Çocukluk Depresyonu

Çocukluk Depresyonu Nedir?

Çocukluk depresyonu; Kişinin stresinin dışa vurması, varolan strese verdiği tepkidir. Herkes bunu farklı şekilde ifade eder ve farklı davranış şekilleriyle yaşar.

Çocukluk Depresyonu Belirtileri Nelerdir?

  • Ağlama,
  • Huzursuzluk,
  • Uyku düzeninde bozulmalar,
  • Kilo kaybı, disiplinin oturmayışı,
  • İştah azlığı,
  • Çocuğun göz teması kurmaması,
  • Uyaranlara tepkisiz kalması,
  • Hoşlandığı şeyleri yapmak istememesi,
  • Sindirim sorunlarının olması,
  • Vücut ağrılarının olması gerekenden az ya da çok olması,
  • Bazen gaz problemlerinin olması,
  • Oyuncaklarını atması, kırması, kapıları çarpması gibi tepkilerdir.

Bebekler ve çocuklar, davranış dilini kullanıyor. Davranış bozuklukları ortaya çıkabiliyor,

Örneğin;

  • Gelişimin aksaması,
  • Belli dönemlerde çocuğun kazanması gereken becerileri kazanamayışı,
  • Yürümenin gecikmesi tuvalet alışkanlıklarının gecikmesi,
  • Motor becerilerinin aksaması gibi gecikmeler de söz konusu olabilmektedir.

Çocukluk Depresyonu Nasıl Ortaya Çıkar?

0-18 ay döneminde anne ile çocuk arasında bağlanma çok önemlidir. Bağlanmanın oluşması, fiziksel temas,  göz teması o kişinin çocuğa yaklaşımı, çocukla kurduğu ilişkiyi içeriyor. Bu bağlanma gerçekleştiği zaman, bebeğin kendine ve dış dünyaya güveni oluşuyor ama bu sağlıklı gerçekleşmezse çocukluk depresyonu ya da iletişim bozuklukları ortaya çıkabilmektedir.

Çocukluk Depresyonu Her Yaş Döneminde Olabilir Mi?

Çocukluk depresyonundan bahsederken, çocukta depresyona girmeden önce depresyonun kelime anlamına bakmak gerekir. Depresyon,  ruhsal çökkünlük demektir. Her yaşta ruhsal çökkünlüğe girebiliriz. Dolayısıyla depresyon ya da ruhsal çökkünlük bebeklerde de, okul çağında da, gençlerde de, yaşlılarda da görülür.

Çocuklarda Yaşanan Depresyonun Farkı Nedir?

Çocuklar gelişim sürecindedir, her yıl hızlı geliştikleri için farklı yaşlarda çok farklı tepkiler görülüyor. Depresyon farklı yaşlarda çok farklı belirtiler gösteriyor. Özellikle çocuklarda bu durum daha belirgindir. 4 yaşındaki çocukta depresyon yaşar ve bu yaşta belirtisi farklıdır, 11 yaşındaki çocukta depresyon yaşar ve yine bu yaşta belirtisi farklıdır. Çocukluk depresyonu her yaş döneminde farklı belirtilerle kendini gösterir.

Çocukluk Depresyonu ile Birlikte Görülen Psikiyatrik Sorunlar Nelerdir?

  • Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu,
  • Özel öğrenme güçlükleri, davranım bozukluğu,
  • Karşı olma-karşı gelme bozukluğu,
  • Birtakım bedensel engeller ile birlikte depresyon görülebiliyor.

Bu gelişimin dönemleriyle çok bağlantılı olabiliyor. Çocukluk depresyonu her zaman tek başına ortaya çıkmıyor.

Depresyondaki Çocuk Nasıl Davranır?

Depresyon yaşayan çocukta huzursuzluk ve ağlama halleri ortaya çıkıyor. İsteksizlik görülüyor. Depresif çocuklar mızmız oluyorlar. Bu çocuklar okula gitmek istemezler ve yalnız kalmaktan kaçınırlar.  Buluğ çağına kadar ki çocuklarda arkadaş ilişkileri bozuk oluyor. Bu durumlar çocukluk depresyonu olduğunun göstergesi olabilmektedir.

Çocukluk Depresyonu Farklı Dönemlerinde de Farklı Görülüyor

Gelişimin farklı dönemleri çocuk için gerçekten çok önemlidir. Çocuk çağını bir takım dönemlere ayırabiliriz. Bunlar bebeklik dönemi, oyun çağı dönemi, okul çağı dönemi, ergenlik dönemidir. Bu dönemlerde depresyona neden olan gelişimle ilgili sorunlar var. Çocuk, gerek kendi eksiklikleri nedeniyle, gerekse dış etkenlerden dolayı, var olan stresin kendine yansıması sonucunda ve uyum sorunlarının buna eşlik etmesiyle birlikte depresyona girebiliyor.

Çocukluk Depresyonu Zor Kabul Ediliyor

Toplumda büyüklerin depresyonu çocukların depresyonuna oranla daha bir kabul görüyor. Çocukluk depresyonu genellikle toplumda daha zor kabul görmektedir. Yaşam şartları, evlilik, iş sorunları buna neden olabiliyor düşüncesiyle daha kabul ediliyor ve çoğu kez bebekler ve çocuklarda depresyon  olmuyor diye düşünülüyor ama  depresyon yaşanıyor bu dönemlerde de.

Yeni Kardeş Depresyona Sebep Olur Mu?

İkinci kardeş de bazen depresyon yaratıyor ve bu tablo görülüyor. İlk ve tek çocuklar bunu çok yaşıyor. Çocuk burada, annem babam beni sevmeyecek mi endişesini yaşıyor. Bazen kardeşe zarar vermek gibi bir tepki geliştiriyor. Bazen de kardeşi çok sevdiğini gösteriyor. Anne ve baba, kardeş kıskançlığına inanmıyor fakat çocuk, bu çatışma ve güçlük duygusunu aynı anda yaşayabiliyor .Bu durum ‘’canım çok sıkılıyor’’ diyen çocuklarda görülebilmektedir. Uyku sorunları iştahın az veya çok olması, sürekli yönlendirilme ihtiyacı ve korkular çok  görülüyor. Kendini güvende hissetmediği için bu durumlar oluşmaktadır. Bu durum çocuklarda çocukluk depresyonunu p-ortaya çıkarabilmektedir.

Çatışma Ortamı Özgüveni Nasıl Etkiler?

15 yaşında bir erkek hastamız küçük yaşlardan itibaren ebeveyn çatışması yaşıyordu. Çocuk zekiydi. Yaşanan olaylardan etkileniyordu. Anne baba kendi derdine düşmüştü. Çocukta değişik yaşlarda farklı tablolar ortaya çıkıyordu. Çocuk sinyal veriyordu ama aile anlamıyordu. Kendi ilişkileri çerçevesinde bir şeyler yapılıyordu ama karı koca çatışması çocuklara yansıyordu.  Bu durum devam ettiği için çocuktaki depresyon dirençli hale geldi.

Yaşanan çatışmaların çocuğun kişiliğine yansıması kötü sonuçlara neden oluyor. Çocuğun güven ilişkisi alt üst olmuştu. Özgüveni sıfırlanmıştı. Çocuk anne babasına açılmayan, suskun, mutsuz bir çocuk olmuştu. Bu çatışmaların içinde yer alan çocuklar çevreye negatif bakan birisi haline geliyorlar. Çocuklarda depresyon riski, kişiliği olumsuz belirleme, geliştirme riski bu çatışmalı ortamda yüksek olmaktadır. Çatışmalı ailelerde büyüyen çocuklarda tembel olma riski de yüksek olmaktadır. Bu çocuklar çevreyle uyumsuz erişkinlik adayıdırlar. Genetik zemini de varsa erken yaşta keşfedilmesi önem arz eder.

Annelik Kimliği ile Kadınlık Kimliğinin Karışması Ne Demektir?

Annenin  duygusal durumu, depresyonu,  doğumdan sonra gelişen depresyon ve mutsuzluğu çocukla kuracağı bağlantıyı bozuyor. Kadınlık kimliği ile annelik kimliğini karıştırma, belki eşle yaşanan sorunlar, bebeğe nasıl  yaklaşacağını bilememe, çocuğa sunulan uyaran azlığı, duygusal olarak bebeğin ihmal edilmesi, ihtiyaçlarının yerinde ve zamanında karşılanmayışı, yeterince fiziksel temasla sevilmeyişi depresyonu ortaya çıkartıyor.

Bebekte Depresyon Nasıl Anlaşılır?

Depresyonun kendisini göstermesi bebekler çok farklı iken büyükler de farklıdır. Bebeklerin depresyona girmesinde gözden kaçan fark küçük çocuğun kendini ifade edememesidir. Depresyona giren bebek nasıl anlaşılır?  Ya çevre çocuktan rahatsız oluyor ya da çevre onun durumundan sıkıntı duyuyor. Çocuk sıkıntıyı tek başına yaşamaz aslında. Çocuk bir aile sistemi içinde yaşadığından sıkıntı tüm aileyi etkiler. İşte bu etkilenme sonucunda tüm aile durumu hissettiğinden çocuk için yardım almak için çocuk uzmanı psikiyatri ve psikologlara müracaat edilir. Klinik başvurusu bu şekilde olur. Bebeğin depresyonunda meydana gelen davranış bozuklukları aile tarafından iyi fark edilmelidir.

Üzerinde Ruhsal Baskı Hisseder Mi?

Okul çağı başladığında depresyondaki çocuğun en sık ödediği bedel, okul performansının düşmesidir. Özellikle buluğ çağına gelen çocuklar kendini çok iyi anlatamıyorlar, bunun nedeni de üzerlerinde ruhsal bir baskı hissediyor olmalarıdır. Bu baskıyı anlatamıyor olmaları da onları sıkar. Buluğ çağına geldikten sonra çocukluk dönemi sorunları bitiyor ama bu defa büyümenin sancıları başlıyor. Çevre ve aile ilişkisi iyi olan çocuk bu dönemi sorunsuz atlatıyor ama eğer aile ve çevre ile iletişimi iyi değilse kendine olan özgüveni yıkılabiliyor.

Sorun Fark Edilmediğinde Uzman Yardımı Gecikiyor

Aileler eğer gerçekten duyarlı ve hassas ise erkenden çocuğundaki sorunu fark ediyor, ama bu donanım yoksa erken fark edilmiyor. Çocuğun davranışlarının kendi isteği ile ortaya çıkmadığını bilmeyen ailelerde uzman yardımı almak gecikebiliyor. Bu aileler durumun farkında olmadıklarından çocukla birbirlerine giriyorlar. Şiddetli kavgalar ve atışmalar yaşıyorlar. Ancak bu tartışmalar üzerine çocuklarını klinik yardımı almak için getiriyorlar.

Aile Önce Kendisi Çözmeye Çalışıyor

Depresyon yaşayan çocuk uyumsuzluklar gösteriyor. Aile ile çeşitli kavgalara giriyor. Zıtlaşmalar yaşanıyor, karşı gelmeler ortaya çıkıyor. Çocuğun bu uyum sorunu ile aileler bir süre kendileri uğraşıyor. Hiçbir çocuk veya ergen bir haftalık depresyondayken getirilmiyor. Büyüyünce geçer, biraz bekleyelim çocuk durulsun türünden yaklaşımlar oluyor. Çocuğun yaşadığı depresyon başka klinik tablolarla karıştırılıyor.

Tedaviye Anne Baba da Katılmalı

Çocuktaki depresyon farklı klinik tablolarla karıştırıldığında aile 'Çocuk başarısız, çalışmıyor' şeklinde bakıyor olaya. Söz dinlememesinden yakınılıyor. Anne baba daha çok kendi rahatsızlığına odaklanıyor ve bu çocuklar bize geç getiriliyor. Erken getirilirse sorunları  daha çabuk çözülecek. Çocuklarda depresyonun tedavi başarı oranı yüksektir. Tedavi planlamasına çocukla beraber anne babayı katarak çalışmak daha çabuk sonuç aldırmaktadır.  Anne baba uyumu yoksa dirençli depresyonlar zorlayıcı oluyor.

Psikoterapiye Katılım Nasıl Olmalıdır?

Psikoterapide, önce aile çalışmaları  hedefleniyor. Bu terapiler de aile tutumları çalışılıyor, çünkü aile davranışlarının değişimi önem kazanıyor sonuç almak için. Depresyon yaşayan çocuğun anne babasının ruh sağlığı ve öğretmenin kendisine davranışları bu aşamada önemlidir.  Tedavi ekibi, aile ve öğretmenin işbirliğine girmesi gerekiyor. Öğretmenin çocuğa güven vermesi lazım ki, oda okulda kendisini güvende hissetsin. Çocuğun kendisinin psikoterapiye gelmesi önemli ancak bu yalnız çocukla sınırlı kalmamalı, aile ve öğretmende katılmalıdır

 

 

Video Galeri

Uzmanlarımız

Doç.Dr. Emel SARI GÖKTEN
Çocuk - Ergen Psikiyatri Uzmanı
Yrd.Doç.Dr. Başak AYIK
Çocuk - Ergen Psikiyatri Uzmanı
Yrd.Doç.Dr. Mine ELAGÖZ YÜKSEL
Çocuk - Ergen Psikiyatri Uzmanı
Uzm. Dr. Algun TÜFEKÇİ
Çocuk - Ergen Psikiyatri Uzmanı
İbrahim YAŞA
Dil ve Konuşma Bozuklukları Uzmanı
Klinik Psikolog Leyla ARSLAN ÖZCANLI
Klinik Psikolog
Klinik Psikolog Duygu BARLAS
Klinik Psikolog
Klinik Psikolog Ayşe ŞAHİN
Klinik Psikolog
Klinik Psikolog Aynur SAYIM
Klinik Psikolog
Klinik Psikolog Esma UYGUN
Klinik Psikolog
Klinik Psikolog Gökçe VOGT
Klinik Psikolog
Muammer AYDOĞDU
Ergoterapist
Shahram MOHSENİ
Ergoterapist
İLETİŞİM

İletişim Formu