COVID-19 Bilgilendirmesi Hakkında

Fi-jital Gelecek Zirvesi, açılış oturumuyla başladı

Üsküdar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nevzat Tarhan, dijitalleşmenin zamanın ruhu olduğunu belirterek, "Bu gerçekliği, rüzgar gibi karşımıza değil arkamıza almamız lazım. Bu şekilde hedeflerimize doğru ilerlemeliyiz.

Üsküdar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nevzat Tarhan, dijitalleşmenin zamanın ruhu olduğunu belirterek, "Bu gerçekliği, rüzgar gibi karşımıza değil arkamıza almamız lazım. Bu şekilde hedeflerimize doğru ilerlemeliyiz. Biz bunu fi-jitalleşme olarak nitelendiriyor ve önemsiyoruz. Sadece dijitalleşme değil hem fiziksel hem de dijitalin sentezi şeklinde olmalı." dedi.

Üsküdar Üniversitesi ve İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü iş birliğiyle düzenlenen Fi-jital Gelecek Zirvesi, dijital ortamda yapılan ilk oturumla başladı.

Açılış oturumunda konuşan Prof. Dr. Nevzat Tarhan, eğitimde ve sağlıkta dijitalleşmenin çok acil bir gereklilik olduğunu dile getirerek, "Çok şükür ikisinde Milli Eğitim Bakanlığımız da üniversite olarak biz de çok güzel olgu örnekleri sunduk. Burada özellikle üniversitede yüzde 30 gibi yasaların bize tanıdığı dijitalleşme hakkı vardı. Onu biz önceden yüzde 30'a geçilmesi konusunda planlamıştık. Alt yapımızı bununla alakalı kurmuştuk. 'EBA TV ne olacak?' falan demesin kimse. Üniversitede olarak 22 bin öğrencimize nasıl ulaşırız diye bayağı bir uğraştık. İki hafta bütün öğrencilerimize canlı ders yapabildik. Birçok kurum veya üniversite video veya ödev vererek süreci götürürken biz akademik takvimi 2 hafta geciktirdik ve senkron dersleri verdik." diye konuştu.

Gelecek aydan itibaren normalleştiklerini aktaran Tarhan, böyle bir durumda dijitalleşmenin hayatı nasıl etkilediği hususunda düşünülmesi gerektiğini söyledi.

Tarhan, krizlerde iki ayağın varlığına işaret ederek, şu değerlendirmede bulundu:

"Bunun ilk ayağı tehdit, ikinci ayağı fırsattır. Hep tehdide odaklandığımızda insanların kaygısının yükseldiğini görüyoruz. İnsanlar enfeksiyon hastalıkları uzmanlarını izliyorlar. Bu tehdit odaklı bakış sonrası kaygı yükseliyor. Pandemi sonrasında psikiyatrik problemler artmaya başladı. Buna karşın bir tehdit var ama içinde bir fırsat var. Kazanımın ne olduğuna odaklanmak lazım. Evde zorunlu kapanma olduğunda insanların bunu fırsata çevirmesi gerekir. Biz buna cevap aramaya çalıştık. Pandeminin ilk atağından sonra yazın bir rahatlama olmuştu, o dönemde biz hemen manifestomuz için bir araya geldik. Ciddi bir vizyon toplantısı yaptık. Öğrenim uzaktan olur ama eğitim olmaz. Onun için 'fi-jital yapalım' dedik."

Konuşmasının devamında yapay zeka kavramına dikkati çeken Prof. Dr. Nevzat Tarhan, Milli Eğitim Bakanlığının da bu konuya yönelik çalışmaları olduğunu söyledi. Tarhan, yapay zeka konusunda yapılan çalışmaların Türkiye'nin şansı olduğunu belirterek, "Kovid-19 pandemisini daha az hasarla atlatmamızda bu vizyonun çok büyük bir rolü var. Onun için Milli Eğitim politikalarını belirleyenlere teşekkür ediyorum." dedi.

Herkesin dijitalleşmeyi zorunluluk olarak görmesi gerektiğini vurgulayan Tarhan, "Bu zamanda dijitalleşme zamanın ruhu ve gerçeklik. Bu gerçekliği, rüzgar gibi karşımıza değil arkamıza almamız lazım. Bu şekilde hedeflerimize doğru ilerlemeliyiz. Biz bunu fi-jitalleşme olarak nitelendiriyor ve önemsiyoruz. Sadece dijitalleşme değil hem fiziksel hem de dijitalin sentezi şeklinde olmalı." diye konuştu.

İstanbul İl Milli Eğitim Müdürü Levent Yazıcı ise Milli Eğitim Bakanlığının salgın süreci gibi konulara hazırlıklı yakalandığını anlatarak, salgının ilk anından itibaren uzaktan eğitimle alakalı adımların atıldığını söyledi.

Dijitalleşme ve ulusal geçerliliği olan sertifikalar konusunun altının çizilmesi gerektiğini dile getiren Yazıcı, şöyle devam etti:

"Milli Eğitim Bakanlığı olarak salgının ilk günlerinden itibaren şu sahneyi gördük. Avrupa ve Amerika henüz uzaktan eğitime başlayamamıştı. Ülkemizde mevcut alt yapı ve öğretmenlerimizin fedakarlıklarıyla çok hızlı bir şekilde uzaktan eğitim süreci başladı. Birçok ülke uzaktan eğitimi tasarlama aşamasındayken aslında biz 3 televizyon kanalıyla yayına başladık. Bunda Milli Eğitim Bakanlığımızın önceki yıllarda edindiği çok yönlü deneyimler, FATİH Projesiyle kurduğu alt yapı, okullardaki fiber alt yapı teknolojisinin kurgulanması, öğretmen eğitimleri, öğrencilere verilen düzenli eğitimler hızlanmaya katkı yaptı."

Yazıcı ayrıca bilişim alanındaki çok yönlü gelişmelerin uzaktan eğitim sürecinde öğrencilerin evde geçirdikleri zamanda kişisel gelişimlerine katkı sağladığını söyledi.

Bilim teknolojileri alanında uzaktan eğitim alanlarının da düzenlenmesinin bu süreçte ele alındığını anlatan Yazıcı, şunları kaydetti:

"Öğretmen olarak ben de farklı eğitimlere girdiğim zaman çizim, müzik ve fotoğraf aracılığıyla öğrencilerin kendilerini farklı yollarla ifade ettiğini gördüm. EBA ağına girdiğimde her seferinde farklı imkanlar olduğunu gördüm. Bu çok önemli öğrenme fırsatları sundu. Sadece öğrencinin akademik olarak öğrenmesini desteklemek değil, 21. yüzyıl becerilerine dönük olarak bilişsel alandaki yeterliliklerini de artırmak konusunda seçenekler sunmaya gayret ettik. Öğrencilerin yanı sıra normal dönemde yapılan öğretmen eğitimlerinin çok üzerinde bir eğitim imkanı da oluşturduk."

Zirve devam ediyor

11 Haziran'da sona erecek zirvede yarın Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Sevil Atasoy "Şiddetle ihtiyaç duyulan ve aniden mümkün olan şey", 9 Haziran'da Baltaş Grubu Kurucusu Prof. Dr. Acar Baltaş "Yapay zekanın sunacağı imkanlar ve sınırlar", 10 Haziran'da İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Deniz Ülke Arıboğan "Hibrit dönemde fi-jital eğitim", 11 Haziran'da Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sinan Canan "Dijital gelecekte insan kalmak" başlıklarında sunum yapacak.

Eklenme Tarihi : 08.06.2021 10:09