istediğimiz bazı konuların yayıldığını görürsek? Hiç birimiz böyle bir hayal kırıklığı yaşamak istemeyiz. O halde yakın arkadaşlarımızı seçerken acele etmemeli, zaman tanımalı ve gerçekten güven duyduğumuzdan olabildiğince emin olmalıyız. Bunu ormandaki zehirli olmayan bitki aramaya benzetebilirsin. Bunun için biraz zaman ve gözleme ihtiyaç vardır. Bu işle uğraşan bilim insanları birçok incelemelerde bulunur, bitkiyi detaylıca inceler, mikroskopla bakar en sonunda güvenli olduğuna karar verir. Sen de arkadaş seçimlerini yaparken biraz zaman ayırıp dikkatli bir gözlem yaparsan daha güvenilir ilişkiler kurabilirsin.


ROMANTİK DUYGULAR

Ona karşı çok farklı duygular besliyorum?

Bazen sende bambaşka duygular uyandıran biriyle karşılaşırsın, daha önce pek bilmediğin duygulardır bunlar… Heyecan duyarsın, özlersin, yakınında olmak istersin.. Aslında bu yaşlarda hemen herkesin hissettiği duygulardır bunlar… Bazen “sende kalsın” istersin, bazen de karşı tarafa bunu söylemek ve onun ne hissettiğini bilmek istersin… Cevap seni çok mutlu edebilir, belki de tam bir hayal kırıklığı olacaktır. Her iki duruma da hazırlıklı olmak gerekir… Çünkü maalesef bazen duygular karşılıklı olmaz. Unutma hayal kırıklıkları geçicidir, ama bir süre bu olumsuz duygularla baş etmen gerekecektir. 


ROMANTİK İLİŞKİLER

Her şey çok güzel gidiyordu ama sonra?

Duygular karşılıklı olunca her şey yolunda gidecek diye düşünürüz. Ama gerçekte, hoşlandığımız biriyle ilişkimizde mutlu, heyecanlı, coşkulu ve sevgi dolu hissettiğimiz anlar ve bununla birlikte bazen kızdığımız, kıskandığımız ya da kırıldığımız zamanlar da olur. Bu çok normaldir. Çatışmaların olduğu yerlerde duygularını ifade ederken “ben” dilini kullanmayı unutma, duygularını ifade etmekten çekinme, çok yoğun bir duygu içerisindeysen sakinleşmek için zaman iste, suçlayıcı değil, anlamaya çalışan biri ol, yine de istemediğin bir şeyse “hayır” de, rahatsızlığını ifade et. Unutma romantik ilişkilerdeki sorunlar da tıpkı diğer ilişkilerimizde olduğu gibi çözebilmek için önce sakinleşmeyi gerektirir.

Romantik ilişkilerde sorun çözme becerisi

Romantik ilişkiler gençlerin hayatında önemli bir yere sahiptir. Çünkü gençlerin zamanlarının büyük bir kısmı romantik ilişkilere yoğunlaşmış bir şekilde geçmektedir. Romantik ilişkilerde duygular karşılıklı olunca her şey yolunda gibi gözükür. Ama gerçekte, hoşlanılan biriyle ilişkide mutlu, heyecanlı, coşkulu, sevgi dolu hissedilen anlar kadar bazen kızdığımız, kıskandığımız ya da kırıldığımız zamanlar da olur. Bu çok normaldir. Romantik ilişki yaşanırken bu ilişkinin gidişatını olumsuz etkileyen, yıpratıcı, örseleyici, bazen de ilişkiyi sonlandıran birtakım sorunlar olabilir. Romantik ilişkileri olumlu ve olumsuz etkileyen de sorun çözme becerisidir. Romantik ilişkilerde sorun çözme becerisi, kişilerin sorun karşısında birbirlerini anlamaya çalışma, duygularını ifade etme, birbirlerinin gereksinim, duygu ve düşüncelerine yönelme davranışlarını ortaya koymaktadır. Soruna yönelmenin romantik ilişkide var olan sorunu azaltıp, daha sağlıklı ve doyum alınan bir ilişkinin varlığından söz edilebileceği düşünülmektedir. İlişkideki sorunları çözmek için atılan her adımın ilişkiyi geliştirdiği ve ilişkiden alınan doyumu arttırdığı görülmüştür. Romantik ilişkide çatışma kaçınılmaz bir durumdur. Ancak çatışmaların olduğu durumlarda duyguları ifade etmek gereklidir. Kişi çok yoğun bir duygu içerisindeyse sakinleşmek için biraz zaman isteyebilir. Duyguların ifadesinde ben dilini kullanılmalı ve suçlayıcı bir dil seçilmemelidir. Yine de istenmeyen bir durum söz konusuysa rahatsız olunan durum ifade edilmeli ve gereken durumlarda “hayır” denebilmelidir. Unutulmaması gereken konu, romantik ilişkilerdeki sorunları çözebilmek için de tıpkı diğer ilişkilerde olduğu gibi önce sakinleşmenin gerekli olduğudur.

Paylaş: