npistanbul.com
JCI
ISO 9001:2008
Dalgalanan Türk Bayrağı

Tedavi Olanakları - Geriatrik Psikiyatri

 

Beyin Checkup' ı hakkında detaylı bilgi için tıklayınız.

 

Geriatrik Populasyonda (Yaşlılarda) Psikiyatrik Hastalıklar

Alzheimer

Alzheimer hastalığı, beyindeki sinir hücrelerinin ölmesi sonucu beyin sinyallerinin uygun biçimde iletmesinin zorlaştığı bir durumdur.

Hastalığın ilk aşamalarında, Alzheimer belirtilerinin saptanması zor olabilir. Alzheimer hastası olan kişi hafıza, yargılama ve düşünme problemleri yaşar, bu da kişinin çalışmasını ve günlük hayata katılımını zorlaştırır. Sinir hücrelerinin ölümü yıllar içinde yavaş yavaş gerçekleşir.
 Alzheimer hastalığı bir bunama (Demans) hastalığıdır. Demans; genel olarak beynin zihinsel ve davranışsal işlevlerinin bozulmasıyla ortaya çıkan bir sonuçtur. Alzheimer eşittir Demans demek değildir. Çünkü demansla sonuçlanan ya da seyri sırasında demansla ortaya çıkan birçok hastalık ve neden vardır. Alzheimer hastalığı bunlardan sadece biridir. Yani her Alzheimer hastası Demans hastasıdır ama her Demans hastası Alzheimer hastası değildir. Beyni etkileyen hastalık ya da durumun ne olduğuna ve beyni nasıl etkilediğine bağlı olarak demans çeşitlenir. Bu çeşitlenmeyi anlayabilmekte beyin bölgeleri ve işlevleri arasındaki ilişkiye dair temel bilgiler önemlidir.

Detaylı bilgi için https://www.npistanbul.com/tr/sayfa/alzheimer  sayfasını ziyaret ediniz.

Yaşlılarda Depresyon

Depresyon yaygınlığı toplumda %5-8 iken 65 yaş üstündeki popülasyonda -15’tir. Bu oran bakımevlerinde kalan yaşlılarda %40’lara çıkmaktadır.

Depresyon için tanı ölçütleri yaş gruplarına göre farklılık göstermemektedir. Ancak klinikte farklı özellikler göze çarpabilir. Örneğin bazı hastalarda uyku ve iştah değişiklikleri ve enerji azalması gibi tipik belirtiler, çökkün duygudurum, ilgisizlik gözlenirken bazı hastalarda özellikle 80 yaş üstünde belirtiler daha farklı olabilir. Hasta çökkünlük ve üzüntü tarif etmeyebilir. Sinirlilik, huzursuzluk ve içe çekilme gözlenebilir. Bazı durumlarda maskeli depresyon ve depresyon eşdeğerlerinden söz edilebilir. Örneğin çökkünlük tarif etmeyen ve depresif görünmeyen bir hasta kronik ağrı ve yorgunluktan yakınabilir veya sürekli sağlığından endişelenen bir hali olabilir.

Yaşlı hastalarda depresyonun duygusal belirtilerinden çok somatik ( bedensel) ve kognitif (bilişsel) belirtiler ön plandadır. Çökkünlük tarif etmeyen yaşlılar hiçbir şey hissedemediklerinden veya ilgilerini ve zevk alma kabiliyetlerini yitirdiklerinden bahsedebilirler. Yaşlıların duygusal belirti tarif etmemeleri “üzüntüsüz depresyon” gibi kavramların kullanılmasına yol açmıştır.

Yaşlılıkta intihar genel topluma göre 2 kat daha fazladır. Yaşlanmayla intihar girişimi azalır ama sonuca ulaşma oranı artar. Depresyon şiddetinin intihar düşüncesi için güçlü bir yordayıcı olduğu saptanmıştır. Bu nedenle intihar düşüncesinin sorgulanmasının yanı sıra, genel olarak depresyon şiddetinin değerlendirilmesi ve göz önünde bulundurulması, olası intihar riskini belirlemede önemli rol oynamaktadır.

Yaşlılarda Mani

Mani, yaşlılıkta ilk epizod olarak nadiren görülür. 65 yaş üstü manik hastalara basitçe gençliğinde bipolar bozukluk tanısı almış olanların yaşlılıkları demek mümkün değildir. Bu hastaların pek çoğunda hastalık orta yaş ve üstünde başlamış olabilir.  Ailesel yüklülük, erken başlangıçlı bipolar bozukluk için olduğu kadar geç mani için de risk faktörüdür. Bu nedenle ailesel etkenler, geriatrik bipolar bozukluk için önemlidir. Ayrıca geç başlangıçlı manide tıbbi risk faktörlerinin önemli olduğu saptanmıştır.

Yaşlılarda mani kliniği farklılıklar göstermektedir. Coşku ve taşkınlık daha azdır. Konfüzyon, paranoya, huzursuzluk, dikkat kaybı  daha sık görülen belirtilerdir.

Yaşlılarda Psikoz

Yaşlılık dönemindeki psikiyatrik başvuruların ’u paranoid psikoz nedeniyledir. Bazen tek belirti kötülük görme sanrılarıdır. Bazı hastalarda ise şizofreni benzeri bir klinik tablo görülebilir; sanrı ve halüsinasyonlar, düşünce bozukluğu vardır. Hastalığın sebepleri arasında genetik yatkınlık, ailesel yüklülük, duyusal yoksunluk (özellikle sağırlık) ve uzun süreli yalnız kalma rol oynayan etkenlerdir. İçgörü yoksunluğu sebebi ile tedavi zordur. Antipsikotiklere cevap genelllikle iyidir. Antipsikotik seçimi yaşlılarda yan etki riski göz önünde tutularak yapılmalıdır. Bazı hastalarda işlevsellik iyileşse bile şüpheler devam edebilmektedir.

Yaşlılarda Kaygı Bozuklukları

Panik bozukluğu, iyileşmeler ve yinelemelerle giden kronik bir sendromdur. Erken dönemde panik atakları başlamış bir kişinin ileride de bu hastalığın belirtilerini gösterme olasılığı yüksektir. Bunların pek çoğu ya hiç tedavi görmemiştir ya da yetersiz tedavi görmüşlerdir. İleri yaşlarda yeni başlamış panik bozukluğu nadirdir. Elli beş yaştan önce panik bozukluğu tanısı almış olanlarla geç başlangıçlı olanlar karşılaştırıldıklarında geç başlangıçta panik atak sırasındaki semptomların daha hafif olduğu, bu hastaların ataklarla ilgili daha az kaçınma davranışı gösterdikleri saptanmıştır.

Geriatrik Psikiyatri

Geriatrik Hastalarda (Yaşlılarda) Zihinsel İşlevler

Dikkat karmaşık bir bilişsel işlevdir. Geriatrik hastalarda dikkat, bunama, depresyon ve bedensel hastalıkların beyin fonksiyonunu etkilemesi gibi sebeplerle sık olarak bozulur.  Dikkatle ilgili basit işlevlerde yaşlanmayla birlikte normalde çok belirgin bozulma gözlenmez. Ancak aynı zamanda bir işin birden fazla yönüyle ilgilenmek üzere dikkati bölmek karmaşık bir işlevdir ve ilerleyen yaşla oldukça bozulur.

Geriatrik hastalarda belleğin değerlendirilmesi muayenenin önemli bir parçasıdır ve tanı için yol göstericidir. Hastanın performansı normal yaşlılık ile demansın, psikiyatrik hastalıklar ile demansın ayırt edilmesinde önemlidir.    Uzak belleğin değerlendirilmesinde eski olayların hatırlanmasına bakılır. Yaşlı bireyler yeni yaşantılarını hatırlamakta zorlanırken sıklıkla eskilerle ilgili zorluk çekmezler. Çalışmalar, yakın belleğin yaşa bağlı olarak bozulduğunu göstermiştir. Her on yılda performansda azalma beklenebilir.  Yakın ve uzak bellek, gerek muayene ile gerekse yapılacak testlerle ayrıntılı olarak değerlendirilebilir.

Yaşla birlikte bellekte olduğu gibi yürütücü işlevlerde de yıkım gözlenir. Yürütücü işlevler, planlama, organizasyon, yeni problemleri çözme, hata saptama gibi bilişsel esneklik gerektiren zihinsel becerilerdir.  Normal yaşlanmaya bağlı oluşan kognitif değişikliklerin büyük oranda yürütücü işlevlerde olduğu ileri sürülmektedir. Yürütücü işlevlerdeki kusurlar, kişinin gündelik hayatını aksatmakta ve muhakeme kusurlarına yol açarak sosyal uyumunu bozmaktadır.

Algılama ile ilgili beceriler özellikle basit nesneler için genellikle yaşlılarda gençler kadar iyi olabilir. Ancak nesnelerin mekan içinde üç boyutlu olarak ve doğru yerleşimle algılanması yaşlanma ile bozulmaktadır. Benzer olarak iki boyutlu basit şekilleri çizme becerisi yaşlılarda gençlerdeki kadar iyi olabilir. Ancak üç boyutlu karmaşık şekillerin çiziminde yaşlanmakla birlikte bozulma görülebilir.

Konuşma ve Dil Becerileri

Dil ile ilgili işlevler yaşla birlikte genellikle korunur. Hatta kelime sayısı artabilir. Kelime haznesinden kelimelerin hatırlanmasında hafif bozukluklar olabilir. Ancak bu eğitim düzeyi ile değişebilen bir durumdur.

Yaşlılarda depresyon ve demans gibi durumların eklenmesi ile dil becerileri azalır. Özellikle isimlendirmenin bozulmasının demansa bağlı olduğu, daha az oranla da depresyona bağlı olabileceği gösterilmiştir. Anlama, sözel akıcılık, yazma ve okuma gibi dil ile ilgili diğer özellikler de muayene sırasında gözden geçirilmelidir.

Hareket Becerileri

Hareketlerde yavaşlama normal yaşlanmaya bağlı olabileceği gibi, altta yatan bir nöropatolojik süreci de gösterebilir. Azalmış kas kuvveti veya hız, bir beyin  lezyonunu (vasküler, tümör veya metastaz) gösterebilir veya demansın belirtisi olabilir. Kompleks motor eylemleri (giyinme, yemek yeme gibi) gerçekleştirmede bozukluk olması, özgül beyin sistemlerinin işlev bozukluğuna bağlı olabilir. Motor becerilerdeki bozulma da diğer kognitif değerlendirmeler kadar normal yaşlanma ile demansı ayırmada duyarlıdır.

Geriatrik Hastalarda (Yaşlılarda) Psikiyatrik Muayene

Yaşlılarda ruhsal durum muayenesinin hedefleri şunlardır:

  1. Normal yaşlanmaya bağlı zihinsel değişiklikleri demansa bağlı oluşan kayıplardan ayırmak
  2. Demansa bağlı zihinsel değişiklikleri depresyonla ilişkili olanlardan ayırmak
  3. Yaşlılık döneminde görülebilen depresyon, mani, şizofreni benzeri psikotik durumlar ve anksiyete bozukluklarının tanısını koyabilmek
  4. Demansın erken tanınmasını ve tedavisini sağlamak (çünkü çoğunlukla orta şiddetteki kognitif yıkım belirtileri bile aile fertleri tarafından fark edilmemektedir)
  5. Nörolojik olarak belirgin olmayan beyin fonksiyon bozukluğunu saptamak ve tanımlamak
  6. Demans ve diğer kognitif bozukluklar için tedaviye cevabı izlemek

Ruhsal durum muayenesi öykü almakta ve yakınmaların gözden geçirilmesiyle başlanır.   Hastaya bellek ve diğer kognitif işlevlerle ilgili yakınmalarını anlamak üzere sorular sorulur. Dikkatini toplama, yakında olmuş olayları hatırlama, eşyaların yerini hatırlama, kelime bulmada zorluk, başkalarının söylediğini anlama, bildiği yerlerde kaybolup kaybolmadığı gibi konular sorur. Yaşanan güçlüklere ait özellikler, başlama zamanı, gidişi ayrıntılı olarak sorulur.

Kafa travması, menenjit, ensefalit, nöbet, alkol-madde kullanımı/bağımlılığı öyküsü olup olmadığı araştırılır. Hastada bellek bozukluğu olabileceği için tüm hikaye yalnızca hastadan alındığında yeterince güvenilir olmayabilir. Aile fertlerinden veya hastayı iyi bilen birisinden de hikâye alınır.