Akran Zorbalığı

Akran zorbalığı, bir çocuğun benzer yaş grubundaki başka bir çocuğa sözel ya da fiziksel şiddetine akran zorbalığı adı verilmektedir.

 

Akran Zorbalığı Nedenleri ve Belirtileri Nelerdir?

 

Zorbalık yapan çocuk diğerini kimi zaman fiziksel kimi zaman duygusal yönden “zayıf” görür, tahakküm etmeyi ya da acı çektirmeyi amaçlar.

Zorba tutumlar;

  • Küçümseyici söylemler,
  • Dalga geçmeler,
  • Arkadan yapılan dedikodular olabilir.
  • Eşyalarına el koyma,
  • Kendisine yiyecek aldırma,
  • Ödevini yaptırma şeklinde ya da dışlama,
  • Görmezden gelme şeklinde belirebilir.

 

Bunun son noktası fiziksel ya da cinsel saldırganlıktır. Bazen herkesin göreceği şekilde bazen gizli yapılabilir. Kimi zaman akran zorbalığı tehdit de içerir. Akran zorbalığı, yapan kişi tarafından herkese karşı değil belli kişilere karşı yapılabilir.

 

Eğer mağdur tepki göstermez, hatta kimseye bahsetmezse akran zorbalığına maruz kalmaya devam edebilir. Bu durum başka çocukların da mağdura akran zorbalığı yapma ihtimalini arttırabilir. Bu şekilde sürekli hale gelebileceği ve mağdurun ruhsal durumunu bozabileceği için akran zorbalığının önlenmesi oldukça önemlidir. Yapılan çalışmalar her 3 çocuktan 1 inin hayatlarının bir döneminde akran zorbalığına maruz kaldığını, çocukların %10-14 civarının ise 6 ayı aşan kronik akran zorbalığına maruz kaldığını işaret ediyor.

 

Akran Zorbalığı Nasıl Tedavi Edilmelidir?

 

Akran zorbalığının okul içinde halledilmeye çalışılması yanlıştır. Mesele mutlaka çocukların ebeveynleri ile paylaşılmalıdır. Okullardaki rehberlik servisleri çocukların ruhsallığının takibinde önemli yer tutmaktadır.

Rehberlik servisinde çalışanların öğrenci ve öğretmenlerle iletişim halinde olması, çocukları tanıması ve olası değişiklikleri takip etmesi koruyucu olacaktır. Rehberlik servisinde çalışanların zorbalık konusu dahil donanımlı ve eğitimli olması gerekmektedir. Okuldaki yetkililerin akran zorbalığını gördükleri yerde mağdurun kendisinin baş etmesinin beklenmemesi, müdahale etmeleri, suçlayıcı bir tutumdan uzak meseleyi tüm yönleriyle anlamaya çalışmaları önemlidir.

 

Çocukları Akran Zorbalığından Nasıl Koruruz?

                               

Çocuğu zorbalıktan korumak, onunla iletişimi iyi tutmakla başlar.

 

Mağdur çocuk suçlanacağını ya da arkadaşları tarafından dışlanacağını düşünerek, olayı öğretmenlerine ya da ebeveynlerine aktarmak istemeyebilir. Bununla beraber zorbalık yapan çocuk ise olayı farklı aktarabilir.

  • Akran zorbalığını meşru görme, mağdur hak etmiştir gibi düşünme, olayın tekrarlanmayacağını düşünme, gülüp geçmek gibi davranışlar olmamalıdır.
  • Akran zorbalığını yapan da maruz kalan çocuğun da psikiyatrik açıdan değerlendirilmesi gerekebilir. Çünkü akran zorbalığına maruz kalan mağdur çocuğun altta yatan özgüven eksikliği, kaygı bozukluğu, depresyon olup olmadığının değerlendirilmesi önemlidir. Hem bu rahatsızlıklara sahip çocukların zorbalığa maruz kalma ihtimali yüksek, hem maruz kalındığında bu rahatsızlıkların oluşma ihtimali yüksektir. Yapılan araştırmalar zorbalığa maruz kalan çocukta baş ağrısı ve karın ağrısı gibi fiziksel belirtilerde, intihar düşüncelerinde artış oluştuğunu göstermektedir. Zorbalık yapan çocukta ise davranış bozukluğu, dürtü kontrol bozukluğu gibi tedavi edilmesi gerekli bir durumun olup olmadığını belirlemek önemlidir.

Aileler ve Toplum Ne Yapmalıdır?

 

Zorbalık sadece yapan ve yapılanı ilgilendirmez. Bu durum aileleri ve hatta tüm toplumu ilgilendirir. Çünkü sözel ya da fiziksel şiddet eylemi maruz kalınma ile artar.

 

Çocuk, evde ebeveynlerinin birbirine bağırdığını, hakaret ettiğini, hatta vurduğunu ya da dövdüğünü görüyor olabilir. Ya da çocuk bakım veren ebeveynleri tarafından dövülüyor ya da örneğin ufak hatalarda kolayca eleştiriliyor, başarısızlıklarında küçümseyici aşağılayıcı söylemlere maruz kalıyorsa kendisinin de zayıf gördüğü bir çocuk karşısında incitici söylemlere, şiddete başvurması ya da başkaları tarafından benzer tutumlara maruz kalması ihtimali vardır. Toplumsal şiddet de gerek aile içi gerek çocuklar arası şiddeti arttırmaktadır.

 

Stres, zorlu yaşam koşulları, kişilerin tedavi edilmemiş altta yatan depresyon, kaygı bozukluğu, öfke kontrol zayıflığı, özgüven eksikliği gibi etkenler bireylerin şiddete başvurmasını kolaylaştırmaktadır.

 

Öfke kontrolü tüm toplumda ele alınması gereken bir meseledir. Çocuklar, sokakta insanların birbirine bağırdığını, kurallara uyulmadığını gördükçe zorbalığa meyil etme riskleri artacaktır. Toplumun ve toplumun bir örneği olan ailenin zorba tutumları yüceltici söylem ve davranışlardan kaçınması, mağdurların hak ettiğini düşünmemeleri çocuklar için koruyucu olacaktır. Farklılıklara tolerans ve empati ise zorbalığı ve akran zorbalığını azaltan etkenlerdir.

Video Galeri

Uzmanlarımız

Doç.Dr. Emel SARI GÖKTEN
Çocuk - Ergen Psikiyatri Uzmanı
Yrd.Doç.Dr. Mine ELAGÖZ YÜKSEL
Çocuk - Ergen Psikiyatri Uzmanı
İbrahim YAŞA
Dil ve Konuşma Bozuklukları Uzmanı
Klinik Psikolog Leyla ARSLAN ÖZCANLI
Klinik Psikolog
Klinik Psikolog Duygu BARLAS
Klinik Psikolog
Klinik Psikolog Ayşe ŞAHİN
Klinik Psikolog
Klinik Psikolog Esma UYGUN
Klinik Psikolog
Klinik Psikolog Gökçe VOGT
Klinik Psikolog
Muammer AYDOĞDU
Ergoterapist
Shahram MOHSENİ
İLETİŞİM

İletişim Formu