npistanbul.com
JCI
ISO 9001:2008
Dalgalanan Türk Bayrağı

Servisler - Çocuk, Ergen, Nöroloji Psikiyatri Birimi

Çocuk, Ergen, Nöroloji Psikiyatri BirimiÇocuk ve Ergen Psikiyatri Servisinde Yataklı Tedaviler

Çocuk ve Ergen Psikiyatri Servisinde danışanlarımız yatarak tedavi olmaktadırlar. Hastanemizde bulunan her servis, yatarak tedavi alan hastaların mahremiyetleri ve hastalığın risklerine göre belli kurallar çerçevesinde oluşturuldu.

Hasta ve yakınlarının konforunun ön planda tutulduğu NPİSTANBUL Beyin Hastanesi’nde farklı ihtiyaçlara göre tasarlanmış iki tip oda seçeneği vardır. Standart ve A tipi süit oda bulunmaktadır. A tipi süit odalar ve köşe süit odalar ile güvenlikten ödün vermeden yüksek konfor amaçlanmıştır.

Her odada danışanlarımızın konforunu ve güvenliğini sağlamak amacıyla tüm mobilyalar buna uygun seçildi ve özel olarak tasarlandı.

Tüm odalarımızda, hasta ve yakınlarının konforunu artıracak yerli-yabancı kanalların izlenebileceği televizyondan kasaya, dinlenme koltuğundan gazete servisine kadar tüm ihtiyaçlarına VIP hizmetler sunulmaktadır.

Hastanemizde, hekim görüşmelerinde hasta ve hasta yakınının mahremiyetini korumayı amaçlayan görüşme odaları, her klinikte bekleme alanları ve hasta katlarında hastaların kendini rahat ve evinde hissetmeleri için oluşturulmuş gündüz salonları ve kış bahçeleri bulunmaktadır.

Detaylı bilgi için: http://www.npistanbul.com/tr/sayfa/ilk-basvuruda-neler-yapilir

Çocuk, Ergen, Nöroloji Psikiyatri Birimi 2

Çocuk ve Ergen Psikiyatri Birimi

Çocuk ve ergen psikiyatrisi; 0-18 yaş arası çocuk ve ergenlerin gelişimsel, ruhsal, bilişsel, akademik ve sosyal alanlardaki zorlukları ile ilgilenen bir tıp dalıdır. Oldukça geniş bir görev alanı olan çocuk ve ergen psikiyatri doğumdan ergenlik döneminin bitimine kadar sağlıklı gelişimin sağlanması ve var olan bozuklukların tanı ve tedavisi için çalışır.

Doğumdan itibaren bebek bir takım gelişimsel dönemlerin içine girer, fiziksel, zihinsel ve sosyal gelişim belirli bir sıra ve zamanı izler. Beynin gelişim aşamaları ile beraber fiziksel, davranışsal ve zihinsel birçok aşamayı yaşar. Okul öncesi dönemde çocuk ve ergen psikiyatrisinin en çok karşılaştığı sorunlar arasında gelişimsel problemler yer alır. Özellikle konuşma gerilikleri bu dönem sık karşılaşılan sorunlardandır. Konuşmasının akranlarına göre geç başlaması, konuşma akıcılığının ve içeriğinin geride kalması ailelerin en sık dikkatini çeken gelişimsel problemlerdir. Konuşma geriliği ile getirilen bir çocukta bu durum hafif bir gelişimsel gecikmenin yansıması olabileceği gibi, Otizm gibi önemli bir nörogelişimsel bozukluğun ilk belirtisi olabilir. Çocuğun konuşma geriliğinin yanında göz teması kurmaması, ismini seslendiğinizde hemen bir tepki vermemesi, kendi dünyasında yaşıyor gibi görünmesi, akranlarına ve diğer insanlara ilgi göstermemesi, el çırpma ya da kanat çırpma gibi tekrarlayıcı hareketler yapması otizmden şüphelenmemize sebep olan belirtilerden en önemlileridir. Böyle bir şüphenin varlığı durumunda vakit kaybedilmeden doktora başvurulması, gerekli değerlendirmelerin yapılması ve tanı konması durumunda tedavinin erken dönemde başlaması çocuk açısından son derece önemlidir.

Bazen aileler çocuklarının özellikle 1,5-2 yaş sonrasında çok inatlaşmasından, söz dinlememesinden, istediği olmadığı durumlarda öfke nöbeti geçirmesinden yakındıkları için başvurabilirler. Çocukların beyinlerinin gelişimine uygun olarak 1,5-2 yaş sonrası bireyleşme, anneden ayrılma, kendi vücudunu tanıma ve kontrol etme özelliklerinin gelişmesine bağlı olarak bu dönem çocukları daha inatçı ve baş edilmesi zor olabilirler. Bu durumlarda anne ve babaların ya da bakımverenlerin çocuk gelişimi ile ilgili bilgilendirilmeleri, kriz dönemlerinde neler yapabilecekleri ile ilgili yönlendirilmeleri son derece önemlidir. Durumu nasıl kontrol edebileceğini bilen anne babalar bu dönemi daha rahat ve çocuklarının gelişimini keyifle izleyerek yönetebilirler.

Anaokulu ve ilkokul dönemlerinde çocukların artık belli toplumsal kurallara uyabilmeleri, sorumluluk duygularının yavaş yavaş gelişmeye başlaması, ödev yapma gibi becerileri yerine getirmeye başlaması beklenir. Bu dönemde çocuklar arasında en çok dersleri dinleyememe, sırasında oturamama, ödev yaparken çabuk sıkılma gibi belirtiler yaşanabilir. Ayrıca arkadaş ilişkisini sürdürememe, arkadaşlarına zarar verme gibi davranışsal zorluklar bu döneme eşlik edebilir. Çocukların dikkat dağınıklığı, hareketlilik ve dürtüsellik gibi bozukluklar açısından bu dönemde değerlendirilmeleri gerekebilir.

Okula başlamada ailelerin ve çocukların sık karşılaştığı sorunlardan biri de anne ve babadan ayrılma zorluğudur. Normal gelişen bir çocuğun okula başlamasının ardından yaklaşık bir ay kadar zorluk yaşaması, annesini yanında istemesi, sınıfa girerken kaygılanması hatta ağlaması normal karşılanır. Ancak zaman içinde çocuğun bu zorluğa da uyum sağlaması ve okula devamını sürdürebilmesi, arkadaş ilişkileri kurması beklenir. Çocuk bu becerileri göstermekte zorlanıyorsa mutlaka bir doktor tarafından değerlendirilmelidir.

Bazı çocuklar yapısal olarak diğerlerinden daha kaygılı bir mizaca sahip olabilir, daha temkinli, bir işi yapmadan önce durup düşünen çocuklar vardır, bu bir mizaç özelliği olarak kabul edilebilir. Ancak çocuğun sürekli kaygı içinde olması, her an çevreden bir zarar görecekmiş gibi hissetmesi, gelecekle ilgili kaygılanması, huzursuz ve tedirgin görünmesi, gece uykuya dalmakta ve sürdürmekte zorluk yaşaması normal değildir. Mutlaka kaygı bozuklukları yönünden değerlendirilmelidir. Bazı çocuklarda takıntılı olurlar. Ellerini 5 kez yıkaması, çantasını birçok kez kontrol etmesi, kapıdan geçtikten sonra bir kez daha geçmesi ya da sık sık yaptıklarını kontrol etmesi gibi takıntılı davranışlar geliştirebilirler. Takıntılar bir çocuğun zamanını, enerjisini ve işlevselliğini bozuyorsa mutlaka rahatsızlık olarak kabul edilmesi ve doktora başvurulması gerekir.

6-7 yaş ve sonrasında tikler de çocuklarda daha sık görülmeye başlar, hafif ve arada sırada oluşması çocuk için sorun oluşturmayabilir, ancak çocuğun uyumunu bozacak, işlevselliğini etkileyecek şiddette olması durumunda tedavisi için geç kalınmamalıdır.

Ergenlik, çocuğun eski çocuksu özelliklerinden yavaş yavaş sıyrıldığı, hızlı bir beyin yapılanmasına girdiği ve yetişkinliğe adım atmada kilit önem taşıyan bir dönemdir. Bu dönemde çocuklar bedenen olduğu kadar, zihinsel ve davranışsal olarak da değişirler. Duygularını daha yoğun yaşamaya, onları kontrol etmekte zorlanmaya başlarlar. Kendilerinin ayrı bir birey olduğu ve bir kimlik geliştirmek durumunda oldukları bir döneme girerler. Anne ve babalar için de bu yeni ergene alışmak zor olabilir, küçük ve kontrol edebildikleri, sözlerini dinleyen çocuklarının asileştiğini, yalnız kalmak istediğini ve kendilerinden uzaklaştığını fark edebilirler. Aslında bu dönem beynin yeniden yapılanması nedeniyle çocuğun birçok değişim yaşadığı bir dönemdir ve aile bu değişimlere hazırlıklı olmak durumundadır. Anne ve baba bu dönemde neler yapmaları gerektiğini öğrenmek için çocuklarıyla birlikte bir değerlendirme ve bilgilendirilmeden geçmek isteyebilirler.

Çocuk ve ergenlik yaş dönemlerinde daha ciddi ele alınması gereken durumlar da vardır. Bunlar çocuğun ve ergenin davranışlarının, konuşmasının ve görünüşünün büyük oranda değişmesi ile giden hastalıklardır. Daha küçük yaşta olan çocuklar için kazanılmış olan bilgi ve becerilerinin zaman içinde kaybolmaya başlaması, çocuğun konuşma içeriğinin azalması, söylenenleri anlamıyor gibi görünmesi, kontrolsüzce davranmaya başlaması, bilinçsizce evden çıkıp gitmesi gibi belirtiler ciddi nörolojik ve psikiyatrik hastalıkları akla getirir ve bu çocukların klinikte yatırılarak tedavi edilmesi gerekir. Ergenlik dönemindeki bir çocuğun tamamen içine kapanması, temizliğine hiç önem vermemesi, sürekli bir şeylerden şüpheleniyor gibi davranması, geceleri uyuyamaması, yemek yemeyi reddetmesi gibi durumlar da ciddi psikiyatrik hastalıklardan şüphelenmemize neden olur.

Görüldüğü gibi çocuk ve ergen psikiyatrisi çok geniş bir problem alanına sahiptir ve yukarıda sayılanlar dışında pek çok durumda çocuk ve ergen psikiyatrisine başvurmak gerekli olabilir. Çocuk ve ergen yaş grubu gelişimsel özellikleri nedeniyle erişkinlerden farklı olarak değerlendirilmeli ve değerlendirmeyi bu alanda uzmanlaşmış hekimler yapmalıdır. Çocuk ve ergenlerin psikiyatrik değerlendirmesi, çocuk, aile ve öğretmenlerden alınan bilgiler, çocuğun psikiyatrik muayenesi ve gerekli bir takım test ve tetkiklerin uygulanması yoluyla yapılır. Tüm değerlendirmeden sonra çocuk ve ergen için uygulanacak bir yol haritası çizilir ve çocuk ve aile bilgilendirilir. Tedavi çocuğun içinde bulunduğu durum ve özelliklerine bağlı olarak ilaç tedavisi, psikoterapi, zihinsel rehabilitasyon programları, ergoterapi, gerekli olan durumlarda TMU gibi daha yeni tekniklerin uygulanması şeklinde olur. Tedavi programına alınan çocuk ve ergenler takibe alınır ve belirli aralıklarla görüşmeler düzenlenir.

Ayrıntılı olarak değerlendirilen çocuğun bir zorluğunun tespit edilmesi durumunda yapılacak müdahaleler ve tedavi programları ile ders başarısı, davranış kontrolü ve sosyal uyum konusunda zorluklar ve bozulmalar yaşamadan ve kendine olan güveni ve saygısı zedelenmeden çocuk yaşamına devam edebilir.

Çocuk, Ergen, Nöroloji Psikiyatri Birimi 3

Ergoterapi Merkezi, Duyu Bütünleme Kliniği

Psikiyatrik hastalıkların danışanların patolojilerini azaltmak, sağlıklarını sürdürebilmeleri ve sosyalleşmeleri için yardımcı olmak, özgüvenlerini, çeşitli becerilerini ve yeteneklerini geliştirmelerini sağlamak, bu becerileri ve yeteneklerini günlük hayatta da kullanabilmeleri için teşvik etmek, boş zamanlarını verimli bir şekilde değerlendirmelerinin yaşam kalitesini arttıracağı ile ilgili bilinç kazanmalarını sağlamak amacıyla müzik, sanat tedavileri, spor ve ebru sanatını içeren ergoterapi çalışmaları yürütülmektedir.

Detaylı bilgi için: http://www.npistanbul.com/tr/sayfa/ergoterapi-is-ve-ugrasi-terapisi

Otizm’de yeni tedavi yöntemi (Duyu Bütünleme Kliniği)

Merkezde gelişimsel geriliği ve özel ihtiyaçları olan 0-14 yaş arası çocuk ve genç hastaların, günlük yaşam kalitesini oyun ve sanat yöntemleri kullanılarak artırılması hedefleniyor. Kişiye özgü gelişim programına göre rehabilitasyon uygulanıyor. Kişiye özel ergoterapi başlığı altında; duyu bütünleme tedavisi, davranış geliştirme, sosyal beceri geliştirme, temel dil becerileri ile ince - kaba motor geliştirmeyi hedefliyoruz” dedi. Pediatrik Ergoterapi Merkezinde; Otizim, Serebral Palsi, Down Sendromu, zihinsel problemler, öğrenme güçlüğü ve hiperaktiflik gibi hastalıkların tedavi için çalışmalar yürütülüyor.

Detaylı bilgi için: http://www.npistanbul.com/tr/sayfa/ergoterapi-ve-duyu-butunleme-merkezi

Dil Konuşma Tedavileri (DKT)

Dil ve konuşma bozuklukları yönüyle tanılama ve terapi hizmetlerini içermektedir. Uygun terapi ve müdahalenin yapılması hedeflenir. 

Detaylı bilgi için: http://www.npistanbul.com/tr/sayfa/dil-konusma-tedavileri-dkt

ÇOCUKLARA VE ERGENLERE UYGULANAN TEST VE ÖLÇEKLER

ZEKÂ TESTLERİ VE GELİŞİM ENVANTERLERİ

CAS (Cognitive Assessment System)
5 – 17 yaş arasındaki çocukların bilişsel işlemlerini değerlendiren CAS, planlama, dikkat, eşzamanlı ve ardıl bilişsel işlemler olmak üzere dört işlem alanından oluşmaktadır.

Stanford Binet Zekâ Testi
Sözel akıl yürütme (sözcük dağarcığı, kavrama, saçmalıklar, sözel ilişkiler); soyut/görsel akıl yürütme (örüntü analizi, kopyalama, matrisler, kâğıt kesme ve katlama); niceliksel akıl yürütme (sayı dizileri, eğitim) ve kısa süreli bellek (boncuk belleği, cümle belleği, sayı belleği, nesne belleği) olmak üzere 4 alanı ölçen 15 alt testten oluşan test 2 yaşından yetişkinliğe kadar uygulanabilmektedir.

Wechsler Çocuklar için Zekâ Testi (WISC-R)
Sözel ve performans olmak üzere iki alt ölçeği bulunan test 6 - 16 yaş grubuna uygulanmaktadır. Sözel alt ölçekler çocuğun; sözel alanda soyutlama yapabilme kategorik düşünebilme, toplumsal beklentileri anlama, sosyal problem durumlarında inisiyatif alabilme, gereken hareketi gerçekleştirebilme, kelime bilgisi, sözel algı ve ifadesi, kısa süreli işitsel bellek, aktif işlem belleği ve matematik becerileri, edinilmiş bilgi ve okul öğrenmesi, kısa süreli işitsel bellek ve sıralı hatırlama yapabilme becerilerindeki güçlü ve zayıf yönleri hakkında bilgi vermektedir. Performans alt ölçekleri ise çocuğun; görsel farkındalık, görsel tanıma ve uzun süreli görsel bellek, görsel bir paterni takip edebilme ve öngörü görsel mekânsal organizasyon, görsel mekânsal algı, bütünden parçaya analiz yapabilme, sözel olmayan alanda kavramsallaştırma yapabilme, görsel alanda neden-sonuç ilişkisi kurabilme, sıralama yapma, zaman algısı, zamansal sıralama, benzer şekilde, yönergeleri takip edebilme, psikomotor hız, kısa süreli görsel bellek ve duyusal motor geri bildirimden faydanalabilme, parçalar arası ilişkiyi tahmin edebilme ve esneklik gösterebilme becerilerindeki güçlü ve zayıf yönleri hakkında bilgi vermektedir.

Ankara Gelişim Tarama Envanteri (AGTE)
Çocuğun; kaba ve ince motor becerileri, dil gelişimi, sosyal becerileri ve öz- bakım becerilerindeki gelişimini saptanması için uygulanan test 0-6 yaş arası çocuklara uygulanmaktadır.

Gessel Gelişim Figürleri Testi
7 şekilden oluşan test, 3-7 yaş aralığındaki çocukların görsel algı, görsel motor koordinasyon, küçük kas becerileri ve genel zekâ gelişimleri ile ilgili bilgi vermektedir.

Kent Porteus Labirentleri Testi
9- 14 yaş aralığındaki çocukların bilişsel becerilerini değerlendirmek için uygulanan test 12 labirentten oluşmaktadır.

DENVER – II Gelişim Tarama Testi
Çocuğun; kaba ve ince motor becerileri, dil gelişimi, sosyal becerileri ve öz- bakım becerilerindeki gelişimini saptanması için uygulanan test 0-6 yaş arası çocuklara uygulanmaktadır.

T.O.V.A. (Test Of Variables of Attention Continuous Performance Test) :
Dikkat ve impulsiviteyi ölçen bilgisayarlı bir sürekli performans testidir. Dilden etkilenmez. 10.3 dakikalık iki bölümü vardır, toplam 21.6 dakika sürer. 4-80 yaş için normatif veri tabanı vardır.

Peabody Resim Kelime Testi
Uyarıcı hedef kelimenin üzerinde dört resim bulunan kartlarda belirlenmesiyle uygulanan test çocuğun dil gelişiminin ölçülmesini hedeflemektedir.

Metropolitan Okul Olgunluk Testi
Çocukların okula gitmeye hazır olup olmadıklarının değerlendirildiği, 4-6 yaş aralığındaki çocuklara uygulanan test; kelime anlama, cümleler, genel bilgi, eşleştirme, sayılar ve kopya etme olmak üzere 6 alt ölçekten ve 100 maddeden oluşmaktadır.

Good Enough - Harris Bir İnsan Çiz Testi
Çocuktan boş bir kâğıda bir insan çizmesi istenilen test çocukların bilişsel gelişiminin yanı sıra duygusal ve sosyal değerlendirilmesi amacı ile kullanılmaktadır.

PROJEKTİF TESTLER

Çocuğun iç dünyası hakkında ipucu toplamak için uygulanan projektif testler, çocuğun kendisi, ailesi ve dış dünyası ile ilgili atıfları hakkında bilgi vermekte ve bilinçdışı süreçlerin analizinde yardımcı olmaktadır. 10 resimli karttan oluşan CAT (Çocuklar için Algı Testi), 3-10 yaş arasındaki çocuklara, 31 resimli karttan oluşan TAT (Tematik Algı Testi) ise 10 yaştan itibaren yetişkinlere de uygulanabilmektedir. Kişilerden bu resimli kartlarla ilgili hikâyeler anlatmaları istenir. Rorschach Testi üstünde mürekkep lekeleri olan 10 karttan oluşmaktadır. Verilen yanıtlardan kişilerin kişilik özellikleri ve duygusal işleyişleri analiz edilir. Çocuğun kişilik komplekslerinin saptanmasında kullanılan bir diğer test ise Louisa Düss Psikanalitik Hikâyeler Testidir. Yarı yapılandırılmış projektif bir test olan Beier Cümle Tamamlama Testi ise, çocuğun tutumları, inançları, motivasyonları hakkında bilgi vermektedir. 8 -16 yaş aralığına uygulanan 56 tamamlanmamış cümleden oluşan A formu ve 16 yaştan itibaren yetişkinlere de uygulanan 67 tamamlanmamış cümleden oluşan B formu bulunmaktadır.

DERECELENDİRME ÖLÇEKLERİ

Çocuk ve ergenlerde psikopatolojinin değerlendirilmesinde, müdahalenin planlanmasında ve tedavinin etkililiğinin değerlendirilmesinde bilgi alınan kaynakları zenginleştirmesi açısından derecelendirme ölçekleri çok sık kullanılmaktadır.

Çocukların Davranışlarını Değerlendirme Ölçeği (ÇDDÖ)
Çocuklardaki ve ergenlerdeki psikopatolojiyi ve sosyal yeterliliği belirlemek amacı ile geliştirilen ölçeğin saldırgan davranış, kaygı / depresyon gibi dar alanlara bölünen, içe yönelim ve dışa yönelim olmak üzere iki geniş alt davranış alanı bulunmaktadır. ÇDDÖ’ nün 2-3 yaş, 4-18 yaş olmak üzere iki farklı ana baba değerlendirme formu, 5-18 yaş öğretmen bilgi formu ve 11-18 yaş arasındaki gençler için kendini değerlendirme ölçeği bulunmaktadır.

Conners Derecelendirme Ölçekleri (CDÖ)
Evebeynlerin, öğretmenlerin ve ergenlerin bildirimlerine dayanan uzun formlarının yanında kısa formları da bulunan CDÖ, davranış bozukluğu, bilişsel problemler ve sosyal problemler psikopatolojileri değerlendirmenin yanında DEHB’nin değerlendirilmesinde en yaygın kullanılan ölçektir.

Çocuklar için Depresyon Ölçeği (ÇDÖ)
6 – 17 yaş aralığında kullanılan ölçek depresyonu değerlendirmektedir.

Çocuklar için Sosyal Anksiyete Ölçeği
18 sorudan oluşan oluşan ölçek çocuklarda sosyal kaygı düzeyini belirlemektedir.

Aile Değerlendirme Ölçeği (ADÖ)
Problem çözme, iletişim, roller, duygusal tepki verebilme, gereken ilgiyi gösterme, davranış kontrolü ve genel işlevler olmak üzere7 alt ölçekten ve 60 maddeden oluşan ölçek, aile bireyleri arasındaki etkileşimin sağlıklı olup olmadığını, ailenin yapısal özelliklerini belirlemektedir. Ölçeği 12 yaş üstü tüm aile bireyleri doldurabilmektedir.

Aile Hayatı ve Çocuk yetiştirme Tutumu Ölçeği (PARI)
Aşırı annelik (aşırı kontrol), demokratik tutum ve eşitlik tanıma, ev kadınlığı rolünü reddetme, geçimsizlik (aile içi çatışma) ve sıkı disiplin olmak üzere beş alt boyuttan ve 60 maddeden oluşan ölçek, anne babanın çocuk yetiştirme tutumlarını ve aile hayatının değerlendirmektedir.

Değiştirilmiş Erken Çocukluk Dönemi Otizm Tarama Ölçeği (M-CHAT)
23 maddeden oluşan ölçek, 18 – 36 aylık çocuklarda otizm belirtilerini tespit etme amacı ile geliştirilmiştir. Ölçek yalnızca otizm şüphesi olup olmadığını belirlemektedir.

Otizm Davranış Kontrol Listesi (ABC)
Otizmi tarama ve değerlendirme amacı ile geliştirilen ölçek, duyusal, ilişki kurma, beden ve nesne kullanımı, dil becerileri, sosyal ve öz bakım becerileri olmak üzere toplam beş alt ölçekten ve 57 maddeden oluşmaktadır.

OYUN TERAPİSİ

Oyun terapisini, çocukların duygu durumlarını ve ilişkilerini daha iyi anlayabilmek için terapistle çocuğun birlikte geçirdiği özel zaman olarak tanımlayabiliriz.

Oyun terapisi de diğer yetişkin terapileri gibi dayandığı terapi kuramlarına göre çesitlenir. Terapist bazı durumlarda yönlendirici olabilir, Bazı durumlarda ise sadece izleyicidir. Bazı durumlarda aile dahil edilir.

Gelişim psikologları; çocukların oyunlarının onların bilgi işleme süreçlerindeki ilerlemenin bir özeti olduğunu söylemektedirler.

Bazı kuramcılar oyunu içgüdüsel bir faaliyet ve ebeveyn davranışlarının deneme yanılma yoluyla öğrenilmesi olarak kabul ederler. Terapi kuramları çok çeşitli olsa da, üç kuram oyun terapisinin kabul gören yaklaşımlarını temsil eder.

  1. Birey merkezli, oyun terapisi
  2. Piskoanalitik oyun terapisi
  3. Deneysel oyun terapisi

Tüm oyun terapileri tamamen gelişim prensiplerine bağlı olarak, oyun yoluyla çocuğun kendini ifade becerisinin gelişmesini sağlar. Ancak ayrıştıkları noktalar da vardır. Oyun terapisi özel olarak eğitim almış uzmanlar tarafından materyaller kullanarak yapıldığı zaman şu sorunların çözümünde etkilidirler:

  • Kaygılar
  • Korkular
  • TSSB ve diğer Anksiyete sorunları
  • Çocuk depresyonu-DEHB
  • Dürtüsellik
  • Özgüven sorunları
  • Psikolojik ağrılar
  • Boşanma sorası sorunların adaptasyonu
  • Deneyimsel oyun terapisine ebeveynlerin katılımı, tedavi süreçleri açısından oldukça önemli kabul edilirken, aile diğer yaklaşımlarda , oyun terapisi yapılan mekanın dışında tutulur ve seans ile ilgili soru sorması bile yasaklanır.

ÇOCUK VE ERGEN TERAPİLERİ

Çocukluk ve ergenlik, insan gelişiminde değişmelerin, hızlı olduğu ve çeşitli hastalıkların da gelişimsel olarak ortaya çıktığı dönemlerdir. Çocuklar gelişirken; fiziksel, duygusal, sosyal, davranışsal, zihinsel süreçlerden farklı hızlarla geçerler.

Bu durum ebeveynler tarafından titizlikle takip edilir ve altı yaşına gelen bir çocuğun, dil gelişimindeki bir gelişme ve farklılık, öğrenme sorunlarına neden olmasın diye uzman bir psikiyatriste ve psikoterapiste değerlendirme yaptırtmak üzere götürür. Bu durum psikoterapiye başlamasının ilk adımlarından birsidir.

Kliniklerimizde en çok görülen başvuru nedenleri : sosyalleşme sorunları, zihinsel gelişimde yetersizlikler, uyku sorunları, aşırı hareketlilik, değişik korkular, okula gitmekten korkma, ayrılık kaygısı, ilişki sorunları, travmalar, dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu, aile tutumları, okula uyum sorunları ,arkadaş ilişkileri, sınav kaygısı, performans kaygısı ve çeşitli davranım bozuklukları, çocuk ve ergende depresyon ,tik bozuklukları ,bipolar bozukluk ve takıntı hastalıklarıdır .Konuşma bozuklukları ve Özgül öğrenme bozuklukları da çocukluk ve ergenlikte yansımaları olan sorunların başında gelir. 2-18 yaş arası bileşik bir dönem değildir; ancak çocuklukta çözülemeyen yada fark edilemeyen sorunlar, ergenliğe ve yetişkinliğe kartopu gibi artarak ve çeşitlenerek geçer. Büyüdükçe, ailenin ve sosyal çevrenin ergenden beklentileri de dramatik bir şekilde artmaktadır.

Ergen iç ve dış çevredeki istek ve beklentileri dengelemek zorunda kalır. Aksi halde kendini baskı ve tehdit altında hissederek bocalar. Eğer sağlıklı bir kimlik geliştiremezse, birçok zararlı ve kötü alışkanlığı bu dönemde edinir. Hastanemizde çocuk,ergen ve aileyi ;Hemen hemen her yönden destekleyici terapiler yapılmaktadır.

  • Zihinsel yönden destekleyici nöroterapi
  • Dikkat eğitimi, hafıza eğitimi, hızlı akıl yürütme ve sakin kalma modülleri bulunmaktadır.
  • Bilişssel davranışçı terapiler ,bağımlılık terapileri ve grup terapileri

Duygusal sorunları çözümleyici, anksiyete terapileri, aile terapileri ve okul ilişkilerini düzenleyici terapiler, Kimlik oluşturma, cinsellik, başarı baskısı gibi konularda yeterli destek verilerek yaşadıkları problemlere yeni çözüm yolları geliştirme güçleri arttırılır.Mutlu ve sağlıklı bireylerden oluşan bir toplumun gelişmesine katkı sağlanır.

Sonuç olarak; çocuk ve ergenler ,oyun terapisi, gurup terapisi, nöroterapi, bilişsel davranışcı terapi, aile terapisi, eklektik terapi yaklaşımları ve depresyon, tikler,takıntı hastalıkları gibi hastalıklarda da medikal takiple desteklenir.