npistanbul.com
JCI
ISO 9001:2008
Dalgalanan Türk Bayrağı

Çocuk ve Ergen Psikiyatri

Çocuk ve Ergen Psikiyatri Tedavi Olanakları

Davranış Bozuklukları

Sosyal ortamlarda kişinin aşağılanıp utanacağını düşünme korkusu ‘sosyo-fobi’ olarak tanımlanır. Sosyo-fobi eğer hafif gözüküyorsa kişinin korku duyduğu ortamlardan uzaklaşması şeklinde gerçekleşir. Ağır durumlarda ise sosyal yalnızlık görülür.

Otizm

Otizmde beynin farklı bölgeleri bir arada çalışamaz. Otizmlilerin çoğu diğerleriyle iletişim kurmakta her zaman zorlanacaktır. Fakat erken tedavi teşhis gittikçe daha fazla kişiye tam potansiyellerini kullanmada yardım etmiştir. Otizmin nedeni tam olarak bilinmese de, bazı bilim adamları genetik olduğunu düşünmektedir. Detaylı bilgi için https://npistanbul.com/otizm-nedir sayfamızı ziyaret ediniz.

Özel öğrenme güçlükleri

Disleksi dinleme, konuşma, okuma, yazma, akıl yürütme ile matematik yeteneklerinin kazanılmasında ve kullanılmasında önemli güçlüklerle kendini gösteren bir öğrenme bozukluğudur. Detaylı bilgi için https://npistanbul.com/okuma-yazmayi-gec-ogrenme-disleksi-habercisi-olabilir   sayfamızı ziyaret ediniz. 

Okul Başarısızlığı

Ders başarısına etki eden bir çok durum vardır. Ders başarısızlığı çocukların normal sosyal ve psikolojik durumunu etkiler. Bu durumda aile ile ilişkilerinde bozulması söz konusu olabilir. Ders başarısızlığının en büyük nedeni, çocukların belli bir sorumluluk içerisinde kendilerini hissedip , okul sonrası gerekli ders çalışma saatlerini düzenlememeleri ile kendini gösteren durumdur.

Yanlış okul seçiminden dolayı da çocuklar, akademik başarısızlık gösterebilir. Okul seçerken dikkat edilmesi gerekenler ile ilgili detaylara: http://www.npistanbul.com/sectiginiz-okul-cocugunuza-uygun-mu linkinden ulaşabilirsiniz.

Karnenin nasıl okunması gerektiği ile ilgili doktorumuzun görüşleri için tıklayınız.

Sınav Kaygısı

Yapılan bir araştırmaya göre her dört çocuktan biri sınav kaygısı yaşıyor... Kız öğrenciler erkeklere oranlara daha çok başarı endişesi yaşıyor. Yapılan bir araştırmaya göre 4. ve 5. sınıf ilköğretim okulunda öğrenim gören her 4 öğrenciden biri sınav kaygısı yaşıyor.

Sınav kaygısından böyle kurtulun!

Sınav kaygısından zihinsel esneklik modeliyle kurtulmak mümkün!

Üniversite sınavlarında geri sayım sürüyor. Son dönemece girildi. Hayalini kurdukları üniversitede okuma hedefiyle yoğun bir maratonu geride bırakmaya hazırlanan adaylarda bugünlerde sınav kaygısı yaşanıyor. 
Kaygı sadece onlarda değil velilerinde de var. Prof. Dr. Nevzat Tarhan az miktarda kaygının faydalı olduğuna dikkat çekerek aşırı kaygıdan kurtulmanın püf noktalarını söylüyor. 
Tarhan adaylara zihinsel esneklik modelini öneriyor..

1 yıllık zorlu maratonda finale yaklaşılıyor.YGS’nin ardından LYS’ye girmeye hak kazanan yüzbinlerce genç üniversiteli olmak için önümüzdeki iki hafta sonu da ter dökecek.

Sınavda süre daraldıkça heyecan da kaygı da artıyor. Sadece öğrencilerde değil ebeveynlerde de benzer durum söz konusu.Sınav heyecanının kişide sinirlilik, huzursuz, gerginliğe neden olduğunu, fiziksel belirtiler olarak sık sık nefes alma, idrara çıkma, uykusuzluk ve titreme halleri gözlemlendiğini ifade eden Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü-Psikiyatr Prof. Dr. Nevzat Tarhan, adaylara hayat kurtaracak önerilerde bulunuyor.

Kişinin bu süreçte olumlu olumsuz yüzlerce düşünceye maruz kalabildiğinin altını çizen Tarhan bu durumun normal olduğunu, ancak bu düşüncelerin, sınava odaklanmayı engelleyecek, abartılı olması halinde zarara dönüşebileceğini belirtiyor.Kaygıyı kişinin zihninde çözebileceğine dikkat çeken Prof. Dr. Nevzat Tarhan, adaylara zihinsel esneklik modelini öneriyor.

Kaygıya zihinsel esneklik modeli

“ Kişi zihinsel esneklik modelini uygulayabilmeli. Neden heyecanlandığını bilmeli. Kişi birkaç sebepten heyecanlanır. Başarısızlık, yapamamak, çevremdekiler ne der?…vs. Bu düşünceler tamamen sonuç odaklı düşünceler. Eğer bu durum zihinsel esneklikle düzeltilmezse kaygı ve heyecan daha da artacaktır. O nedenle sonucu değil süreci düşünmeliyiz. Sınav ne zaman, bu süreçte neler yapmalıyım, günlük kaç soru çözmeliyim, gerekli önlemlerimi aldım mı?…vs. süreç odaklı düşünebilmeliyiz. Kişi kontrol edemeyeceği şeye odaklanırsa kaygı artar. Sonuç, kontrol edemeyeceği şeydir. Kişi kendine güvenli alanlar oluşturmalı. Daha önce elde ettiği başarılarını düşünebilmeli. Kaygı halinde bu başarılarını düşünmeli. Dikkati bu alana yoğunlaştırabilmeli. Her insanın bu şekilde güvenlik alanları vardır. Güvende olduğunuz resmi düşünebilirsiniz kaygı durumlarında.”

Ebeveynlere de kaygıyı tetikleyecek davranışlardan uzak durmaya davet eden Prof. Dr. Nevzat Tarhan sorumluluk alan ile almayan çocuk ayrımını anne babanın yapabilmesi hatırlatmasında bulunuyor. Olumsuz değil de olumlu üzerinden çocukla iletişimin kurulması gerektiğini vurgulayan Tarhan, beden dilinin önemli olduğunu, anne babanın kendi duygu ifadesini kontrol edebilmeyi başarabilmesi gerektiğini kaydediyor.

Çocuklarda Tik ve Takıntılar

Tikler belirli kas gruplarında meydana gelen, birden ortaya çıkan, yineleyici, basmakalıp ve ritmik olmayan, motor hareket ya da ses çıkarma şeklinde görülen istem dışı hareketlerdir. Eklemleri çıtırdatmak, parmakları şıkırdatmak, göz kırpmak gibi pek çok şekilde ortaya çıkabilen takıntılı davranışlar, genellikle önceden düşünmeden yapılırlar.

Fonolojik Bozukluk (Artikülasyon Bozukluğu) nedir?

Fonoloji, dili oluşturan konuşma sesleriyle ilgilenen bir uzmanlık alanıdır. Fonolojik bozukluğu olan kişilerde, kişinin çeşitli sesleri yanlış kullanması, seslerinin yerlerini değiştirmesi ya da sesleri düşürmesi görülmektedir.

Kekemelik

2–5 yaş arası kekemelik başlayan aileye çocuk doktoru önerilerini söylemeli. Aile ile işbirliği yaparak 6 ay beklemeli. 6 ay sonra halen devam ediyorsa konuşma terapisine yollanmalı. Ancak bazı aileler çok huzursuz ve tedirgin ise ailede başka kekemelik var ise beklemeden yollanabilir.

Afazi

Afazi, genellikle bir inme ya da kafa travması sonucunda aniden ortaya çıkan ve beynin dilden sorumlu alanlarının hasarlanmasından kaynaklanan bir dil bozukluğudur. Çoğu insanda dil alanları beynin sol yarı küresinde yer almaktadır. Dolayısıyla, afazide beynin sol yarısındaki dil alanları hasarlanırken, kişinin de sağ tarafına inme inebilir/felç gelebilir.

Çocuklarda Uyku Bozuklukları

İnsanın en temel ihtiyaçlarından biri olan uyku, beyindeki dikkat ve öğrenme süreçlerinin gelişiminde çok önemlidir. Mental aktivitenin özel bir formudur. Aktif ve nöronal bir süreçtir. Beyinde uykunun başlatılması ve sürdürülmesi ile ilgili özel alanlar vardır. Hayatın her döneminde önemli olsa da özellikle beyin gelişimi ve büyümenin en hızlı olduğu dönem olan bebeklik ve çocukluk dönemlerinde daha da ciddi önem kazanmaktadır. 

Detaylı bilgi : http://www.npistanbul.com/cocuk-ve-ergenlerde-gorulen-uyku-bozukluklari

Beyin ve işlevlerini inceleyen temel tıp alanlarından olan psikiyatri ve nöroloji hiçbir zaman birbirinden tamamen bağımsız olarak çalışan iki ayrı anabilim dalı olmamıştır. Temel olarak aynı organ ve sistemleri araştırdığından, aynı sistem ile ilgili hastalıklar ile çalıştığından her zaman işbirliği ve konsültasyon içerisinde çalışan iki bilim dalıdır.

Tıp dünyasında uzun yıllardan beri olan gelişimler sayesinde psikiyatrik hastalıkların beyindeki hangi mekanizmalar sonucu ortaya çıktığı da araştırılabilmekte, hatta bu konu tedavi planı için de aydınlatıcı olduğundan en popüler araştırma konuları arasında yer almaktadır. Bu sayede birçok hastalığın mekanizmasının çözülmesi ile saptanan problemlere yönelik tedavilerin başarısı yıllar içerisinde atarak eskiden toplumdan izole olan ciddi psikiyatrik hastalıkların bile tedavi imkanı ortaya çıkmıştır.

Nörolojik inceleme tekniklerinde yıllar içerisinde gelişimler olmuş; beynin yapısını görüntüleyen yöntemlere, beynin elektriksel aktivitesini ve işlevlerini ölçen yöntemler de eklenmiştir. Bu imkanlar sayesinde beyin ve hastalıklar hakkında daha ayrıntılı bilgiler edinme fırsatı yüz güldürücü tedaviler için kaynak sağlamıştır.

Çocuk ve ergen psikiyatrisi polikliniğine çeşitli şikayetlerle başvuran bir hastanın öncelikle ayrıntılı öyküsü alınır. Bu öykü anne karnında olduğu dönemden başlayarak, doğum sonrası dönemi, mevcut hastalıkları ve geçirdiği tüm hastalıklar ve kazalar (kafa travması vs.) hakkında bilgi edinmemizi sağlar. Tıbbi öykü dışında çocuk veya ergenin tüm gelişim basamakları ( dil gelişimi, ince-kaba motor gelişim vs.) hakkında ayrıntılı değerlendirme yapılır. Aile öyküsü alınır. Ailede herhangi bir genetik, psikiyatrik veya nörolojik hastalık olup olmadığı kaydedilir. Gerek edinilen bilgiler içerisinde (kafa travması vs.), gerekse başvuru şikayetinde (gelişimde gecikme veya gerileme, öğrenme bozukluğu, konuşma bozukluğu, uyku atakları, uykuda görülen bazı davranışlar, davranış bozuklukları, tuhaf hareketler gibi)  hekimin ayrıntılı tetkik edilmesini öngördüğü hastalardan nörolojik değerlendirmeler ve EEG istenmelidir.

EEG, beynin elektriksel aktivitesinin elektrot dediğimiz iletken yapılar sayesinde kayıt altına alınması işlemidir. İşlem sırasında hastaya elektrik verilmez. Zararlı bir etkisi yoktur. Hiçbir zararı olmayan bu işlem sırasında atlanan ve tedavisi mümkün olan nörolojik problemler tespit edilebildiği gibi, özel yöntemlerle hazırlanan beyin haritası sayesinde psikiyatrik hastalıkların beyindeki yansımalarına ait de çok önemli veriler elde edilmektedir. 

Çocuklara ve Ergenlere Uygulanan Test ve Ölçekler

 Tedavi Ekibimiz

Yrd.Doç.Dr. Başak AYIK
Çocuk - Ergen Psikiyatri Uzmanı
Yrd.Doç.Dr. Mine ELAGÖZ YÜKSEL
Çocuk - Ergen Psikiyatri Uzmanı
Yrd.Doç.Dr. Emel SARI GÖKTEN
Çocuk - Ergen Psikiyatri Uzmanı
Uzm. Dr. Algun TÜFEKÇİ
Çocuk - Ergen Psikiyatri Uzmanı
Klinik Psikolog Leyla ARSLAN ÖZCANLI
Psikolog
Klinik Psikolog Duygu BARLAS
Psikolog
Klinik Psikolog Gökçe CÖMERT
Psikolog
Klinik Psikolog Aynur SAYIM
Psikolog
Klinik Psikolog Esma UYGUN
Psikolog
Ayşe ŞAHİN
Psikolog

Randevu Al