• tv.uskudar.edu.tr
  • Psikoyorum.tv
  • TANPA - Türk Amerikan Nöropsikiyatri Derneği
  • TBHD - Tedavisel Beyin Haritalamaları Derneği
 

Beyin İnceleme Teknikleri ve Beyin Checkup

PDF

Ruhsal hastalıkların beyin hastalığı olduğu ve her ruhsal hastalığın beyinde fonksiyonel bir bozulmayı işaret ettiği artık genel kabul görmüş bir bilgidir.
Yeni beyin araştırma teknikleri beyindeki yapısal ve fonksiyonel bozukluklar hakkında bilgi vermekte ve bu yolla psikiyatride de kullanım alanı bulmaktadır.

NPiSTANBUL Nöropsikiyatri Hastanesil.Kraniyal MR (Manyetik Rezonans Görüntüleme):Manyetik alan ve radyo frekans dalgalarını kullanarak beynin yapısı hakkında bilgi veren görüntüleme tekniğidir. Çekim sırasında radyasyon vermez, kanser yapıcı etkisi yoktur. Beyin dokusundaki hastalıkla ilişkilendirilebilecek değişiklikler ve damar yapılarındaki bozulmalar hakkında bilgi verir.

Volumetrik MR2. Volumetrik MR: Standart Kraniyal MR çekimi gibi yapılır. Görüntüler daha ayrıntılı şekilde (ince kesitlerle) alınır ve incelenmek istenen beyin bölgesinin hacmi ölçülür. Bu yolla beyin hacmindeki değişikliklerin normalden farklılık gösterip göstermediği anlaşılabilir. Eğer hastalık varsa, bunun ilerlemesi tekrarlayan çekimlerle takip edilebilir.

3. Bilgisayarlı Beyin Tomografisi (BT): X ışınlan kullanılarak beyin yapılarının görüntüsü elde edilir. Radyasyon içerdiği için hamile kadınlar ve çocuklarda kullanılamaz.

BEYNİN İŞLEYİŞİ HAKKINDA BİLGİ VEREN GÖRÜNTÜLEME TEKNİKLERİ

1. Pozitron Emisyon Tomografisi (PET); Single Photon Emission Computerized Tomography ( SPECT): Radyoaktif olarak İşaretlenmiş bir molekül vücuda verilir ve bu molekülün vücuttaki hareketleri takip edilir. Çoğunlukla kanserli dokunun yerini tesbit etmek için kullanılır. Radyoaktif maddeler kullanıldığı için hastanın belli bir süre hamile ve çocuklardan uzak durması gereklidir. Beynin bölgesel kan akımı ve metabolizması konusunda bilgi veren bu tetkiklerin psikiyatride kullanımı araştırma amaçlıdır.

2. Magnetoensefalografi (MEG): Beyindeki işlemler sırasında oluşan manyetik alan değişikliklerini takip ederek işleyen bölgeleri tesbit eder. Beyindeki epileptik odağı üç boyutlu olarak gösterebilir. Psikiyatride kullanımı araştırma amaçlıdır.

Fonksiyonel MR3. Fonksiyonel Beyin MR'ı (fMRI): Beynin belli bölgelerini aktif haldeyken görüntülemeyi amaçlar. Çekim sırasında hastaya örneğin görsel uyaran (değişik duygu ifadeleri yansıtan yüz fotoğrafları gösterilerek) ya da işitsel uyaran (farklı sesleri ayırdetmesi istenerek) verilir. Bunun sonucunda hastada belli beyin bölgelerinde kan akımı ve bölgenin oksijenlenmesi artar. Fonksiyonel MR çekimi bu değişimi ölçmeye duyarlıdır. Bu şekilde beynin aktive olan bölgeleri görüntülenir. Tedavi sonrası aynı çekim tekrarlanabilir ve beynin verdiği yanıttaki değişim takip edilebilir. Psikiyatride kullanımı araştırma amaçlıdır.

4. Klasik EEG: Beynin ürettiği çok düşük voltajlı elektrik sinyalleri saçlı deriye bağlanan elektrotlarla kaydedilir. Elde edilen grafik incelenerek elektriksel aktivitede bir anormallik (ör. epileptik odak, normalden yavaş ya da hızlı aktivite... vb) araştırılır. Bu sayede kişide epilepsi ya da başka bir nörolojik hastalık olup olmadığı anlaşılır. Psikiyatrik tanı konma aşamasında nörolojik hastalıkları dışlamak amacıyla pek çok merkezde rutin olarak kullanılmaktadır.
  • - Psikiyatrik bir tanı konmadan önce fiziksel ve nörolojik bir bozukluk olasılığı dışlanmalıdır.
  • - Psikiyatrik hastaların %64-68'inde EEG de bozukluk görülmektedir. Bu beyin hasarını dışlamaktan öte tanısal anlam taşıyan bir tetkiktir.

5.Kantitatif EEG, Beyin Haritalaması (QEEG / MAP): Ruhsal hastalıkların beyin hastalığı olduğu ve her ruhsal hastalığın beyinde fonksiyonel bir bozulmayı işaret ettiği artık genel kabul görmüş bir bilgidir. Beynimizin ürettiği dalgaların anlamlı dalgalar olduğu ve bu dalgaları ölçerek beyin fonksiyonu hakkında yorumlar yapmanın psikiyatri pratiğinde önem taşıdığı bilinmektedir. Tedaviye dirençli durumlarda tedavi seçimi, tedavinin fizyolojik etkisinin belirlenmesi, tedavi etkinliğinin objektif olarak değerlendirilmesi için biyolojik değerlendirmeler gerekmektedir. Tedaviye yanlış başlamamak, tedavi ihtiyacını göstermek ve tedavinin etkinliğini kanıtlamak için QEEG artan ölçüde değerli bir tekniktir.

Kantitatif EEG klasik EEG'nin bilgisayar teknolojisi kullanılarak geliştirilmiş bir formudur. Bu tetkikte klasik EEG çekiminde elde edilen grafik özel bir bilgisayar programıyla analiz edildikten sonra renklerle kodlanarak beynin fizyolojik haritası elde edilir. Grafikteki farklı dalgaların, farklı yaş gruplarında belli oranlarda olması gerekir. Örneğin delta ve teta dalgaları yavaş dalgalardır. Daha çok beynin uykuda ve yorgunluk durumunda ürettiği dalgalardır. Alfa dalgaları istirahat durumunu gösteren dalgalardır. Beta dalgaları ise hızlı aktivite olup oksijenlenme, kanlanma ve metabolik hızlanma ile paralellik gösterir.

Bazı ilaçlar da beta dalgalarını artırır. Stres, kaygı ve uyarılmışlık durumunda sıklıkla baskın hale geçer. Standart günlük yaşamda beynimiz kimyasal ve elektriksel ileti ile çalışır. Kimyasal reaksiyonlar hücreden hücreye sinaptik aralıklar (kavşak) da ateşleme yaparak ilerlerler. Bilgi akışı ve enerji transferi biz düşünürken ve konuşurken böylece çalışır. Başlıca beyin kimyasalları olan serotonin, noradrenalin, dopamin, asetil kolin gibi kimyasal iletiler yoğun olarak akış gösterirler. Bütün psikiyatrik hastalıklarda kimyasal reaksiyonların beyinde bozulduğu artık bilinmektedir. Yani ruhsal dediğimiz hastalıklar aslında kimyasal hastalıklardır.

Hastalık durumlarında beyindeki kimyasal reaksiyonlar hızlanabilir. Böyle durumlarda artık beynin biyoelektrik faaliyetinde normalin dışında değişiklikler olmaya başlar.

Çekimden sonraki bilgisayar analizinde hastanın verileri normal verilerle kıyaslanarak haritalama yapılır ve normalden sapma gösterip göstermediği anlaşılır. Bu şekilde beynin kimyasal faaliyetinde bir düzensizlik olup olmadığı hakkında dolaylı olarak bilgi edinilir. Bu bilgiler Depresyon, Obsesif kompulsif bozukluk. Alkol ve madde bağımlılığı. Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu, Alzheimer gibi hastalıklarda özellikle önem taşır.

EEG tanı koydurucu değil, tanıyı güçlendiricidir. Her laboratuvar tekniğinde olduğu gibi QEEG'de de yanlış negatif ve yanlış pozitif sonuçlar çıkabilir. Özellikle beyin dalgalarını parazitsiz olarak ölçmek çok zor olduğu için hekimin deneyimi ve yorumu çok önemlidir. Klinik bulgularla birleştirilerek yorum yapılır. Tek başına QEEG/ Beyin haritalama tekniği tanı koydurucu değildir.

Ayrıca sağlıklı gönüllülerde oluşturulmuş normal veri tabanı (Normative Database) ile karşılaştırılarak daha sağlıklı yorumlar yapılır. Tedavi öncesi ve sonrası takipte bu bulgu önem taşır. Eğer tedaviden sonra beyinde dalga dağılımı değişmişse tedaviye cevapta olumlu gösterge olarak yorumlanır. (State Marker). Eğer tedaviye cevap değişmemişse yatkınlık göstergesi olarak yorumlanır (Trait marker). Böylece klinik değerlendirmeye biyolojik bir katkı sağlanmış olur.

QEEG nin psikiyatride kullanımı ile ilgili çok sayıda araştırma yapılmıştır. Elde edilen veriler QEEG nin ayırıcı tanı, ilaç seçimi ve tedavi sonucunun değerlendirilmesinde yardımcı olabileceğini ortaya koymaktadır. QEEG profillerinin aynı tanıyı almış hastalarda farklı alt grupların varlığını ve bunların farklı ilaçlara daha iyi yanıt verdiğini ortaya koyarak grupları ayırt etmede işe yarayabileceğini gösteren araştırma sonuçları mevcuttur.

QEG: Tedavi Öncesi QEEG: Tedavi Sonrası

QEEG'nin nörobiyogeribildirimde kullanımı
Neurobiofeedback' bilindiği gibi cilt ısısı, cilt direnci, kalp atım sayısı, solunum sıklığı ve beyin dalgalarının bilgisayar ekranında monitorize edilmesi ve kişinin organlarının çalışmasını denetlemesi esasına dayanır.

Kaygı bozukluklarında ve organ dili ile yaşanan atipik, örtülü depresyonlarda çok İşe yarar. Kişi bilgisayar ekranında bedensel duyumlarını görür ve düşünce gücü İle bu duyumlara hükmeder. Bu becerileri öğrendikten sonra kendisi ayrıca uygulayarak stres yönetimini öğrenir.

QEEG / beyin haritalama bilgileri nörobiyogeribildirim tedavisi için bölgesel bilgi vererek uygulamada psikologa destek sağlar. Hangi beyin bölgesinden başlayacağına dair yol göstericidir.

6. ERP (Uyarılmış potansiyeller) Özel durumlarda kişiye bazı işlemler yaptırılır, görsel-işitsel-düşünsel uyarılar verilir ve beyin dalgaları kaydedilir. Beynin verdiği cevap hızı ve türüne göre zihinsel aktiviteler hakkında değerlendirmeler yapılır.

7. LORETA (Düşük Rezolüsyonlu Elektromanyetik Tomografi) Klasik EEG çekiminden sonra özel bir bilgisayar programı ile beyin dalgalarının potansiyel farklılıklarının tomografisi üç boyutlu görüntü haline getirilir. Hangi derin beyin bölgesinin saçlı deriden ölçülen EEG sinyalini oluşturduğu hakkında fikir verir.

Loreta Görüntülemesi

8. Farmako EEG nedir? QEEG' nin beyin frekanslarının analizini yaptığını belirtmiştik. İlaçların beyin frekansları üzerinde yaptığı değişiklikleri ölçerek bilgi verir, ilaçtan önce çekilen QEEG, bir ve/veya üç saat sonra tekrarlanır. Haritalamadaki değişikliğe göre cevap veren veya vermeyen "test dose" değerlendirmesi yapılmış olur. Tedaviye dirençli vakalarda uygulanır.

ÖZETLE;
Psikiyatride beyin incelemesi günlük psikiyatrik pratikte gittikçe daha çok başvurulabilir olmuştur. Psikiyatrinin biyolojik ölçülebilirlik ihtiyacına cevap vermeye başlamıştır. Özellikle tedaviye dirençli durumlarda uygun biyolojik ölçümler tedavi seçimi ve değerlendirmesinde kullanılarak yanlış tedaviye başlanmasını engelleyebilir. İlaç tedavisine ihtiyacı göstermek ve tedavinin etkinliğini kanıtlamak psikiyatride giderek daha gerekli hale gelmiştir. Beyin görüntüleme teknikleri içerisinde Volumetrik MR beyinde hacim değişikliklerini belirlemede kullanılmaktadır. QEEG / beyin haritalama ise hasta açısından zahmetsiz ve kolay bir teknik olup, beyin kimyası hakkında bilgi vermesiyle psikiyatrik kullanımda değeri giderek artan bir tetkiktir. Bu teknolojik gelişmeler yardımıyla, nörolojik bilimler ve psikiyatri, beyin fonksiyonlarındaki bozulmanın nerede ve ne boyutta olduğunu anlamada geçmişe göre çok daha iyi bir noktadadır.

NÖROPSİKOLOJİK CHECK-UP NEDİR?

Beyin check-up'ı da denilen Nöropsikolojik check-up, kişinin zihinsel ve psikolojik işlevselliğinin normal düzeyde olup olmadığının araştırılmasıdır. Hızlı yaşantı, sosyal hareketlilik, çevre kirliliği, elektromanyetik kirlilik, stresli günlük yaşam, zaman baskısı sonuçta insan beynine bedel ödetmeye başladı. Kişilik değişimi, baş ağrısı, baş dönmesi, baygınlık, unutkanlık, yorgunluk, sinirlilik, dikkat dağınıklığı, konsantrasyon güçlüğü, içki ve sigaraya fazla yönelme gibi belirtiler beyinsel bir taramadan geçmek için yeterli nedenlerdir. Özellikle 40 yaşın üzerinde günlük yaşamda performans düşüklüğü gösteren iş adamları ve yöneticiler için önemlidir.

Ailesinde Aizheimer hastalığı olan risk grubu kişilerde, öğrenme güçlüğü çeken çocuk ve gençlerde nöropsikolojik taramadan geçmek geleceğe hakim olmada büyük kolaylıklar sağlar. Yeni geliştirilmiş koruyucu tedavi tekniklerinden faydalanmada zaman kazandırır. Nörolojik hastada psikiyatrik bozukluğu, psikiyatrik hastada nörolojik bozukluğu aramada faydalıdır.

"NÖROPSİKOLOJİK CHECK UP" TA STANDART UYGULAMAMIZ

1. Nörolojik muayene: Zihinsel işlevlerde bozulmaya yol açacak nörolojik bir hastalık olup olmadığı değerlendirilir.

2. Psikiyatrik muayene: Zihinsel işlevlerde bozulmaya yol açacak psikiyatrik bir hastalık olup olmadığı değerlendirilir.

3. Nöropsikolojik inceleme: Üst düzey beyin işlevlerini (planlama, dikkat, konsantrasyon, hafıza .. vb) ölçmeye yarayan testler uygulanır. Bunun için SPM; COG; DAUF; NVLT gibi bilgisayarlı testler ya da karşılıklı görüşme tekniği ile uygulanan özel bir grup testten hastanın durumuna uygun olanlar kullanılır.

4. Nörogörüntüleme: QEEG, Volumetrik Kraniyal MR, PET, SPECT çekilerek beynin yapısında ya da işleyişinde bir bozulma olup olmadığı ayrıntılı şekilde incelenir. Hangi görüntüleme tekniğinin kullanılacağı nöropsikiyatrik muayeneden sonra belirlenir.

5. Kişilik profilinin çıkarılması: Gerekli durumlarda MMP1, Rorschach gibi testler yapılarak kişilik özelliklerine bakılabilir. Hastada yoğun bir kaygı ya da algı ve/veya düşünce bozukluğu oluşturan ve bu şekilde ikincil süreçte zihinsel işlev bozulmasına yol açan, zorlayıcı bir kişilik yapısının olup olmadığı anlaşılır.

6. Nörobiyokimyasal değerlendirme: Kan tahlili yapılarak; zihinsel işlevleri etkileyebilecek olan vitamin, mineral, kandaki demir miktarı (anemi), kan şekeri düzensizlikleri; karaciğer ve böbrek fonksiyonları; yaygın ya da beyni etkileyen enfeksiyon varlığı araştırılır.

7. Nöroenflamatuar değerlendirme: ASO, CRP .. vb gibi vücuttaromatizmal ya da immün sistemi etkileyen bir hastalık varlığını gösteren tetkikler (kan, idrar) yapılır. Beyin işlevlerini etkileyen bir hastalık varlığı araştırılır.

8. Nöroendokrin değerlendirme: Tiroid hormonları, Kortizol, Prolaktin gibi psikiyatrik tablolara eşlik eden ve zihinsel işlevleri etkileyen hormonların düzeylerine bakılır.

9. Toksik tarama: Beyin işlevlerini etkileyen ilaç ya da madde kullanımı olan kişilerde, bu madde(ler) kanda araştırılır.Sonuç diğer bulgularla birlikte değerlendirilir.

10. Klinik farmakogenetik değerlendirme: İlaç kullanan hastalarda, ilaç kan düzeylerinin tedavi değerlerinin üstüne çıkması ya da ilaç etkileşimleri beyin işlevlerinde bozulmaya yol açabilir. Bunu saptamak için, kullanılan ilaçların kan düzeyleri (TDM) ölçülür. İlaç kan düzeyleri ortalama tedavi dozunda aşırı düşük ya da yüksek çıkan hastalarda, ilaçların vücuttan atılımıyla ilgili daha ileri analiz yapılarak hastanın genetik profili çıkarılır. Elde edilen verilerle kişiye özel tedavi düzenlenir.

KAYNAKLAR
1. The role of quantitative electroencephalogrraphy in child and adolescent psychiatric disorders.
• Robert J. Chabot. Et. al.
• Child and Adolescent Psychiatic clinics of North America, 14 (2005) 21-53

2. Conventional and Quantitative Electroencephdographyin Psycatry
• John R. Hughes, M.D, Phd. And E. Roy John, Ph.D
• J. Neuropsychiatry Clin Neurosci 11:190-208, May 1999 © 1999 American Pschiatric Pres, Inc.

3. Early Clinical Responders to Antidepressants.
• lan A. Cook, M.D., et. al.
• Neuropschopharmocology 2002-Vol.27, No,1. 

 

NPİSTANBUL HASTANESİ

Saray Mah. Site Yolu No:27 34768 Ümraniye / İSTANBUL (TEM Yolu Ümraniye Kavşağı)
T: +90 216 633 0 633
F: +90 216 634 1 250
Kroki

NPETİLER POLİKLİNİĞİ

Nispetiye Cad. No: 19 Etiler 34330 Beşiktaş / İSTANBUL
T: +90 212 270 12 92
F: +90 212 270 17 19
Kroki

NPFENERYOLU POLİKLİNİĞİ

Bağdat Caddesi No: 109/A Feneryolu - Kadiköy / ISTANBUL
T: +90 216 418 15 00
F: +90 216 418 15 30
Kroki

NPALTUNİZADE POLİKLİNİĞİ

Altunizade Mh. Mahir İz Cd.
No:23 PK:34674
Üsküdar / İstanbul / Türkiye
T: +90 216 400 22 55
F: +90 216 474 12 56
Kroki
 

Sosyal Sorumluluk Çalışmalarımız