Cinsel Eğitim

Son yıllarda çok fazla değişimden geçtin, bedeninde birçok değişiklik oldu, düşüncelerin ve duygularında da… Bazen eskiye göre çok daha hızlı öfkelendiğini fark ediyorsun ya da bazen bedenindeki bu hızlı büyümeye alışmakta zorlanıyorsun. Cinsiyetinle ilgili olarak da birçok değişim yaşadın. Kızlarda adet kanamaları başladı, göğüsleri büyüdü ve kıllanmaları arttı. Erkeklerde ses kalınlaştı, boylar çok hızlı uzadı ve terlemeler arttı. Bu değişimlerin hepsi sizi yetişkin olmaya doğru hazırlar, cinsiyet özellikleriniz de ileride çocuk sahibi olmanız ve neslin devamı için gerekli biyolojik durumlardır.

Cinsiyetle ilgili özellikler

Ergenlikle birlikte gençlerde büyüme ve gelişmede hızlı bir artış görülmeye başlar. Boy uzaması ve vücut hatlarının kız ya da erkek yönünde farklılaşması ile birlikte ikincil cinsiyet karakterleri dediğimiz birtakım değişikler ortaya çıkar. İkincil cinsiyet karakterleri, kızlarda göğüslerin büyümesi, kıllanmanın artması ve adet döngülerinin başlaması gibi durumlardır. Erkeklerde ise ses kalınlaşır, kıllanma artar ve cinsellikle ilgili rüyalar görülmeye başlanır. Bu değişiklerin temelinde vücutta düzeyleri ve salınımlarında değişikler ortaya çıkan cinsiyet hormonları yatar. Büyümeyle birlikte beynimizdeki önemli bir salgı organı olan hipotalamustan salgılanan FSH, LH, Prolaktin, GnRH gibi hormonların salınımı artar, bu cinsiyet hormonları vücutta üreme organları ve diğer organlarda değişiklikler oluşmasına neden olur. Üreme organlarının gelişmesi ve östrojen, progesteron, testosteron gibi hormonlar salgılanmaya başlamasıyla kızlarda 28 günde bir adet döngüleri oluşmaya başlar, erkeklerde ise ereksiyon ve ejakülasyon görülmeye başlanır. Tüm bu biyolojik değişimler gencin erişkin olma yolculuğunda kazandığı özelliklerdir. Bu özellikler ileride yetişkin yaşamda doğurganlığın oluşması ve neslin devamı için gerekli biyolojik özelliklerdir.


YAKINLAŞMA- Cinsel Yakınlaşma?

Romantik ilişkilerde sevginin ifade edilme yollarından biri de tensel yakınlaşmadır. Bu durum içgüdüsel ve gelişime uygun bir istek olmakla birlikte yapılan araştırmalarda cinsel birlikteliğin çok erken yaşlarda başladığı olgularda ilerleyen yıllarda cinsel işlev bozukluklarının ve diğer psikiyatrik bozuklukların daha fazla görüldüğü saptanmıştır. Yakınlaşmalarda her iki tarafın onayının olması ilk ilkedir. Bu paylaşım genç için özel bir durumdur ve sevgi hissettiği kişiyle yaşaması daha doğal ve sağlıklı olanıdır. Bununla birlikte cinsel yakınlaşmaların getireceği olası riskler ve bulaşıcı hastalıklar mutlaka bilinmesi ve dikkatli olunması gereken durumlardır.

Cinsel yakınlaşma

Ülkemizde 18 yaş altındaki genç bireylerin adli mercilerin izni olmadan evlenmesi yasal değildir. Ancak buna rağmen bazı yörelerde kültürel olarak uygun görüldüğü için erken yaşta evliliklere rastlayabiliyoruz. Erken yaştaki evliliklerin henüz bireyin, psikolojik ve sosyal olgunluğu tamamlanmadığı için ruh sağlığı açısından olumsuz etkilerinin olacağı düşünülmektedir.

Ergenlik döneminde genç bireylerde romantik duygular ortaya çıkabilir. Hoşlandığı kişiyi sürekli düşünme, ona karşı hoş duygular besleme, birlikte zaman geçirmeyi hayal etme gibi istekler romantik duyguların bir yansımasıdır. Romantik duygulara erotik duygular eşlik edebilir. Erotik duygular hoşlandığınız kişiyle cinsel yakınlaşmayı ifade eder. Ergenlik döneminde romantik ve erotik duygular yaşamak normal gelişimin bir parçası olmakla birlikte gençler bu konularda bilinçli olmalıdır. Yapılan bilimsel araştırmalarda cinsellik ne kadar erken yaşta başlarsa o kadar fazla oranda ergen gebelikleri, cinsel yolla bulaşan hastalıklar, psikiyatrik hastalıklar ve ileriki yaşlarda cinsel işlev bozuklukları görüleceği saptanmıştır. Bu nedenle ergenlerin cinsellik konusunda da bilinçli olması, cinsel yolla bulaşan hastalıklar ve bunlardan korunma yollarını öğrenmesi, cinsellikle ilgili riskli davranışlardan kaçınmaları ileride sağlıklı cinsellik yaşamaları ve ruh sağlıklarını korumaları açısından önemlidir.

Paylaş: